Haberler

TCMB: 2023 yılının ilk yarısı için mevduatta liralaşma hedefi yüzde 60 olarak belirlenmiştir

TCMB: 2023 yılının ilk yarısı için mevduatta liralaşma hedefi yüzde 60 olarak belirlenmiştir
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası(TCMB), 2023 Yılı Para ve Kur Politikası Metni raporu yayımlandı. Raporda, 2023 yılının ilk yarısı için mevduatta liralaşma hedefi yüzde 60 olarak belirlendiği belirtildi. "2023 Yılı Para ve Kur Politikası Metni"nin 2023 Yılında Politika Çerçevesi Para Politikası ve Liralaşma Stratejisi Genel Çerçevesi başlıklı bölümünde şöyle denildi: "TCMB’nin temel amacı fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir. Bu amaç doğrultusunda, TCMB sahip olduğu araçları bütünleşik politika çerçevesi olan Liralaşma Stratejisi içerisinde kararlılıkla kullanacaktır. TCMB, kalıcı fiyat istikrarı açısından destekleyici bir unsur olan finansal istikrarı da gözetmeye devam edecektir. TCMB’nin temel politika aracı bir hafta vadeli repo ihale faiz oranıdır. Piyasa faizlerinin politika faizleriyle uyumlu seyretmesi sağlanarak parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyici politikalar sürdürülecektir. Finansal koşulların, büyümenin sürdürülebilir bileşenleri olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı yüksek verimde destekleyebilmesi için hedefli kredi ve likidite yönetimi uygulamaları geliştirilerek kullanılmaya devam edilecektir. TCMB, kredilerin ani değişimler göstermeyecek şekilde dengeli ve istikrarlı gelişimini sağlayacaktır. Bu çerçevede, teminat yapısında uzun vadeli TL cinsi varlıkların payı artırılmaya devam edilirken, kredilerin büyüme hızı ve kompozisyonunun 2023 yılında öngörülen enflasyon patikasıyla uyumlu olması sağlanacaktır. Kredi, likidite ve teminat politikaları bu amaçlar doğrultusunda kararlılıkla kullanılacaktır. Liralaşma Stratejisi çerçevesinde uygulanacak politikalar, bankacılık sisteminin hem varlık hem de yükümlülük tarafında Türk lirasının ağırlığının kalıcı olarak artırılması amacıyla güçlendirilerek kullanılmaya devam edilecektir. Fonlamanın kompozisyonu da liralaşma odaklı olarak para takasının ağırlığının azalacağı bir doğrultuda geliştirilecektir. Rezerv yönetiminde kaynak çeşitliliği politikası ile uluslararası rezervlerdeki istikrarlı artış eğiliminin sürmesi sağlanacaktır. Artan uluslararası rezervler Türk lirasının istikrarını destekleyecektir. Enflasyon Hedefi, Karar Alma Süreci ve İletişim Politikası Hükümet ile birlikte belirlenen orta vadeli enflasyon hedefi yüzde 5 olarak korunmuştur. Para politikası, enflasyonu bu hedefe kademeli olarak yaklaştıracak şekilde oluşturulacaktır. Orta vadeli enflasyon hedefine yakınsarken, Enflasyon Raporu aracılığıyla paylaşılan tahminler enflasyon beklentilerine yönelik referans oluşturacak ara hedef işlevi görecektir. Dolayısıyla, enflasyonun gelecek dönemdeki seyri konusunda iktisadi birimlere rehberlik etmesi öngörülen göstergeler, kısa vadede enflasyon tahminleri, orta vadede ise enflasyon hedefidir. 2023 yılında, enflasyon hedeflemesi rejimi fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde oluşmasını sağlayacak şekilde uygulanmaya devam edilecektir. TCMB’nin hesap verme yükümlülüğünün bir unsuru olan belirsizlik aralığı, önceki yıllarda olduğu gibi hedef etrafında her iki yönde 2 yüzde puan olarak korunmuştur. Yıl içinde enflasyon gelişmelerine ilişkin kapsamlı değerlendirmeler Enflasyon Raporu aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılacaktır. Yıl sonunda gerçekleşen enflasyonun belirsizlik aralığının dışında kalması durumunda ise hesap verebilirlik ilkesi gereği Hükümet’e Açık Mektup yazılacaktır. Para politikası kararları, makro ve mikro düzeyde fiyatların ayrıntılı analizi, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları, para politikasının etkileyebileceği talep unsurları, arz yönlü gelişmeler, iç-dış denge ve üretimin yapısı ile krediler, likidite, liralaşma ve fiyat istikrarını etkileyen diğer tüm unsurlardaki gelişmeler dikkate alınarak oluşturulacaktır. Kararlar, öncelikle enflasyon, iktisadi faaliyet, likidite ve kredi gelişmeleri olmak üzere, makro ve mikro düzeydeki tüm ekonomik göstergeler dikkate alınarak güncel bir bilgi kümesi ile veri odaklı ve etki analizlerine dayalı olarak verilecektir. Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı öncesindeki yedi günlük süre “sessiz dönem” olarak adlandırılmakta olup, bu süre içinde para politikasına yönelik dış iletişim yapılmamaktadır.  Bu dönem içerisinde PPK toplantısına hazırlık amacıyla karar alma sürecine teknik girdi sağlayan birimler PPK’ya kapsamlı analiz ve değerlendirmeler yapmaktadır. PPK 2023 yılında, önceden açıklanan bir takvim çerçevesinde yılda 12 toplantı yapacaktır.2 Para politikası kararı ile kısa gerekçesi, İngilizce çevirisi ile birlikte, toplantı ile aynı gün saat 14.00’te; PPK’nın ayrıntılı değerlendirmelerini içeren toplantı özeti ise toplantıyı takip eden beş iş günü içinde TCMB internet sayfasında yayımlanacaktır. Para politikası iletişimine, şeffaflık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkeleri doğrultusunda devam edilecektir. Para politikasının temel iletişim araçları PPK duyuruları ve Enflasyon Raporu’dur. Enflasyon Raporu’nun yılda dört defa yayımlanmasına ve para politikası uygulamalarının kamuoyu ile iletişiminin etkin bir şekilde yapılabilmesi amacıyla bilgilendirme toplantılarıyla tanıtılmasına devam edilecektir. TCMB’nin faaliyetleri, para politikası uygulamaları ve döneme özgü gelişmeler hakkında Başkan tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yapılan sunumlar da kamuoyunun bilgilendirilmesinde önemli bir paya sahip olacaktır. Başkan, Başkan Yardımcıları ve teknik içerikli konularda görevlendirilen TCMB mensupları tarafından diğer platformlarda yapılan sunum ve konuşmalar iletişim politikasının önemli bir bileşeni olmaya devam edecektir. Finansal İstikrar Raporu, TCMB’nin bir diğer önemli iletişim aracı olmaya devam edecektir. Bunun yanı sıra, aylık enflasyon gelişmelerini alt kalemler itibarıyla özetleyen Aylık Fiyat Gelişmeleri Raporu resmi fiyat istatistiklerinin açıklanması ile PPK toplantısı arasında geçen süre zarfında aylık enflasyon gelişmelerinin kamuoyu tarafından daha sağlıklı biçimde yorumlanmasına katkıda bulunması amacıyla bir iletişim aracı olarak kullanılmaya devam edilecektir. Bunlara ek olarak, para politikası ve Liralaşma Stratejisi kapsamında zorunlu karşılık düzenlemeleri ile, TL ve döviz likiditesi yönetimine ilişkin kamuoyuyla paylaşılan duyurular operasyonel çerçeveye yönelik iletişimin önemli unsurlarıdır. TCMB iletişiminin önemli hedef gruplarından olan basın, akademik çevreler ve genel kamuoyu ile iletişim sürdürülecektir. Reel ve finansal sektör temsilcileri, yurt içi ve yurt dışı kuruluşlar ve TCMB politikalarının tüm paydaşları ile yüz yüze etkileşim sağlamak üzere politika