Kurumlar TCMB sonrası normalleşme için son çeyreğe işaret etti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizini temmuz toplantısında yüzde 37 seviyesinde sabit bırakmasının ardından yayımlanan kurum raporları, para politikasında normalleşmenin faiz indirimiyle değil, operasyonel adımlarla başlayabileceğine işaret etti.
Matriks Haber'in banka, aracı kurum ve portföy yönetim şirketlerinin değerlendirmelerinden derlediği analize göre, karar piyasa beklentileriyle uyumlu karşılanırken, kurumların ortak görüşü TCMB'nin sıkı para politikası duruşunu koruduğu, ancak büyüme ve iç talebe ilişkin mesajların karar metninde daha belirgin hale geldiği yönünde oldu.
İç talep vurgusu öne çıktı
Kurumların büyük bölümü, karar metninde yer alan "iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiği" ifadesini en dikkat çekici değişiklik olarak değerlendirdi. Raporlarda, parasal sıkılaşmanın ekonomi üzerindeki etkilerinin daha görünür hale geldiği ve bunun dezenflasyon sürecini desteklediği belirtildi.
Değerlendirmelerde, büyümedeki yavaşlamanın önümüzdeki dönemde TCMB açısından daha fazla önem kazanabileceği, olası politika değişikliklerinin ise enflasyondan ziyade büyüme görünümüyle şekillenebileceği ifade edildi.
Enerji fiyatları ve temmuz enflasyonu yakından izlenecek
Raporlarda, TCMB'nin temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde geçici bir yükseliş beklediğine yönelik mesajının korunduğuna dikkat çekildi. Kurumlar, bu artışın kalıcı bir bozulma anlamına gelmediğini belirtirken, petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji maliyetleri ve jeopolitik gelişmelerin para politikası açısından temel risk unsurları olmaya devam ettiğini vurguladı.
Çoğu kurum, temmuz ayında aylık enflasyonun haziran ayının üzerinde gerçekleşmesini beklerken, yıl sonu enflasyon tahminlerini genel olarak yüzde 28-30 bandında korudu.
Repo ihaleleri ilk normalleşme adımı olabilir
Kurum raporlarında öne çıkan ortak görüşlerden biri de normalleşmenin doğrudan faiz indirimiyle değil, bir hafta vadeli repo ihalelerinin yeniden başlamasıyla gerçekleşebileceği oldu.
Bununla birlikte, son dönemde yükselen petrol fiyatları ve artan jeopolitik riskler nedeniyle daha önce ağustos ayı için öngörülen normalleşme beklentilerinin büyük ölçüde eylül ayı ve yılın son çeyreğine ötelenebileceği değerlendirildi.
Kurumlar ayrıca, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde bulunmasına rağmen TCMB'nin fiili fonlamayı yüzde 40'tan sürdürmesinin para politikasındaki sıkı duruşun devam ettiğini gösterdiğini, operasyonel normalleşmenin ise olası faiz indirimlerinden önce gelebileceğini ifade etti.


