Haberler

RTÜK Başkanı: Gündüz kuşağı programları hem çok fazla şikâyet ediliyor hem de en çok onlar izleniyor

RTÜK Başkanı: Gündüz kuşağı programları hem çok fazla şikâyet ediliyor hem de en çok onlar izleniyor

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4. Ulusal Eylem Planı kapsamında hazırlanan Etik İlkeler Rehberi, Ankara’da gerçekleşen bir toplantı ile tanıtıldı.

İlki 2007 yılında yürürlüğe giren Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Eylem Planlarının dördüncüsü, bundan tam iki yıl önce yayınlandı.

2021-2025 yıllarını kapsayan eylem planında “geleneksel ve yeni medyanın kadına yönelik şiddetleri mücadeleyi destekleyici ve duyarlılık kazandırıcı rol üstlenmesi sağlanacak” vaadi, ayrı bir strateji maddesi olarak yer bulmuştu.

Bu madde kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) ortak çalışmasıyla hazırlanan Etik İlkeler Rehberi Tanıtım Toplantısı, bugün Ankara’da gerçekleşti.

Ankara Ticaret Odası Congresium'daki toplantıya Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin ve RTÜK üyeleri de katıldı.

Programda konuşan RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, medyanın kadına yönelik şiddetle mücadeleyi, yayınlar yoluyla yapmaları gerektiğini belirtti. Şahin konuşmasına "Dramatik yapımlar başta olmak üzere, bir takım haber bültenlerinde veya kuşak programlarında, belli ki bazen bilinçsizce bazen de bilinçli bir şekilde dikkatsizce, bu toplumsal sorunun körüklenmesine sebep olan bazı içerikleri de görmüyor değiliz” sözleriyle başladı.

“Reytingi her şeyin üzerinde tutmak kabul edebileceğimiz bir olgu değil”

RTÜK Başkanı, açıklamasında “gündüz kuşağı programlarına” ayrı bir başlık açtı. Ebubekir Şahin’in açıklamasına göre söz konusu programlarla ilgili hem RTÜK’e hem de CİMER’e çok sayıda şikâyet yapılıyor. Ancak ilginç olan, bu kadar şikâyet varken, en çok izlenen programlardan biri yine kuşak programları.

“Reytingi her şeyin üzerinde tutmak kabul edebileceğimiz bir olgu değildir” diyen Şahin, kanal ayrımı yapmaksızın, şikayetler doğrultusunda çok sayıda kuşak programına ceza uygulandığını hatırlattı.

“Kuşak programlarından çocuk bakımı ve kadın eğitimi gibi konuları işlemelerini istemiştik”

“Ama maalesef istenmeyen içerikler, hâlâ gündem oluyor” diyen RTÜK Başkanı, televizyonların üst yönetimleriyle kuşak programları ile ilgili toplantılar yapıldığını, program içeriklerinin “kadın eğitimi, çocuk bakımı veya kadın hakları” gibi konularla oluşturulması için tavsiyelerde bulunduklarını söyledi. Şahin, şöyle devam etti:

“Bu toplantılarda hemfikir olduk. Ancak aradan 1 ay geçtikten sonra baktık ki bu sözlerin tamamı unutuldu. Maalesef aynı tepki çeken durumları yine yaşıyoruz.”

“Kadına yönelik şiddetin en üst noktada olduğunu gösteren haber programları…”

Ebubekir Şahin’in açıklamasına göre, haber programlarında da durum farklı değil:

"Sabah kalktığımız zaman cinayet haberiyle başlayan haber programları akşam geç saatlere kadar cinayet ve şiddet, kadına yönelik şiddet içerikli haber programlarının yapılması sanki ülkemizde cinayetlerin, kadına yönelik şiddetin, toplumsal şiddetin en üst noktada olduğunu gösteren haber programlarına tahammül etmemiz mümkün değildir."

Şahin, Üst Kurul'un onayının ardından haber programlarında da akıllı işaretler uygulamasını hayata geçirmeyi planladıklarını bildirdi.

“En ağır müeyyideler gündeme gelecek”

Kadına yönelik şiddet, toplumsal şiddet, gündüz programlarıyla ilgili hassasiyetlere değinen RTÜK Başkanı, "Bundan sonraki süreçte kusura bakmasınlar, programları yapanlar veya bu şekilde devam edenler. Artık, maalesef, üzülerek belirtmek istiyorum ki hiç sevmediğimiz, hiç gündeme getirmek istemediğimiz müeyyide konuları ve en ağır müeyyide konuları gündeme gelecektir” dedi.

Bakan Ersoy: Kadına yönelik şiddeti normalleştirmeyeceğiz

Ebubekir Şahin’den sonra söz alan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ise konuşmasında “Kadına yönelik şiddet sorununa asla alışmayacağız, asla normalleştirmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Televizyon ekranlarında bu sorunla ilgili bir haberle karşılaştığımızda bunu sıradan bir olay olarak görmeyeceğiz” diyen Ersoy, şöyle devam etti:

“Unutulmamalıdır ki toplumsal yaşamı, insan onurunu, iyi bir yaşamı tehdit eden bir sorun karşısında en büyük tehlike onu normalleştirmektir. Bu soruna alışmaktır. İşte biz bu bakış açısını reddediyoruz.”

Bu açıdan en büyük rolün medya yöneticilerine düştüğünün altını çizen Ersoy, medyanın, üretilen içeriğin etkisini arttırmak adına kadına karşı şiddeti normal bir olay gibi göstermesi tehlikesinin de önemli bir sorun olduğunu vurguladı.

Dünyanın dört bir yanında ilgi gören, 150'den fazla ülkede seyredilen yapımlara imza atan medya temsilcileri ve yapımcılarından bu konuya biraz daha hassasiyet göstermelerini isteyen Kültür ve Turizm Bakanı, "Artık Türkiye Yüzyılı'nda bu meseleyi sorun olmaktan çıkartmak zorundayız. Bize yakışmayan, kültürel değerlerimizle bağdaşmayan şiddete karşı topyekûn bir mücadele içine girerek bu sorunu kökten halletmek durumundayız" değerlendirmesinde bulundu.

Medya için sekiz etik ilke

Etik İlkeler Rehberi Tanıtım Toplantısında konuşan diğer bir isim ise RTÜK’ün tek kadın üyesi Deniz Güçer’di.

Söz konusu ilkelerin yaklaşık altı ay süren bir çalışmanın ürünü olduğunu hatırlatan Güçer, hazırlık aşamasında ulusal ve uluslararası standartlardaki iyi örnekleri incelediklerini söyledi.

Pek çok uzman, meslek örgütü ve akademisyenden görüş aldıklarını belirten Deniz Güçer, kadın yöneticiler ve medya mensuplarıyla da görüştüklerini aktardı.

RTÜK Üyesi Güçer’in televizyonda yayınlanan haber, dizi ve filmlerden kısa alıntılarla örneklendirerek anlattığı etik ilkelerin özet sekiz maddesi ise şu şekilde:

1-Mağduru değil, faili göster

Haber içeriklerinde kadınları küçük düşürücü ve aciz gösteren ifadelerden sakınılması, mağdur yerine faili işaret eden bir dil kullanılması.

2- Şiddeti meşrulaştırma

Şiddet olayını aktarırken olayı meşrulaştıran bir dil ve müstehcen hikayeleştirmelerden kaçınılması; psikolojik, ekonomik, siber vb. şiddet türlerine ilişkin farkındalık oluşturulması.

3- “Saygın” değil, suçlu

Şiddet failine itibar katan veya suçu hafifleten (cinnet geçiren eş, uzun zamandır işsiz olan koca) ifadelerden ve suçu olumlayan nitelendirilmelerden (saygın iş insanı, iki çocuk babası, ünlü sanatçı) kaçınılması, kadına yönelik şiddet olayının gerçekleştiği şart ve durumlara (gece yarısı parkta), kadının bireysel özelliklerine (giyim tarzı, medeni durumu, kişiliği) odaklanılmaması. Şiddet mağdurunun ve ailesinin kişisel verilerinin korunması ve mahremiyetine saygı duyulması.

4- Mücadeleyi destekle

Tüm yapım ve yayınlarda şiddete uğrayan kadını yargılayan ve tetikleyici detay içeren ham görüntüler, ağır ayrıntılı çekimler, suç tekniğini öğretici detaylar, atmosferik müzik ve ses efektlerinin kullanılmaması.

5- Çocuklara örnek ol

Başta çocuk programları olmak üzere tüm yayınlarda gerçek ve kurgusal şiddetin olumsuz etkilerinin dikkate alınması, hayata, işe ve eve dair sorumlulukların dengeli sunulması, kadın-erkek arasında iş bölümünü vurgulayan mesajların verilmesi.

6- Güçlü kadını anlat, kadını güçlü anlat

Kalıp yargıları ortadan kaldırmak amacıyla kadınların sadece belirli meslek grupları dâhilinde değil; farklı yaş, meslek, kültür ve sosyoekonomik grupları temsil edecek şekilde (millî sporcu, başarılı çiftçi, girişimci ev kadını) güçlü ve başarılı karakterler olarak yansıtılması, rol model kadın karakterlerin görünürlüğünün artırılması.

7- Cezayı yayınla adaleti göster

Caydırıcılığın artırılması amacıyla faile verilen cezaların kamuoyu ile paylaşılması ve şiddetin cezasız kalmayacağı yönündeki mesajların sıklıkla tekrarlanması.

8- Destek al, destek ver

Medya içerik üreticilerinin kadına yönelik şiddet konusunda uzman görüşlerine başvurması (psikolog, pedagog, avukat, sosyolog vb.), öz denetim mekanizmalarının geliştirilmesi kapsamında etik kurulların oluşturulması, kamunun sağladığı şiddeti önleme ve destek mekanizmalarının (KADES, ALO 183) bilinirliğinin artırılması.

Haber: Ekotürk Ankara Temsilcisi Gökçen Tuncer

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar