Orta Doğu çatışması küresel enflasyonu nasıl etkileyecek? Emre Alkin’den kritik uyarı
EKOTÜRK TV’de yayınlanan “Günün Yorumu” programında konuşan Prof. Dr. Emre Alkin, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonu sonrası tırmanan gerilimin artık sadece bölgesel bir çatışma olmaktan çıktığını söyledi. İran’ın füze ve insansız hava araçlarıyla verdiği karşılık sonrası Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin aksadığını belirten Alkin, gelişmelerin küresel ekonomi üzerinde doğrudan etkiler yaratabileceğine dikkat çekti.
HÜRMÜZ BOĞAZI KRİTİK EŞİKTE
Dünyanın enerji geçiş yolları arasında en stratejik konumda bulunan Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek kalıcı bir aksamanın petrol ve doğal gaz arzını sekteye uğratabileceğini ifade eden Alkin, piyasanın şu an için savaşın taraflarından çok ekonomik sonuçlarına odaklandığını belirtti.
“Ekonomi için belirleyici olan savaşın kendisi değil, ne kadar süreceği ve maliyetinin ne olacağıdır.”
Petrol fiyatlarının sabah saatlerinde 75 dolar seviyesine yaklaşsa da henüz en kötü senaryonun fiyatlanmadığını söyleyen Alkin, çatışmanın üç ay içinde kontrol altına alınması ve boğazın tamamen kapanmaması halinde petrolün 80-95 dolar bandında dengelenebileceğini ifade etti.
PETROL 100 DOLARI AŞAR MI?
Gerilimin uzaması durumunda tablo değişebilir. Üç ayı aşan ve enerji akışında kalıcı kesintiye yol açan bir senaryoda petrolün 110 dolar seviyesine çıkabileceğini belirten Alkin, daha önce görülen zirvelerin yeniden test edilebileceğini dile getirdi.
“Hürmüz Boğazı’nda kalıcı bir aksama yaşanırsa petrol 110 doların üzerine tırmanabilir.”
Böyle bir durumda akaryakıt fiyatlarında artışın kaçınılmaz olacağını, bunun da taşımacılık maliyetleri üzerinden market raflarına yansıyacağını söyledi. Artan enerji maliyetlerinin küresel enflasyona kısa vadede 0,5 ila 1 puan, uzun vadede ise 2 puana kadar katkı yapabileceğini vurguladı.
KÜRESEL ENFLASYON VE BÜYÜME RİSKİ
Enerji fiyatlarındaki artışın merkez bankalarının faiz indirim planlarını zorlaştırabileceğini belirten Alkin, büyüme tarafında ise 1 ila 1,5 puanlık aşağı yönlü risk oluşabileceğini kaydetti. Bu durumun küresel ekonomiyi stagflasyon benzeri bir tabloya sürükleme ihtimali bulunduğunu söyledi.
“Çatışma uzarsa dünya ekonomisi stagflasyon riskiyle karşı karşıya kalabilir.”
Buna karşın sistemin tamamen çökeceği yönünde bir beklenti oluşmaması gerektiğini de sözlerine ekledi.
ALTIN VE GÜMÜŞTE YÖN NE OLUR?
Kısa süreli belirsizlik dönemlerinde güvenli liman talebinin artabileceğini ifade eden Alkin, altının 5.500 dolar seviyesini test edebileceğini, uzun süren bir enflasyonist ortamda ise 6.000 dolar seviyelerinin gündeme gelebileceğini söyledi. Gümüşte ise yüzde 10 ila 20 arası yükseliş potansiyeli oluşabileceğini ancak sanayi talebindeki yavaşlamanın fiyat oynaklığını sınırlayabileceğini belirtti.
Alkin, yatırımcıların özellikle gümüşte arz-talep dengelerini yakından izlemesi gerektiğini vurguladı.
PİYASALARDA PANİK BEKLENMİYOR
Borsalarda şimdilik kontrollü bir görünüm olduğunu ifade eden Alkin, piyasanın sürece odaklandığını söyledi. Sürenin uzaması halinde dalgalanmanın artabileceğini, kısa sürede diplomatik bir çözüm çıkması durumunda ise riskli varlıklarda toparlanma görülebileceğini dile getirdi.
Sonuç olarak Alkin, yatırımcıların senaryo bazlı düşünmesi gerektiğini, özellikle enerji ve enflasyon tarafındaki gelişmelerin yakından takip edilmesinin önem taşıdığını belirtti.