çerçevesi ve makroekonomik görünüm hakkında bilgilendirmeler yapılacaktır. TCMB, uluslararası etki alanını genişletmek amacıyla, uluslararası kuruluşlar ve platformlar ile diğer merkez bankaları gibi yurt dışı paydaşlarıyla etkin iletişimini sürdürecektir. TCMB tarafından yayımlanan çalışma tebliğleri, ekonomi notları, Merkezin Güncesi platformundaki blog yazıları ve TCMB’nin faaliyetleri ile para politikası uygulamaları hakkında çeşitli platformlarda yapılan sunumlar, seminer ve diğer etkinlikler de kamuoyunun bilgilendirilmesinde önemli bir paya sahip olacaktır. TCMB, sahip olduğu diğer iletişim kanallarına ek ve onları destekleyici olarak sosyal medya hesaplarını etkili birer iletişim kanalı olarak kullanmaya devam edecektir. Söz konusu hesaplar aracılığıyla TCMB’nin aldığı politika kararları ve gerekçeleri, uygulamaları, yayınları ve kurumsal haberler duyurulmaktadır. Bu kapsamda, TCMB duyuruları, raporları ve kullanılan para politikası araçları hakkında özet bilgilerin yer aldığı içerikler sosyal medya üzerinden kamuoyuyla paylaşılacaktır. Ayrıca, sosyal medyada yapılan paylaşımlar ile farklı hedef kitlelerin ekonomik analizler, kavramlar ve TCMB tarafından düzenlenen etkinlikler gibi farklı konular hakkında bilgi sahibi olmaları sağlanacaktır. Uygulanan para politikasının etkinliğinin artması için ilgili tüm paydaşlarla yüksek eşgüdüm içinde çalışılmaya devam edilecektir. TCMB, enflasyonun para politikası dışında kalan nedenlerine yönelik yapısal ve erken uyarı niteliğindeki analizlerini ve bulgularını da kamuoyu ve ilgili kurumlarla paylaşmayı sürdürecektir. Politika kararlarını yakın ve gerçek zamanlı veriler ile bilimsel temeli güçlü analizler ışığında şekillendirmek ve sürdürülebilir fiyat istikrarına katkı sağlamak amacıyla oluşturulacak araştırma gündemi kamuoyu ile paylaşılacak; TCMB’nin akademik çalışmaları destekleme faaliyetleri politika tasarım süreçlerini güçlendirmek için en verimli şekilde kullanılacaktır. Para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyici bir araç olarak likidite yönetimi ve bu kapsamda, TCMB fonlama miktarı, kullanılan araçlar, likiditenin dağılımı, vade yapısı ve fonlama imkânları için geçerli olan teminat yapısı önem arz etmektedir. Bu çerçevede, mevcut TL likidite yönetiminin bileşenleri olan APİ ve swap işlemlerinin büyüklüğü, toplam fonlamadaki payları, imkân bazında dağılımları ve teminatlandırma yapısı, 2023 yılı TL likidite yönetimi kapsamında gözden geçirilmeye devam edilecektir. 2023 yılında Liralaşma Stratejisi çerçevesinde, APİ fonlama imkânı için geçerli olan teminat yapısında sabit getirili TL cinsi varlıkların payı artırılmaya devam edilecek ve toplam fonlama miktarı içinde TCMB taraflı swap işlemleri karşılığında sağlanan fonlama miktarı kademeli olarak azaltılacaktır. Bankaların fonlama ve teminat kullanım imkânları liralaşma hedefleri doğrultusunda kalibre edilecektir. TCMB’nin temel politika aracı, miktar ihalesi yöntemiyle gerçekleştirilen bir hafta vadeli repo ihalesi faiz oranıdır. TL likiditesi yönetiminde; ▪ Günlük repo ihale miktarı belirlenirken ikincil piyasa gecelik faiz oranları ortalamasının politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı civarında oluşması, ▪ Uygulanan likidite yönetimi stratejisi ile uyumlu şekilde para piyasalarının etkin ve istikrarlı çalışması, ▪ TCMB fonlama imkânlarının ve bu imkânlar için geçerli olan teminat yapısının Liralaşma Stratejisi’ni