KKM nedir, nasıl başladı? KKM’de nereden nereye geldik? KKM’nin tarihsel süreci

Türkiye ekonomisinin son yıllarda en çok tartışılan finansal uygulamalarından biri olan Kur Korumalı Mevduat (KKM), 2021 yılının Aralık ayında devreye giren ve Türk lirasını döviz kurlarındaki oynaklığa karşı korumayı amaçlayan özel bir sistemdir. Uygulama, hem bireylerin hem de şirketlerin TL mevduatlarının kur farkına karşı güvence altına alınmasını hedeflemiştir. Peki, kur korumalı mevduat nedir, ne demek? İşte, KKM hakkında bilgiler.

KKM’NİN ORTAYA ÇIKIŞI

2021’in son çeyreğinde Türkiye’de döviz kurlarında hızlı ve sert dalgalanmalar yaşandı. Dolar/TL’deki rekor yükselişler, vatandaşların dövize yönelmesine ve finansal piyasalarda güven kaybına neden oldu. Bu tablo karşısında hükümet, TL’ye olan ilgiyi artırmak ve piyasaları sakinleştirmek amacıyla KKM sistemini duyurdu.

Aralık 2021’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı düzenleme ile TL mevduatlar kur farkı ile desteklenmeye başlandı. Böylece tasarruf sahibi, parasını TL’de tuttuğunda hem faiz geliri kazanıyor hem de kur farkı kadar ek ödeme alabiliyordu.

Merkez Bankası KKM defterini kapattı: KKM tarihe karıştı

KKM HANGİ EKONOMİ BAKANI DÖNEMİNDE BAŞLADI?

KKM, o dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati döneminde yürürlüğe girdi. Nebati’nin bakanlık koltuğuna oturduğu Aralık 2021’in hemen ardından açıklanan bu sistem, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “faiz sebep, enflasyon sonuç” yaklaşımı çerçevesinde geliştirilen alternatif politikalardan biri oldu.

KKM’YE ETKİ EDEN DEVLET ADAMLARI VE EKONOMİ YÖNETİCİLERİ

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: KKM’nin ana mimarı olarak gösterildi. Faizleri indirme politikası çerçevesinde TL’yi cazip kılmak amacıyla bu modeli destekledi.

  • Nureddin Nebati (2021–2023): KKM’yi devreye alan bakan oldu. Piyasalarda güven tesis etmek için sık sık “gözlerimdeki ışıltı” söylemiyle anıldı.

  • Mehmet Şimşek (2023–günümüz): Göreve gelir gelmez “rasyonel politikalar” vurgusu yaptı ve KKM’yi kademeli olarak daraltmaya başladı. Şimşek, sistemin kamu maliyesine ağır yük bindirdiğini belirterek alternatif TL enstrümanlarını öne çıkardı.

  • Merkez Bankası Başkanları:

    • Şahap Kavcıoğlu (2021–2023): KKM’nin Merkez Bankası ayağını yürüten isim oldu.

    • Hafize Gaye Erkan (2023–2024): Göreve geldiğinde KKM’nin azaltılması sürecini başlattı.

    • Fatih Karahan (2024– ): KKM’nin payını düşürme ve TL’yi cazip kılma politikalarını sürdürdü.

Bugüne kadar KKM üç farklı Hazine ve Maliye Bakanı döneminde uygulandı: Nureddin Nebati, Mehmet Şimşek ve kısa bir süreyle Lütfi Elvan’ın politika zemininden miras alınarak hayata geçti.

KKM’NİN İŞLEYİŞİ

KKM sistemi, bankalarda açılan TL hesaplarının belirli vadelerde tutulmasını esas alıyor. Mevduat sahibine vade sonunda iki seçenek sunuluyor:

  • Eğer TL faizi, kur artışının üzerinde ise yalnızca faiz getirisi alınıyor.

  • Eğer kur artışı faiz getirisini aşarsa aradaki fark Hazine ve Merkez Bankası tarafından karşılanıyor.

Bu yöntemle yatırımcıya “ya faizini ya da kur farkını” alma garantisi verilmiş oldu. KKM hesapları 3 ay, 6 ay, 9 ay ve 12 ay vadelerle açılabiliyor.

TARİHSEL GELİŞİM

  • 2021: KKM ilk olarak bireysel yatırımcılar için açıklandı. Dövizden dönüşümlü ve doğrudan TL mevduat şeklinde hesaplar açıldı.

  • 2022: Şirketlerin döviz hesaplarını da KKM’ye dahil etme imkânı sağlandı. Uygulamanın hacmi hızla büyüdü.

  • 2023: KKM toplam büyüklüğü 3,4 trilyon TL’ye ulaştı. Ancak bütçe üzerindeki yük nedeniyle ekonomi yönetimi kademeli azaltma adımları attı.

  • 2024: Yeni ekonomi politikaları kapsamında KKM hesapları daraltılmaya başlandı. TL’nin cazibesini artıracak alternatif yatırım araçları devreye alındı.

  • 2025 ve sonrası: KKM’nin tamamen kaldırılması veya çok sınırlı bir çerçevede devam ettirilmesi tartışmaları gündeme geldi.

KKM’NİN YARARLARI

  1. Döviz kurlarındaki ani yükselişleri frenledi.

  2. Vatandaşın TL’de kalmasını teşvik ederek kısa vadede dövize talebi azalttı.

  3. Bankacılık sisteminde mevduat tabanını güçlendirdi.

  4. Ekonomide panik havasını yatıştırarak piyasaları geçici de olsa rahatlattı.

  5. Bireysel yatırımcılara “çifte güvence” sundu: faiz + kur farkı.

KKM’NİN ZARARLARI

  1. Devletin kur farkı ödemeleri, bütçeye ciddi bir yük bindirdi.

  2. Kamu maliyesinde vergi gelirleri KKM ödemelerine yönlendirildi, bu da mali disiplin sorunlarını artırdı.

  3. Yatırımcıyı üretim veya borsa gibi uzun vadeli yatırımlar yerine güvenli mevduata yönlendirdi.

  4. Enflasyonu dizginleme konusunda kalıcı bir çözüm üretmedi.

  5. Sisteme olan bağımlılık arttıkça “çıkış stratejisi” zorlaştı ve belirsizlik büyüdü.

Sonuç olarak, KKM kısa vadede piyasaları istikrara kavuşturdu ancak uzun vadede kamu maliyesi üzerinde ağır bir maliyet oluşturdu.

EKONOMİYE ETKİLERİ

  • Türkiye’nin döviz rezervlerinin korunmasına katkı sağladı.

  • Cari açığın kontrolünde sınırlı bir destek sundu.

  • Ancak kur farkı ödemeleri yüz milyarlarca lirayı buldu ve bu yük Hazine tarafından karşılandı.

  • Ekonomi yönetimi, KKM’den çıkışı sağlamak için TL’yi cazip kılacak yeni finansal araçlar geliştirmeye yöneldi.

Bugün KKM, Türkiye’nin ekonomik tarihinde bir “ara dönem çözümü” olarak kabul ediliyor. Döviz krizlerinin en yoğun yaşandığı bir süreçte devreye alınan bu sistem, bir yandan piyasaları rahatlattı, diğer yandan kamu maliyesine ciddi yük bindirdi.

Sonuç olarak, KKM, Erdoğan’ın liderliğinde, Nebati döneminde başlatıldı; Şimşek döneminde kademeli olarak daraltıldı. Bu süreçte Merkez Bankası başkanlarının da önemli katkıları oldu. Kısa vadede dövizde istikrar sağlansa da, uzun vadede bütçeye ve kamu maliyesine ağır bir yük getirdi. Türkiye’nin ekonomik tarihinde “ara dönem çözümü” olarak anılacak KKM, ilerleyen yıllarda daha çok bir ders niteliğinde hatırlanacak.

KKM Türkiye’nin ekonomik tarihinde önemli bir dönemeç oldu. Hem vatandaşın birikim tercihlerini hem de makroekonomik dengeleri derinden etkileyen bu sistem, ilerleyen yıllarda ekonomi politikalarının seyrine göre tarihe damgasını vurmuş bir model olarak hatırlanacak.