MOSSAD’dan kritik mesaj: İran hükümetini devirme çabaları sürecek

İsrail dış istihbarat servisi Mossad’ın Başkanı David Barnea, İran’a yönelik yürütülen operasyonların yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmayacağını net bir şekilde ortaya koydu. Barnea’nın yaptığı son açıklamalar, bölgedeki gerilimin kısa vadede sona ermeyeceğine işaret ederken, İsrail’in stratejisinde rejim değişikliği hedefinin açıkça dile getirildiğini gösterdi.
“GÖREVİMİZ TAMAMLANMADI” MESAJI
Barnea, yaptığı konuşmada İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü çok katmanlı mücadelenin henüz sona ermediğini vurguladı. “Görevimiz henüz tamamlanmadı ve bu rejim değişmeden sorumluluğumuz bitmiş sayılmayacak” sözleri, İsrail’in uzun vadeli hedeflerini açık biçimde ortaya koydu.
İsrail’in, ABD ile birlikte yürüttüğü askeri operasyonlarda İran’ın nükleer ve balistik kapasitesine ciddi zarar verdiği bilinse de, Tel Aviv yönetimi bunun yeterli olmadığını düşünüyor.
ABD-İSRAİL ORTAK OPERASYONLARININ ARDINDAN YENİ STRATEJİ
28 Şubat’ta başlayan ve yaklaşık beş hafta süren operasyonlar kapsamında İran’ın askeri altyapısı, nükleer tesisleri ve kritik lojistik noktaları hedef alındı. Donald Trump ile Benjamin Netanyahu yönetimleri, bu saldırıların İran’ın tehdit kapasitesini önemli ölçüde zayıflattığını savundu.
Netanyahu, operasyonların ardından yaptığı değerlendirmede İran kaynaklı “iki varoluşsal tehdit” olarak görülen nükleer program ve balistik füze kapasitesinin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiğini öne sürdü.
“BU REJİM DÜNYADAN SİLİNMELİ” ÇIKIŞI
Barnea’nın konuşmasındaki en dikkat çekici ifadelerden biri ise İran yönetimine yönelik sert söylemler oldu. “İsrail’in yok edilmesini hedefleyen bu aşırıcı rejim dünyadan silinmelidir” sözleri, diplomatik dengeleri zorlayabilecek nitelikte değerlendiriliyor.
Bu tür açıklamaların, halihazırda kırılgan olan ateşkes sürecini daha da karmaşık hale getirebileceği ifade ediliyor.
GİZLİ OPERASYONLAR VE MUHALEFET PLANI
Mossad’ın İran içinde uzun süredir örtülü operasyonlar yürüttüğü bilinse de, rejim değişikliği hedefinin bu denli açık şekilde dile getirilmesi nadir bir durum olarak öne çıkıyor.
ABD basınına yansıyan bilgilere göre Barnea, kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerde İran’daki muhalefetin harekete geçirilebileceğini ve bunun kitlesel ayaklanmalara dönüşebileceğini dile getirdi. “İran’daki muhalefetin organize edilmesiyle rejimin çökmesine kadar gidebilecek bir süreç tetiklenebilir” değerlendirmesi, istihbarat stratejisinin yalnızca dış müdahaleye dayanmadığını gösteriyor.
ATEŞKES GÖRÜŞMELERİ GÖLGEDE KALIYOR
ABD ile İran arasında devam eden diplomatik temaslar ve ateşkesin uzatılmasına yönelik çabalar sürerken, İsrail’den gelen bu açıklamalar süreci zorlaştırabilir. Özellikle Washington ile Tahran arasında kalıcı bir anlaşma arayışı devam ederken, İsrail’in daha sert bir pozisyon alması dikkat çekiyor.
İran’da geçmiş aylarda yaşanan kitlesel protestoların yeniden canlanıp canlanmayacağı ise belirsizliğini koruyor. Güvenlik güçleri içinde ciddi bir çözülme görülmemesi, kısa vadede iç karışıklık ihtimalini sınırlı tutuyor.
ORTADOĞU’DA GERİLİM YENİ BİR FAZA GİRİYOR
İsrail’in açık şekilde rejim değişikliğini hedef alması, Orta Doğu’daki güç dengelerinde yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor. ABD’nin diplomasi arayışı ile İsrail’in güvenlik odaklı yaklaşımı arasındaki fark, bölgedeki gelişmelerin yönünü belirleyecek kritik unsurlar arasında yer alıyor.