kuvvetlendirici bir unsur olarak kullanılması, ▪ Kullanılan araçların para politikasının etkinliğini desteklemesi, ▪ Ödeme sistemlerinin kesintisiz çalışmasının temini hedeflenmektedir. Bu hedeflere ulaşmak ve para politikasının etkinliğini artırmak amacıyla likidite yönetimi genel çerçevesi, piyasadaki likidite düzeyi ve likiditenin sistem içindeki dağılımı dikkate alınarak belirlenecektir. Likiditenin haftanın günlerine dengeli dağılımının sağlanması amacıyla gerekli görülen günlerde, vadeleri 5 ile 12 gün arasında olmak kaydıyla farklı vadelerde birden fazla repo ihalesi açılmaya devam edilebilecektir. Likiditede öngörülemeyen nedenlerle sıkışıklık ortaya çıkması halinde 13.00-16.00 saatleri arasında haftalık vadede miktar yöntemiyle gün içi repo ihalesi yapılabilecektir. TCMB likidite yönetiminde araç çeşitliliğinin ve operasyonel esnekliğin korunabilmesi için teknik nedenlerle APİ portföyünde yeterli miktarda DİBS veya HMVKŞ tarafından ihraç edilen TL cinsi kira sertifikası bulundurulması gerekmektedir. Ayrıca, DİBS piyasalarında likiditenin desteklenmesi ve para politikası aktarım mekanizmasının güçlendirilmesi amacıyla doğrudan alım işlemleri yapılabilmektedir. Bu kapsamda, para piyasası faiz oranları üzerindeki operasyonel esnekliğin korunması amacıyla ve sistemin fonlama ihtiyacı ile bankacılık sistemindeki likidite dağılımı göz önünde bulundurularak, 2023 yılında TCMB APİ portföyü nominal büyüklüğü, ilave alım seçeneği saklı kalmak kaydıyla, TCMB haftalık bilanço aktif toplamının yüzde 7’si olarak belirlenecektir. Bu amaçla; ▪ Söz konusu APİ portföy hedefine ulaşmak üzere, 2023 yılında vadesi gelecek 26,9 milyar TL nominal kıymet tutarı da dikkate alınarak, doğrudan alım işlemlerinin gerçekleştirilmeye devam edilmesi, ▪ Doğrudan alım işlemlerinin, APİ portföyünün itfa profili ve piyasadaki likidite koşulları dikkate alınarak yıl içerisinde dengeli ve öngörülebilir bir çerçevede gerçekleştirilmesi, ▪ Doğrudan alımı yapılacak kıymetlerin alım yapılacak ayın ilk iş günü saat 10.00’da veri dağıtım firmaları aracılığıyla ilan edilmesi, ▪ Alım ihalesi düzenlenebilecek günlerin, piyasa koşulları dikkate alınarak belirlenmesi ve bu kapsamda açılan ihalelerin bir iş günü sonrası valörlü gerçekleştirilmesi, ▪ Alım ihalesine konu ihale miktarlarının piyasa koşulları dikkate alınarak belirlenmesi, ▪ İhalelere ilişkin diğer hususlarda mevcut düzenlemelerin geçerli olması ile birlikte, ihale miktarı, kıymet türü ve ihale şekline ilişkin olarak gerektiğinde her türlü değişikliğin yapılabilmesi, planlanmaktadır. TCMB fonlama imkânları için geçerli olan teminat sisteminde Liralaşma Stratejisi kapsamında gerçekleştirilen yapısal düzenlemeler, piyasa koşulları ve likidite gelişmeleri dikkate alınarak 2023 yılında değerlendirilmeye devam edilecektir. Bu amaç doğrultusunda, TCMB piyasa işlemleri teminat havuzunda TL cinsi varlıkları destekleyici şekilde düzenlemeler yapılacak, TÜFE’ye endeksli, dövize ve altına endeksli kıymetlerin teminat sistemine konu iskonto oranları yükseltilmeye devam edilecektir. Dalgalı döviz kuru rejimi sürdürülecek ve döviz kurları, serbest piyasa koşullarında, arz ve talep dengesine göre oluşmaya devam edecektir. TCMB, döviz kurlarının seviyesine ilişkin olarak herhangi bir hedefi gözetmemekte olup kurların düzeyini ya da yönünü belirleme amacıyla herhangi bir döviz alım ya da satım işlemi yapmayacaktır. TCMB, döviz piyasasının etkin