Metaller ABD'ye akıyor: Avrupa ve Asya'da stoklar eriyor

ABD'nin bakır ithalatına yönelik tarife hazırlıkları, küresel metal ticaretinde sevkiyat rotalarını değiştirdi. Bakırın ABD depolarına yönelmesiyle Londra ve Şanghay'daki kullanılabilir stoklar hızla azalırken, Çin nikel, kalay ve çinko ihracatını artırarak küresel arz dengesinde daha etkin rol üstlendi.
Bakır ticaretinde yön ABD'ye döndü
Sanayi metallerinde fiyatlamayı artık yalnızca üretim ve talep değil, ticaret politikaları da belirliyor. ABD'nin gümrük vergisi hazırlıkları, Avrupa'nın Rus metallerine yönelik yaptırımları ve Çin'in ihracat stratejisindeki değişim, küresel metal akışını yeniden şekillendiriyor.
Bakır piyasasında özellikle olası ek vergiler öncesinde stok oluşturma eğilimi hız kazandı. Tüccarlar, Londra Metal Borsası (LME) ile Şanghay Vadeli İşlemler Borsası'ndaki bakır stoklarını ABD'ye taşırken Avrupa ve Asya'da erişilebilir arz daralmaya başladı.
LME'de üç ay vadeli bakırın ton fiyatı 13 bin 600 doların üzerinde seyrederken, mayıs sonundan temmuzun üçüncü haftasına kadar borsa stokları yüzde 24 geriledi. Mevcut stokların yüzde 56'sının teslimata ayrılması ise serbest dolaşımdaki bakır miktarını daha da azalttı.
Şanghay Vadeli İşlemler Borsası depolarındaki bakır stoku 79 bin 909 tona inerken, mart ortasından bu yana yaşanan düşüş yüzde 80'i aştı. Çinli ithalatçıların ödediği Yangshan primi de ton başına 100 dolara yükseldi.
Tarife beklentisi fiyat farkını büyüttü
ABD depolarındaki stokların artması ve Avrupa ile Asya'da arzın daralması, farklı borsalar arasındaki fiyat makasını genişletti. Metal ticaretinde artık tüketim kadar vergi avantajı ve lojistik maliyetler de belirleyici hale geldi.
ABD'nin yarı işlenmiş bakır ürünlerine uyguladığı tarifeler ile rafine bakıra yönelik yeni vergi beklentileri, ithalatçıların alımlarını öne çekmesine neden oldu. Boru, kablo ve levha üreticileri de olası maliyet artışlarına karşı hammadde stoklarını artırdı.
Tarife beklentisi nedeniyle oluşan stok talebi, metalin gerçek tüketiminden bağımsız yeni bir piyasa hareketi oluştururken, verginin yürürlüğe girmesi sonrasında ABD'de biriken stokların yeniden Avrupa ve Asya'ya yönelme ihtimali gündemde yer alıyor.
Benzer eğilim alüminyum ve çelik ticaretinde de görülüyor. ABD'nin ürün kapsamını genişletmesiyle ihracatçılar sevkiyat planlarını ve ürün sınıflandırmalarını yeniden gözden geçiriyor.
Avrupa metal ticaretini yeniden düzenliyor
Avrupa Birliği'nin Rusya menşeli metallere yönelik yaptırımları da bölgedeki depo sistemini değiştiriyor. Rusya kaynaklı bakır ve kobaltın yalnızca 25 Temmuz 2026 tarihinden önce AB'ye giriş yapmış olması halinde LME'nin Avrupa depolarında işlem görebileceği belirtiliyor.
Yeni düzenlemeler nikel, işlenmiş ve işlenmemiş bakır, demir cevheri ile alüminyum hurdasını da kapsıyor. Böylece menşe bilgisi, teslimat noktası ve depo seçimi metal ticaretinde maliyet hesaplarının önemli unsurları arasında yer alıyor.
Çin ihracatını artırdı
Küresel fiyatların Çin iç piyasasının üzerine çıkmasıyla ülke, nikel, kalay ve çinko ihracatını hızlandırdı. Çinli üreticiler, Londra Metal Borsası'ndaki yüksek fiyatlardan yararlanarak ihracatlarını artırırken, Endonezya kaynaklı nikel arzındaki büyüme de küresel piyasaya ek hacim sağladı.
Kalay piyasasında elektronik ve lehim sektöründen gelen güçlü talep fiyatları desteklemeye devam ederken, çinkoda ise Avrupa'daki izabe kapasitesi ve galvanizli çelik talebi ticaret akışını belirleyen başlıca unsurlar arasında yer aldı.
Alüminyumda enerji maliyeti öne çıktı
Alüminyum piyasasında gümrük tarifelerinin yanı sıra enerji maliyetleri de rekabet gücünü belirleyen temel faktörlerden biri oldu. Yüksek elektrik tüketimi nedeniyle ucuz enerjiye sahip ülkeler üretimde avantaj sağlarken, Orta Doğu'daki lojistik riskleri ve Avrupa'daki yüksek enerji maliyetleri piyasa dengesini etkilemeye devam ediyor.
ABD ve Avrupa'nın yerli üretimi destekleyen politikaları nedeniyle artık yalnızca külçe alüminyum değil, otomotiv parçaları, levha ve profil gibi işlenmiş ürünlerin ticareti de yakından izleniyor.
Demir cevheri ayrıştı
Bakır ve diğer sanayi metallerinin aksine demir cevheri piyasasında ana belirleyici unsur Çin'in çelik talebi olmaya devam ediyor. Çin'in haziran ayında demir cevheri ithalatı 112,69 milyon ton ile son 6 ayın en yüksek seviyesine çıktı.
Buna karşın yılın ilk yarısında ithalat yüzde 6,3 artarken ham çelik üretiminin yüzde 3 gerilemesi liman ve fabrika stoklarının büyümesine yol açtı. Gayrimenkul yatırımlarındaki zayıflık, konut satışlarındaki yavaşlama ve otomotiv satışlarının ilk yarıda yüzde 4,1 düşmesi de demir cevheri fiyatları üzerindeki baskıyı artırdı.
Önümüzdeki dönemde bakır piyasasında ABD'nin tarife takvimi, Çin'in ithalat primi, nikel ve kalayda ihracat hareketleri, alüminyumda enerji maliyetleri ve demir cevherinde Çin'in gayrimenkul politikaları ile yeni küresel maden arzı fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam edecek.


