Mahfi Eğilmez’den Merkez Bankası’na uyarı: Faiz indirimi için henüz erken

İktisatçı Mahfi Eğilmez, Türkiye ekonomisinin nabzını CNBC-e’nin 4’te Ekonomi canlı yayınında değerlendirdi, enflasyon ve Merkez Bankası (TCMB) politika faizine yönelik kritik görüşlerini paylaştı. Eğilmez, mevcut fiyat istikrarı göstergelerindeki yükseliş eğilimi nedeniyle faiz indirimine gitmenin “uygun olmadığını” savundu. Görüşler, yaklaşan TCMB Mart toplantısı öncesi piyasa beklentilerine ışık tutuyor.

ENFLASYONDA YÜKSELİŞ VE FAİZ POLİTİKASI

Eğilmez, enflasyonun seyrine dikkat çekerek geçen yılın aynı ayıyla karşılaştırmada artış eğiliminde olduğunu vurguladı. Buna göre mart ayını beklemeden faiz indirimine gitmenin zamanlama açısından yanlış olacağını söyledi. “Enflasyon yükseliş eğilimi gösterdiği sürece Merkez Bankası’nın faiz indirimini düşünmesi uygun olmaz.” şeklindeki tespiti, TCMB’nin para politikasındaki temkinli duruşu savunuyor. Eğilmez, mart toplantısını “fırsat penceresi” olarak görmenin daha yerinde olacağını belirtti.

HALKIN ENFLASYON ALGISI VE BEKLENTİLERİ

Merkez Bankası’nın yeni yayımladığı Hanehalkı Beklenti Anketine de değinen Eğilmez, anketteki sonuçların tüketici algısı ile resmi enflasyon verileri arasında uçurum olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. Ankete katılanların büyük çoğunluğu mevcut enflasyon oranlarına inanmadığını belirtirken, kiralarda da piyasa taleplerinin yüksek olduğu yönünde sinyaller alındığını ifade etti. Bu değerlendirme, beklenti yönetimi ve fiyatlama davranışlarının politika yapıcılar için önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

BÜYÜME BEKLENTİLERİ: 2025’TE “MODERAT BÜYÜME”

Eğilmez, ekonomik büyüme performansı konusunda da görüşlerini paylaştı. “Kapasite kullanım oranı düşük, PMI 50’nin altında.” gibi göstergelere işaret eden iktisatçı, dördüncü çeyrek büyümesinin yüzde 3 civarında, 2025 genelinde ise yaklaşık %3,5 düzeyinde gerçekleşmesini beklediğini söyledi. Bu tahmin, Türkiye ekonomisinin orta vadeli toparlanma sürecinin sürdüğünü ancak güçlü toparlanma sinyallerinin sınırlı olduğunu gösteriyor.

DÖVİZ AÇIĞI VE DIŞ DENGELER

Reel sektörün döviz açığının üç yıl içinde yaklaşık 2,5 kat arttığına dikkat çeken Eğilmez, bunun finansman açısından derin bir zorluk yarattığını belirtti. Bankalara sağlanan kredilerdeki sınırlamalar ve yurtiçi faizlerin görece cazip olması nedeniyle şirketlerin dış finansman arayışına girdiğini söyledi. Döviz açığındaki artış, dış kırılganlıklar ve mali istikrar açısından risk sinyalleri veriyor.

SİYASİ GELİŞMELER VE PETROL PİYASALARI

Eğilmez, uluslararası gelişmelerin ekonomik göstergeler üzerindeki etkisine de temas etti. Özellikle ABD-İran müzakerelerinin petrol fiyatları ve altın gibi güvenli liman varlıklarına talep üzerinde oynadığı rolü değerlendirdi. Petrol fiyatlarındaki olası düşüşün cari dengedeki olumlu etkilerine dikkat çekerken, altın ve gümüş fiyatlarının risk algısına bağlı olarak arttığını söyledi.