bir şekilde çalışabilmesi ve sağlıklı fiyat oluşumlarının desteklenmesi amacıyla döviz kuru gelişmelerini ve buna ilişkin risk faktörlerini yakından takip etmeye ve gerekli önlemleri alarak ilgili araçları kullanmaya devam edecektir. Para politikasının etkinliği ve finansal istikrar açısından döviz rezervlerinin güçlendirilmesi önem teşkil etmektedir. Döviz rezervlerinin, sırasıyla, güvenli yatırım, likidite ve getiri öncelikleri doğrultusunda yönetilmesine ve rezerv kaynaklarının çeşitlendirilmesine devam edilecektir. Kamu iktisadi teşebbüslerinin döviz ihtiyacının gerekli görülen kısmı, HMB ile TCMB tarafından piyasa koşullarına göre doğrudan karşılanabilecektir. Bu çerçevede, piyasa şartları elverdiği sürece döviz satım tutarı kademeli olarak azaltılabilecektir. Yurt içi bankalarla, TL ve döviz likidite yönetimi kapsamında haftalık vadede altın ve döviz karşılığı TL kotasyon swap işlemleri ile geleneksel yöntemli swap ihaleleri gerçekleştirilecektir. Bununla birlikte, TCMB tarafından gerçekleştirilen swap işlem miktarının kademeli şekilde azaltılması hedeflenmektedir. TCMB, bankaların altın likidite yönetimlerine katkıda bulunmak amacıyla kendi bünyesindeki spot piyasada döviz karşılığı altın alım ve satım işlemlerine ve BIST Kıymetli Madenler ve Taşlar Piyasası’ndaki işlemlerine devam edebilecektir. Ayrıca, piyasa koşulları çerçevesinde lokasyon swap işlemleri gerçekleştirilebilecektir. TCMB ile döviz piyasalarında işlem yapmaya yetkili bankalar arasında gerçekleştirilen döviz karşılığı efektif işlemlerine devam edilecektir. TCMB nezdindeki Döviz Depo Piyasası’nda bankalara yaklaşık olarak toplam 50 milyar ABD doları limit ile bir hafta ve bir ay vadeli döviz likiditesi imkânı sağlanmaya devam edilecektir. Bankalar, TCMB’ye, kendilerine tanınan limitler çerçevesinde ve üç aya kadar çeşitli vadelerde teminat döviz deposu veya altın deposu getirebilecektir. TCMB, rezerv biriktirme amaçlı olarak ve TL karşılığında cevherden üretilen altın alımı işlemlerine devam edecektir. Devam eden swap anlaşmalarına ilaveten, diğer ülke merkez bankaları ile swap anlaşmalarının imzalanmasına yönelik görüşmelere devam edilecektir. 2023 yılında, zorunlu karşılıklar fiyat istikrarı ve finansal istikrar hedefi doğrultusunda parasal aktarım mekanizmasının sağlıklı işleyişini sağlamak ve makro finansal istikrara ilişkin riskleri sınırlamak amacıyla kullanılmaya devam edilecektir. Liralaşma Stratejisi çerçevesinde uygulanacak politikalar, bankacılık sisteminin hem varlık hem de yükümlülük tarafında Türk lirasının ağırlığının kalıcı olarak artırılması amacıyla güçlendirilerek kullanılmaya devam edilecektir. Bu kapsamda, 2023 yılının ilk yarısı için mevduatta liralaşma hedefi yüzde 60 olarak belirlenmiştir. Liralaşma Stratejisi kapsamında TL mevduatı destekleyecek mekanizmalar önceliklendirilecektir. Döviz ve altından dönüşüm ile YUVAM hesaplarına zorunlu karşılık ve menkul kıymet tesisi gibi düzenlemelerle verilen destek sürdürülürken, KKM dışındaki TL mevduat öncelikli olarak özendirilerek, TL mevduat tercihinin güçlenmesi yönünde adımlar atılmaya devam edilecektir. Hedefli kredi politikası makroihtiyati tedbirlerle sürdürülecek, zorunlu karşılıklar ile menkul kıymet tesisi uygulaması parametrelerinde kalibrasyona gidilebilecektir. Kredi büyümesinin finansal istikrarla uyumlu seyretmesi ve kredilerin iktisadi faaliyetle buluşması hedefi doğrultusunda politika araçları, fiyat istikrarı ile finansal istikrarı destekleyecek şekilde kullanılacak; üretim potansiyelini artıran ve istihdam ile cari dengeye katkı sağlayan hedefli alanlardaki finansal koşullar desteklenecektir. Bilançolarda YP kredi gelişiminin YP mevduat ile uyumlu hareket etmesi ve YP kredinin YP mevduata oranında dengeli yapının korunması finansal istikrar açısından önem arz etmektedir. Bu kapsamda, TL kredilerin yalnızca TL cinsi imkânlarla fonlanmasına ve YP mevduatın da azami ölçüde YP kredi fonlaması amacıyla kullanılmasına yönelik politikalar devreye alınabilecektir. TL cinsinden sabit getirili menkul kıymet tesis uygulaması, TCMB’nin makroihtiyati araç setinde önemli bir unsur haline gelmiş olup 2023 yılında da devam edecektir. Söz konusu uygulama, finansal sistemin kredi arz davranışı ve likidite yönetimi üzerindeki etkileri dikkate alınarak makroihtiyati politikalarla amaçlanan hedefleri desteklerken, para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğini artırmaktadır. Banka bilançolarında TL cinsinden sabit getirili ve uzun vadeli menkul kıymetlerin ağırlığı artırılarak, TÜFE’ye endeksli veya diğer endeksli menkul kıymetlerin oluşturduğu bilanço ve dolayısıyla parasal genişlemenin yaratacağı enflasyonist baskılar azaltılmış olacaktır. Liralaşma Stratejisi’nin bir gereği olarak TL cinsinden sabit getirili ve uzun vadeli menkul kıymetlerin banka aktifleri içindeki payının 2023 yılı içerisinde yüzde 5’e ulaşması, yakınorta vadede ise bu oranın kademeli olarak yüzde 10’a yükselmesi öngörülmektedir. Para politikası etkinliğinin korunması ve politika kararlarında amaçlanan hedeflere ulaşılması açısından kredi faizlerinin politika faizine yakınsaması gerekmektedir. Bu kapsamda üretim kapasitesine ve sürdürülebilir cari dengeye katkı sunan hedefli alanlarda kullandırılan ticari kredilerde faiz oranlarının firmaların finansmana erişimini destekleyecek şekilde belirlenmesine yönelik makroihtiyati adımlar 2023 yılında da uygulanmaya devam edecektir. Ayrıca, enflasyon hedeflerine kalıcı şekilde ulaşılmasını destekleyecek şekilde, kaynakların tüketimden ziyade üretimi finanse etmesine yönelik politikalar devreye alınacaktır. İhracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredileri ile YTAK’ın potansiyel üretim ve sürdürülebilir cari dengeye katkı sunacak hedefli alanlarda, harcama mukabili ve belirli limitler ölçüsünde ağırlıklı olarak TL cinsinden kullandırılmasına devam edilecektir. Dijital Türk Lirası İşbirliği Platformu, 2023 yılında seçili bankalar ve finansal teknoloji firmalarının katılımları ile genişletilecek ve geniş katılımlı pilot testlerin gerçekleştirileceği ileri fazlara geçilecektir. Liralaşma Stratejisi kapsamında, ödeme ve elektronik para kuruluşlarının dijital ekonomi yol haritasının önemli bir unsuru olan FAST sistemine doğrudan katılımı sağlanacaktır. TRKarekod kullanımı ile FAST işyeri ödemeleri ve kişiden kişiye ödemeleri destekleyen yenilikçi uygulamalar 2023 yılının ilk çeyreğinden itibaren kullanılmaya başlanacaktır. FAST güvenlik katman servisi SİPER platformunun ikinci fazında, merkezi yapıda toplanan veriler üzerinde makine öğrenme ve yapay zeka algoritmaları ile akıllı katmanlı stratejik ürünler geliştirilecektir. Yasadışı kullanımların da tespit edileceği sistem, 2023 yılının ikinci yarısında ödemeler ekosistemindeki tüm paydaşların hizmetine sunulacaktır.""

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar