Türkiye’den BM’de deniz güvenliği vurgusu: “Hukukun üstünlüğü ve seyrüsefer özgürlüğü esastır”
Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, BM Güvenlik Konseyi’nde düzenlenen deniz güvenliği oturumunda, Türkiye’nin denizlerde hukukun üstünlüğü ve seyrüsefer özgürlüğünü savunduğunu vurguladı. Yıldız, denizlerin ve okyanusların barışçıl kullanımının korunmasına öncelik verdiklerini belirtti.
Ahmet Yıldız, Türkiye’nin deniz güvenliğine yönelik uluslararası işbirliklerine aktif olarak katıldığını hatırlatarak, Somali, Aden Körfezi, Arap Denizi ve Afrika Boynuzu gibi bölgelerde yürütülen operasyonlara katkı sağladığını söyledi.
Kızıldeniz uyarısı: “Gazze etkisi taşma riski taşıyor”
Yıldız, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki gerginliklerin Gazze’deki İsrail saldırganlığıyla bağlantılı olarak bölgesel taşma riski taşıdığını ifade etti. Bu bağlamda ABD ile Yemen’deki Husiler arasında sağlanan ateşkesi olumlu karşıladıklarını söyledi.
Karadeniz Tahıl Girişimi vurgusu: “Bölgesel istikrarın teminatı”
Karadeniz’in Euro-Atlantik güvenliği açısından benzersiz bir öneme sahip olduğunu belirten Yıldız, Montrö Sözleşmesi sayesinde Karadeniz’in deniz çatışmalarından uzak kaldığını belirtti. Türkiye’nin ve BM’nin katkısıyla oluşturulan Karadeniz Tahıl Koridorunun hem gıda krizi hem de deniz güvenliği açısından büyük bir diplomatik başarı olduğunu söyledi.
“Türkiye, UNCLOS’a taraf değil ancak deniz hukukuna bağlı”
Türkiye’nin BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne (UNCLOS) taraf olmadığını ancak sözleşmenin önemini kabul ettiğini belirten Yıldız, bu kararın sözleşmenin kapalı denizlerdeki özel durumları yeterince dikkate almamasından kaynaklandığını açıkladı.
Doğu Akdeniz mesajı: “Hakkaniyetli paylaşım şart”
Yıldız, hidrokarbon kaynaklarının kullanımında ilgili halkların ve tarafların meşru haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak, maksimalist yaklaşımlardan kaçınılması çağrısı yaptı.


