Rusya’dan ABD ve İsrail’e İran resti: ‘Nükleer tesislere saldırıları durdurun’

Rusya, Orta Doğu’da giderek tırmanan gerilimde yeni bir kırmızı çizgiye dikkat çekti. Moskova yönetimi, ABD ve İsrail’in İran’daki nükleer tesisleri hedef alan saldırılarının yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, yaptığı açıklamada, söz konusu saldırıların uluslararası hukuk açısından kabul edilemez olduğunu vurgulayarak sert ifadeler kullandı. Zaharova, İran’daki nükleer altyapının hedef alınmasının hem güvenlik dengelerini bozduğunu hem de geri dönüşü zor riskler barındırdığını dile getirdi.

“SALDIRILAR NÜKLEER FELAKET RİSKİNİ ARTIRIYOR”
Zaharova, nükleer tesislere yönelik saldırıların geniş çaplı radyoaktif kirlenme tehlikesini beraberinde getirdiğini belirterek, bunun tüm bölgeyi etkileyebilecek bir felaket senaryosu doğurabileceğini söyledi.

Açıklamada, özellikle Buşehr Nükleer Enerji Santrali’nin hedef alınmasının endişe verici olduğu ifade edilirken, bu tür adımların uluslararası anlaşmaları zedelediğine dikkat çekildi. Rusya, saldırıların Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın ruhuna aykırı olduğunu ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın denetim mekanizmalarını da zayıflattığını savundu.

ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI
Moskova yönetimi, söz konusu saldırıların derhal son bulması gerektiğini belirterek uluslararası toplumun bu gelişmelere karşı açık ve net bir tavır ortaya koyması gerektiğini vurguladı.

Zaharova, nükleer tesislerin hedef alınmasının yalnızca askeri bir hamle olarak değerlendirilemeyeceğini, bunun küresel güvenlik açısından son derece hassas bir konu olduğunu ifade etti. Ayrıca, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) daha aktif bir tutum sergilemesi gerektiğinin altını çizdi.

ROSATOM: SAHADA RİSK DERİNLEŞİYOR
Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Genel Müdürü Alexey Likhachev de sahadaki gelişmelere ilişkin çarpıcı bilgiler paylaştı. Buşehr Nükleer Santrali’nin son dönemde üçüncü kez saldırıya maruz kaldığını belirten Likhachev, mevcut durumun nükleer güvenlik açısından alarm verici boyuta ulaştığını söyledi.

“SANTRALDEKİ DURUM GİDEREK KÖTÜLEŞİYOR”
Likhachev, sahadaki koşulların her geçen gün daha riskli hale geldiğini ve bu durumun kontrolsüz bir nükleer krize dönüşebileceğini ifade etti.

Yetkililer, bölgede görev yapan personelin güvenliği için tahliye sürecinin başlatıldığını açıkladı. İlk etapta 163 kişinin bölgeden çıkarıldığı, ek ekiplerin de tahliye hazırlığında olduğu bildirildi. Buna rağmen, santralde kritik operasyonların sürdürülebilmesi için sınırlı sayıda personelin görevine devam edeceği aktarıldı.

Uzmanlara göre, nükleer tesislerin savaş ortamında hedef haline gelmesi, yalnızca bölgesel bir kriz değil, küresel çevre ve insan sağlığı açısından da ciddi tehditler oluşturuyor. Rusya’nın yaptığı bu açıklama, Orta Doğu’daki gerilimin yeni ve daha tehlikeli bir aşamaya evrildiğine işaret ediyor.