Haberler

TCMB PPK TOPLANTI ÖZETİNİ YAYINLADI

TCMB PPK TOPLANTI ÖZETİNİ YAYINLADI

TCMB: Salgının etkilerini izlenerek eldeki araçlar fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda kullanmaya devam edilecek

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) normalleşmenin uzun  sürmesi veya önümüzdeki dönemde salgında ikinci bir dalga görülmesi  durumunda küresel ekonomide işaretleri görülmeye başlanan toparlanma  sekteye uğrayabilecek, küresel risk iştahında dalgalanmalar  gözlenebilecektir Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Ağustos ayı Para Politikası Kurulu (PPK) Toplantı Özeti Tam Metni: "Enflasyon Gelişmeleri 1. Temmuz ayında tüketici fiyatları yüzde 0,58 oranında artmış,  yıllık enflasyon 0,86 puan gerileyerek yüzde 11,76 olmuştur. Yıllık  enflasyondaki düşüş bir önceki yılın aynı ayındaki vergi  ayarlamalarının oluşturduğu baz etkilerinden kaynaklanırken, döviz  kuru ve ithalat fiyatları gibi maliyet unsurlarının yanı sıra  kredilerdeki güçlü ivme neticesinde enflasyon eğilimindeki artış devam  etmiştir. 2. Gıda ve alkolsüz içecekler yıllık enflasyonu Temmuz ayında 0,20  puan düşerek yüzde 12,73’e gerilemiştir. Meyve grubu kaynaklı olarak  işlenmemiş gıda yıllık enflasyonu 1,56 puan artarak yüzde 13,85  olmuştur. Diğer işlenmemiş gıda fiyatları yatay seyrederken, bu grupta  yumurta fiyatlarındaki yükseliş öne çıkmış, yılın ilk yarısında  belirgin bir artış eğilimi sergileyen bakliyat fiyatları ise  gerilemiştir. İşlenmiş gıda fiyatları Temmuz ayında ılımlı seyretmiş  ve baz etkisinin de desteğiyle grup yıllık enflasyonu 1,77 puan  düşüşle yüzde 11,64’e gerilemiştir. 3. Enerji fiyatları Temmuz ayında yüzde 2,50 oranında artmış, grup  yıllık enflasyonu 0,55 puan gerileyerek yüzde 8,57 olmuştur. Uluslararası petrol fiyatlarındaki toparlanma enerji fiyatlarını  yukarı çeken temel unsur olurken, şebeke suyu fiyatlarında da artış  gözlenmiştir. Aylık fiyat artışına rağmen, yönetilen kalemlerden  elektrik fiyatlarında önceki yıl yapılan ayarlamaya bağlı baz  etkisiyle grup yıllık enflasyonu düşmüştür. 4. Temel mal yıllık enflasyonu Temmuz ayında 2,81 puan azalarak  yüzde 8,58’e gerilemiştir. Bu düşüşte dayanıklı mal grubu belirleyici  olmuştur. Bu grupta, özellikle mobilya, otomobil ve  elektrikli-elektriksiz ev aletlerindeki fiyat artışlarına rağmen,  önceki yıldaki vergi ayarlamalarının oluşturduğu baz etkisi nedeniyle  yıllık enflasyon 5,56 puan azalarak yüzde 9,98’e gerilemiştir. Öte  yandan, giyim ve ayakkabı grubunda mevsimsel ortalamalara yakın fiyat  düşüşleri gözlenmiş, diğer temel mal grubunda ise ılımlı fiyat  artışları gerçekleşmiştir. 5. Hizmet fiyatları Temmuz ayında yüzde 1,06 oranında artmış,  yıllık enflasyon 0,04 puan yükselişle yüzde 11,80 olmuştur. Yıllık  enflasyon kira, lokanta-otel ve ulaştırmada gerilerken, haberleşme ve  diğer hizmetlerde artmıştır. Salgına bağlı birim maliyet artışları  azalarak da olsa etkisini sürdürmüştür. Bu kapsamda lokanta-otel  grubunda fiyatlar geçtiğimiz aya kıyasla bir miktar yavaşlasa da  yüksek bir artış kaydetmiştir. Ulaştırma hizmetleri fiyatları aylık  bazda gerilemiştir. 6. Ağustos ayında, kısa ve orta vadeli enflasyon beklentileri  artışını sürdürmüştür. TCMB Beklenti Anketi sonuçlarına göre enflasyon  beklentisi yıl sonu için yüzde 10,22’den yüzde 10,82’ye, gelecek on  iki ay için yüzde 9,33’ten yüzde 9,70’e güncellenmiştir. Beklentilere  ilişkin ankete dayalı göstergelerin yanı sıra tahvil getirilerinden  elde edilen enflasyon telafileri de artış kaydetmiştir.

Enflasyonu Etkileyen Unsurlar

7. İktisadi faaliyette kademeli normalleşme adımlarıyla birlikte Mayıs ayında başlayan toparlanma güç kazanmaktadır. Sanayi üretim  endeksi Haziran ayında mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış olarak  bir önceki aya göre yüzde 17,6 oranında artmıştır. Ciro endeksleri  toparlanmanın sektörel yayılımının artmaya başladığına işaret etmiş,  hizmet sektöründe sanayi sektörüne kıyasla daha gecikmeli gerçekleşen  iyileşmeye dair olumlu sinyaller artmıştır. 8. Üçüncü çeyreğe ilişkin anket göstergeleri ve yüksek frekanslı  veriler ikinci çeyrekteki sert daralmanın ardından ekonomide belirgin  bir toparlanmaya işaret etmektedir. Salgın hastalığa bağlı  gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin  sınırlandırılması amacıyla yakın dönemde uygulamaya konulan parasal ve  mali tedbirler, ekonominin üretim potansiyelini destekleyerek finansal  istikrara ve iktisadi faaliyetteki toparlanma sürecine katkıda  bulunmuştur. Son dönemde ticari kredilerde normalleşme eğilimi  gözlenirken, bireysel krediler güçlü seyretmiş ve yurt içi talebi  desteklemiştir. Finansman koşullarına duyarlılığı yüksek ve talebi  ertelenmiş kalemlere yönelik harcamalar güçlü seyrederken, elektrik  tüketimi de istikrarlı bir artış göstermektedir. Diğer taraftan,  ulaştırma, konaklama, yiyecek ve içecek hizmetleri gibi salgından en  çok etkilenen hizmet gruplarında iyileşme devam etmekle birlikte  görece zayıf seyir sürmektedir. 9. Yüksek frekanslı veriler ihracattaki toparlanmanın sürdüğünü  gösterirken, ithalatın belirgin bir ivme kazandığına işaret  etmektedir. Ertelenmiş talebe ve salgın tedbirleri kapsamında  uygulanan likidite ve kredi politikalarına bağlı olarak ithalatta  gözlenen canlanmanın, bu politika tedbirlerinin kademeli olarak  azaltılmasıyla dengelenmesi beklenmektedir. Turizm gelirlerinde salgın  hastalığa bağlı olarak gözlenen düşüşe rağmen seyahat kısıtlamalarının  hafifletilmesiyle kısmi bir iyileşme başlamıştır. Mal ihracatındaki  toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri ve reel kur  düzeyi önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir. Kurul, iktisadi faaliyetteki toparlanmanın sürekliliği ve  makrofinansal istikrar açısından cari işlemler dengesindeki seyrin  önemine dikkat çekmiştir. Bu kapsamda, yakın dönemde alınan  tedbirlerin kredi büyümesi ve kompozisyonu ile dış dengeye yansımaları  yakından takip edilmektedir. 10. Ekonomideki toparlanmanın ve alınan tedbirlerin etkisiyle  işgücü piyasasında kısmi iyileşme sinyalleri alınmakla birlikte, Mayıs  döneminde işsizlik oranları yükselmeye devam etmiştir. Bu dönemde  tarım dışı istihdam hizmetler sektörü kaynaklı olarak gerilemeye devam  ederken, inşaat istihdamı artış kaydetmiştir. Bir süredir düşüş  eğiliminde olan işgücüne katılım oranı ise yatay seyretmiştir. Öncü  göstergeler, iktisadi faaliyetteki toparlanmayla yeni iş ilanlarının  arttığını ve istihdam imkânlarının iyileşmeye devam ettiğini  göstermektedir. Kurul, kısa çalışma ödeneği başta olmak üzere işsizlik  sigorta fonu ve cari transferler aracılığıyla sağlanan desteklerin,  hanehalkı gelir kayıplarının sınırlanması ve istihdamın korunması  açısından kritik rol oynadığı değerlendirmesinde bulunmuştur.

Para Politikası ve Riskler

11. Küresel ekonomide, ülkelerin attığı normalleşme adımlarıyla  üçüncü çeyrekte kısmi toparlanma sinyalleri gözlenmekle beraber,  salgının yayılımını devam ettirmesi ve ikinci bir dalga yaşanma  olasılığına bağlı olarak toparlanmaya ilişkin belirsizlikler yüksek  seyretmektedir. Salgının ve sağlık önlemlerinin tüketim alışkanlıkları  ve genel harcama davranışına olası etkilerine yönelik belirsizlikler  devam etmektedir. Normalleşmenin uzun sürmesi veya önümüzdeki dönemde  salgında ikinci bir dalga görülmesi durumunda küresel ekonomide  işaretleri görülmeye başlanan toparlanma sekteye uğrayabilecek,  küresel risk iştahında dalgalanmalar gözlenebilecektir. 12. Temmuz PPK toplantısını takip eden dönemde, küresel  faaliyetteki toparlanmaya bağlı olarak ham petrol fiyatları ılımlı  artışını sürdürmüştür. Ancak petrol fiyatlarının bulunduğu seviye  küresel salgın öncesi dönemde görülen seviyelerinin altındadır. Diğer  taraftan, küresel iktisadi faaliyete dair belirsizlikler başta olmak  üzere emtia fiyatlarına ilişkin aşağı yönlü riskler canlılığını  korumakta olup, küresel enflasyon oranlarının 2020 yılında ılımlı bir  görünüm sergilemesi beklenmektedir. 13. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler genişleyici parasal ve  mali duruşlarını sürdürmektedir. Gelişmiş ülkelerde uzun vadeli faiz  oranları tarihsel düşük seviyelerde seyrini sürdürürken, gerek merkez  bankalarının açıklamaları gerekse piyasa beklentileri, düşük faiz  ortamının uzun bir süre devam edeceğine işaret etmektedir. Uygulanan  politikaların finansal piyasalar, büyüme ve istihdam üzerindeki  etkinliği, ülkeler itibarıyla salgının seyri ile politika alanının  büyüklüğüne göre farklılaşabilecektir. 14. Gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımları bir önceki  aya göre daha olumlu bir görünüm izlemiştir. Ağustos ayında borçlanma  senedi piyasalarına girişler ölçülü şekilde devam etmiş, hisse senedi  piyasalarında ise çıkışlar önceki aylara göre azalarak sürmüştür. Buna  karşın, küresel iktisadi faaliyet görünümüne ilişkin belirsizliklerin  sürmesi, önümüzdeki dönemde küresel risk iştahı ve gelişmekte olan  ülkelere yönelen portföy akımlarının dalgalı seyretmesine neden  olabilecektir. Nitekim Türkiye’nin risk primi salgın kaynaklı küresel  belirsizliklerin ve ülkeye özgü faktörlerin etkisiyle dalgalı bir  seyir izlemektedir. Belirsizliklerin yüksek seyrettiği bu süreçte,  salgın hastalığın sermaye akımları, finansal koşullar, dış ticaret ve  emtia fiyatları kanalıyla oluşturmakta olduğu küresel etkiler yakından  takip edilmektedir. Bu kapsamda Merkez Bankası, salgının Türkiye  ekonomisine etkilerini izleyerek elindeki araçları fiyat istikrarı ve  finansal istikrar amaçları doğrultusunda kullanmaya devam edecektir. 15. Parasal, finansal ve mali tedbirlerin yanı sıra kamu  bankalarının öncülüğünde ivme kazanan kredi genişlemesi, reel sektöre  kredi akışının kesintisiz devamına ve iktisadi faaliyetteki toparlanma  sürecine önemli katkı sağlamıştır. Böylelikle ekonominin üretim  potansiyeli desteklenmiş ve iktisadi faaliyet Mayıs ayından başlayarak  belirgin bir toparlanma eğilimine girmiştir. Kurul, ekonomideki  toparlanma ve bunun makro dengelere yansımalarını da gözeterek,  gelinen aşamada salgın dönemine özgü destekleyici makro politika  adımlarının kademeli olarak geri alınmasına yönelik uygun zeminin  oluştuğu değerlendirmesinde bulunmuştur. 16. Bu doğrultuda alınan likidite tedbirleri kapsamında, hedefli  ilave likidite imkânları kademeli olarak azaltılmaya başlanmıştır. Bununla birlikte, 7 Ağustos tarihinden itibaren haftalık repo  ihalelerine ara verilmiş  piyasa yapıcı bankalara tanınan likidite  imkân limitleri önce yarıya indirilmiş, sonrasında ise sıfırlanmış TCMB bünyesinde faaliyette bulunan Bankalararası Para Piyasası’nda  bankaların borç alabilme limitleri gecelik vadede yapılan işlemler  için yarıya düşürülmüştür. Likidite yönetimi kapsamında atılan  sıkılaştırma adımları çerçevesinde 13 Ağustos tarihinden itibaren  geleneksel repo ihalelerine başlanmıştır. Söz konusu adımlar,  önümüzdeki dönemde ağırlıklı ortalama fonlama maliyetini yukarı yönlü  etkilemeye devam edecektir. 17. Parasal sıkılaşma adımlarıyla uyumlu olacak şekilde, reel  kredi büyümesi koşullarını sağlayan bankaların Türk lirası ve yabancı  para zorunlu karşılık oranlarının arttırılmasına karar verilmiştir. Bu  kapsamda, kıymetli maden depo hesaplarına uygulanan zorunlu karşılık  oranları daha yüksek belirlenmiştir. Alınan bu kararlarla Mart ayından  itibaren uygulamaya konulan destekleyici adımlar aracılığıyla sağlanan  likiditenin önemli bir kısmı geri çekilecektir. Salgının olumsuz  etkilerinin sınırlandırılması amacıyla alınan tedbirlerin  normalleştirilmesi ve likidite politikalarında atılan sıkılaşma  adımlarının etkisiyle kredi ve mevduat faizlerinde artış görülmüş ve  kredi büyümesi yavaşlamaya başlamıştır. Kredi büyümesi ve  kompozisyonunun, iç ve dış dengeye yansımaları izlenmeye devam  edilmektedir. 18. Salgına bağlı birim maliyet artışlarına ilave olarak döviz  kuru ve kredilerde yaşanan gelişmeler talep yönlü dezenflasyonist  etkileri sınırlamakta ve çekirdek enflasyon göstergelerinin  eğilimlerinde yükseliş gözlenmektedir. Ağustos ayına ilişkin öncü  veriler, enflasyon eğilimindeki artışın devam ettiğine işaret  etmektedir. Salgına bağlı tedbirlerle kısa vadede etkili olan arz  yönlü unsurların, normalleşme sürecinin devamıyla kademeli olarak  ortadan kalkacağı öngörülmekle birlikte yakın dönemdeki gelişmeler  fiyatlama davranışlarına dair risk oluşturmaktadır. Bu kapsamda salgın  dönemine özgü finansal düzenlemelerin kademeli olarak  normalleştirilmesi ve son dönemde likidite yönetimi kapsamında atılan  sıkılaştırma adımlarının, makrofinansal istikrarı destekleyeceği  değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, salgının ilerleyişine bağlı  olarak iç ve dış talep koşullarının seyrine dair belirsizlikler  önemini korumaktadır. Bu çerçevede Kurul politika faizinin sabit  tutulmasıyla birlikte likidite tedbirlerinin sürdürülmesine karar  vermiştir. 19. Kurul, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk  priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve  ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem  taşıdığını değerlendirmektedir. Enflasyondaki düşüşün hedeflenen  patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki  temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal  duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki  düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda  elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. 20. Salgın sonrası dönemde uygulanan maliye politikası tedbirleri  parasal ve finansal diğer tedbirlerle birlikte salgına bağlı iktisadi  risklerin sınırlanarak ekonominin üretim potansiyelinin  desteklenmesine ve toparlanmanın başlamasına önemli katkı sağlamıştır. Ekonominin toparlanma sürecinde para ve maliye politikaları arasındaki  eşgüdümün sürdürülerek, makro politika bileşiminin enflasyondaki  düşüşün devamını sağlayacak ve cari dengeyi destekleyecek şekilde  belirlenmesi, büyümenin sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde  sürdürülebilmesi açısından büyük önem arz etmektedir. Önümüzdeki  dönemde, salgına bağlı etkiler nedeniyle toparlanması daha uzun  sürebilecek sektörlerin desteklenmesi için geçici ve hedefe yönelik  maliye ve benzeri politika uygulamalarının kritik önemde olduğu  değerlendirilmektedir. 21. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un  geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği  önemle vurgulanmalıdır."

İlgili Haberler

En Çok Okunanlar