Haberler

Tahran’dan Washington’a: Müzakere değil savunma hazırlığı

Tahran’dan Washington’a: Müzakere değil savunma hazırlığı

İran yönetimi, Washington ile olası diplomatik temaslar yerine askeri caydırıcılığını güçlendirmeyi öncelikli strateji olarak gördüğünü açıkladı. Tahran cephesi, müzakere kapısının tamamen kapalı olmadığını vurgulasa da, bunun baskı veya askeri tehdit altında gerçekleşmeyeceğinin altını çizdi. Açıklamalar, bölgedeki güvenlik geriliminin yeniden yükseldiği bir döneme denk geldi.

Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’na konuşan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, iki ülke arasında şu an doğrudan bir diplomatik süreç bulunmadığını, ancak dolaylı temas kanallarının açık olduğunu bildirdi. Tahran’ın yaklaşımının net olduğunu belirten Garibabadi, ABD’nin askeri baskı yoluyla İran’ı masaya çekme girişimlerinin sonuç vermeyeceğini ifade etti.

“İran için mevcut aşamada öncelik müzakere değil, ülkenin savunma kapasitesini en üst seviyeye çıkarmaktır.”

DOLAYLI MESAJ TRAFİĞİ SÜRÜYOR

İranlı yetkili, iki ülke arasında resmi görüşmeler olmasa da arka planda mesaj alışverişinin devam ettiğini belirtti. Ancak Tahran, görüşmelerin ancak “ön koşulsuz” bir zeminde yapılabileceğini savunuyor. ABD’nin askeri konuşlandırmalar üzerinden diplomasi zemini oluşturma çabasına karşı sert bir tutum sergileniyor.

“Amerika sonucu önceden belirlenmiş bir süreç dayatırsa bu kabul görmez; fakat eşit şartlarda bir diyalog zemini oluşursa İran değerlendirebilir.”

ASKERİ MÜDAHALE UYARISI

Garibabadi, ABD’nin olası sınırlı operasyon senaryolarına ilişkin de dikkat çekici ifadeler kullandı. İran’a yönelik herhangi bir askeri adımın karşılıksız kalmayacağını söyleyen yetkili, hedeflerin doğrudan karşılık göreceğini belirtti. Açıklamalar, bölgesel üslerin güvenliği konusundaki hassasiyeti de ortaya koydu.

“İran’a karşı yapılacak bir saldırının cevabı, yalnızca orantılı değil, caydırıcılığı kalıcı hale getirecek ölçüde olacaktır.”

MÜZAKERE OLSA DA HAZIRLIK AZALMAYACAK

Tahran yönetimi, olası bir diplomatik sürecin başlaması durumunda dahi askeri hazırlık seviyesinin düşürülmeyeceğini vurguluyor. İran tarafı, mevcut güvenlik ortamında savunma refleksinin kalıcı olacağını savunuyor. Bu yaklaşım, bölgesel güç dengelerinin hassasiyetini de gözler önüne seriyor.

Yetkililer, ülkenin savunma altyapısının “en üst alarm seviyesinde” tutulduğunu ve güvenlik stratejisinin uzun vadeli tehdit algısına göre şekillendiğini ifade ediyor.

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar