Haberler

Leyen, ABD ile anlaşmayı savundu: “Kritik bir denge yakalandı”

Leyen, ABD ile anlaşmayı savundu: “Kritik bir denge yakalandı”

Avrupa Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri, küresel ticaret dengelerini yakından ilgilendiren önemli bir gümrük anlaşmasına imza attı. %30'a varması beklenen gümrük tarifeleri, %15 seviyesine çekilerek Avrupa ihracatı için daha yönetilebilir bir çerçeve oluşturuldu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, bu uzlaşının "alınabilecek en iyi sonuç" olduğunu belirtti.

KRİTİK ÜRÜNLERE GÜMRÜKSÜZ ERİŞİM

Yeni düzenleme kapsamında; otomobil, yarı iletken ve ilaçlar gibi çok sayıda AB ürünü ABD'ye %15 gümrük vergisiyle ihraç edilecek. Ancak uçak parçaları, bazı kimyasallar ve jenerik ilaçlar için sıfır gümrük tarifesi uygulanacak. Şarap ve alkollü içecekler için ise görüşmeler halen sürüyor.

AB ayrıca üç yıl boyunca ABD’den 750 milyar dolarlık sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ve nükleer yakıt satın almayı taahhüt etti. Von der Leyen, Rusya’dan dolaylı LNG ithalatının sürdüğünü kabul ederken, 2028’e kadar Rus gazının tamamen sonlandırılacağını duyurdu.

ANALİSTLERDEN KARMA TEPKİ

Anlaşma piyasalarda ilk etapta olumlu karşılandı. Avrupa borsalarında yükseliş yaşanırken, euro da güç kazandı. Ancak uzman görüşleri karışık. Commonwealth Bank’tan Kristina Clifton, en kötü senaryodan uzaklaşıldığını fakat küresel ekonomi açısından hâlâ baskı unsurlarının bulunduğunu ifade etti. TD Securities’ten Prashant Newnaha ise anlaşmayı “tek taraflı” olarak değerlendirerek, ABD için net bir zafer olduğunu savundu.

IG'den Tony Sycamore, anlaşmanın hem Avrupa hem de Japonya ile eş zamanlı yapılmasının Trump yönetimi için diplomatik ve siyasi bir başarı olduğunu dile getirdi. Özellikle otomotiv sektörü için %15’lik verginin yüksek bulunmasına rağmen, bazı uzmanlar bunun beklenenden düşük olduğunu ve piyasada olumlu algılandığını belirtiyor.

BELİRSİZLİKLER SÜRÜYOR

Kısa vadede belirsizlikleri azaltan bu anlaşmanın, uzun vadede ne ölçüde sürdürülebilir olacağı konusunda soru işaretleri sürüyor. Ekonomistler, enflasyon baskısı, üretim maliyetleri ve siyasi gelişmelerin uygulama sürecini doğrudan etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.

Ticaret cephesinde atılan bu adım, küresel ekonomi için istikrar işareti olarak algılansa da derin yapısal sorunlar çözüme kavuşturulmuş değil.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar