Sahte adresle okul kaydı dönemi kapanıyor: MEB ve İçişleri'nden sıkı denetim

Türkiye’de okul kayıt sistemine ilişkin önemli bir değişiklik gündeme geldi. Millî Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın sahte adresle yapılan okul kayıtlarını engellemek amacıyla yeni bir kontrol mekanizması üzerinde çalıştığı belirtiliyor. Meclis kulislerine yansıyan bilgilere göre, yeni uygulamayla birlikte velilerden adres doğrulaması için geçmişe dönük bazı belgeler talep edilmesi de seçenekler arasında bulunuyor.
Okul öncesi, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıf kayıtlarında uzun süredir uygulanan adrese dayalı yerleştirme sistemi, velilerin adres değişikliği yaparak farklı okullara yönelmesi nedeniyle zaman zaman tartışma konusu oluyordu. Bu durumun önüne geçmek amacıyla hükümetin yeni bir denetim mekanizmasını devreye sokmaya hazırlandığı ifade ediliyor.
ADRESE DAYALI SİSTEMDE YENİ KONTROLLER
Türkiye’de 2009-2010 eğitim öğretim yılından bu yana öğrenciler, MERNİS (Merkezi Nüfus İdare Sistemi) üzerinden alınan adres bilgileri doğrultusunda e-Okul sistemi aracılığıyla otomatik olarak okullara yerleştiriliyor. Ancak bazı velilerin kayıt dönemine yakın tarihlerde ikamet adreslerini değiştirerek daha çok tercih edilen okullara yöneldiği biliniyor.
Millî Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın sahte adresle yapılan kayıtları engellemek için yeni bir sistem üzerinde ortak çalışma yürüttüğü ifade ediliyor.
Yeni modelin temel hedeflerinden biri, gerçek ikamet adresi dışında yapılan kayıt girişimlerini tespit ederek sistemdeki dengesizlikleri azaltmak.
GEÇMİŞ FATURALAR GÜNDEME GELEBİLİR
Meclis kulislerinde konuşulan seçeneklerden biri de velilerden adres doğrulaması için geçmişe dönük elektrik, su veya doğalgaz faturalarının talep edilmesi. Böylece öğrencinin kayıt yaptıracağı adreste gerçekten yaşayıp yaşamadığının daha net şekilde tespit edilmesi amaçlanıyor.
Kulislerde dile getirilen yöntemlerden biri, velilerin adresin gerçek kullanımını kanıtlamak için geçmişe dönük fatura ibraz etmesi.
Ayrıca yeni sistemde adres bilgilerinin doğrulanamadığı durumlarda, bazı okullara yapılan bağışların da kayıt işlemini garanti etmeyeceği konuşuluyor.
SINIF MEVCUTLARINDAKİ DENGESİZLİK
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin daha önce yaptığı açıklamalarda bazı bölgelerde sınıfların oldukça kalabalık olduğunu, bazı okullarda ise öğrenci sayısının oldukça düşük kaldığını belirtmişti. Bu durumun önemli nedenlerinden birinin velilerin adres değiştirerek belirli okullara yönelmesi olduğu ifade ediliyor.
Bazı okullarda sınıf mevcudu 40-45 öğrenciye kadar çıkarken, bazı okullarda bu sayı 15-16 seviyesine kadar düşebiliyor.
Bu dengesizliği azaltmak amacıyla hem denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi hem de yeni okul yatırımlarının planlanması hedefleniyor.
YENİ OKUL YATIRIMLARI DA GÜNDEMDE
Bakan Tekin’in daha önce yaptığı açıklamalara göre, okul planlamaları mahalle ve sokak bazında veri analizleri kullanılarak gerçekleştiriliyor. İçişleri Bakanlığı’ndan alınan nüfus ve adres verileriyle eğitim yatırımlarının yönü belirleniyor.
Yeni yapılan okullarda sınıf başına düşen öğrenci sayısının yaklaşık 25 seviyesine indirilmesi hedefleniyor. Bir ilkokul inşaatının ortalama maliyetinin ise yaklaşık 400 milyon lira civarında olduğu belirtiliyor.
Adres taşıma yoluyla sistemin aşılmaya çalışıldığını vurgulayan Tekin, bu durumun eğitim planlamasını zorlaştırdığını ifade etmişti.
YERLEŞTİRMEDE YAKINLIK ÖNCELİĞİ
Yeni dönemde öğrencilerin yerleştirilmesinde yine evine en yakın okul öncelikli olacak. Talebin yoğun olduğu bölgelerde ise önceliğin aynı sokakta yaşayan öğrencilere verilmesi planlanıyor.
Kapasitenin dolmaması halinde ise farklı yöntemlerin devreye girebileceği belirtiliyor. Bu yöntemler arasında kura sistemi gibi alternatif seçenekler de değerlendiriliyor.
Millî Eğitim Bakanlığı’nın üzerinde çalıştığı yeni uygulamaların önümüzdeki eğitim öğretim yılında devreye girmesi bekleniyor.


