Türkiye’nin yüzde 88’i kuraklık tehdidi altında: BM'den kritik uyarı

Birleşmiş Milletler destekli yeni rapor, küresel kuraklık krizinin derinleştiğini ve Türkiye’nin ciddi bir risk altında olduğunu ortaya koydu. 2023-2025 dönemini kapsayan raporda, Türkiye topraklarının %88’inin çölleşme tehdidiyle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor.
AKDENİZ BÖLGESİ İKLİM KRİZİNİN ODAK NOKTASI
Raporda Akdeniz, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgelerden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle sıcaklık artışları ve azalan yağış miktarlarına dikkat çekilerek, 1950’lerden bu yana kuraklık sıklığının ve şiddetinin önemli ölçüde arttığı belirtiliyor.
2050 yılına kadar Akdeniz’de sıcaklıkların 2-3 derece, 2100’e kadar ise 3-5 derece arasında artması bekleniyor. Her 2 derecelik sıcaklık artışı, suya erişimde %15’e kadar azalmaya neden olabilir.
TÜRKİYE, KURAKLIK RİSKİNİN EN YÜKSEK OLDUĞU ÜLKELER ARASINDA
Türkiye, raporda İspanya ve Fas ile birlikte iklim değişikliğinden en çok etkilenebilecek üç ülke arasında gösteriliyor. Uzmanlara göre Türkiye'nin iklim yapısı yarı kurak ve toprakları erozyona açık bir yapıya sahip.
2100 yılına kadar Türkiye’nin batı ve güney kesimlerinde sıcaklıkların 4-5 derece artması bekleniyor. Aynı süreçte yağış oranlarının da %30 azalacağı tahmin ediliyor.
SU FAKİRLİĞİ KAPIDA: NÜFUSUN %80’İ KURAKLIK RİSKİ ALTINDA
OECD’nin 2019 verilerine göre zaten su sıkıntısı çeken Türkiye, 2030 yılı itibarıyla su fakiri ülke statüsüne geçebilir. Bu senaryo gerçekleşirse, nüfusun ve tarım arazilerinin %80’i doğrudan kuraklık tehdidiyle karşı karşıya kalacak.
Tarımda su kullanımı kritik önemde. Şu an Türkiye’de kullanılabilir su kaynaklarının %75’i tarım alanında tüketiliyor. Uzmanlar, su verimliliğini artıracak yatırımların hızla yapılması gerektiği konusunda uyarıyor.
2025, SON 24 YILIN EN KURAK OCAK AYI OLARAK KAYITLARA GEÇTİ
2025 Ocak ayı, Türkiye genelinde son çeyrek yüzyılın en kurak dönemi oldu. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, ortalama yağışların sadece %6’sını alırken diğer bölgeler de ancak %30’una ulaşabildi.
"KURAKLIK ARTIK SESSİZ BİR KATİL"
Raporda kuraklık, "sessiz bir katil" olarak tanımlanıyor. Yavaş ilerleyen bu afet, kaynakları tüketiyor, yoksulluğu derinleştiriyor ve ekosistemleri çökertiyor. Etkiler sadece çevresel değil; sosyal ve ekonomik krizleri de tetikliyor.
DÜNYA GENELİNDE YOKSULLUK VE GIDA KRİZİ TIRMANIYOR
Kuraklık, Afrika, Akdeniz, Latin Amerika ve Asya'nın birçok bölgesinde gıda güvenliği, yoksulluk ve göç gibi krizleri körüklüyor. Somali’de bu yıl başında 4,4 milyon kişi gıda güvensizliği yaşarken, Kenya ve Etiyopya’da yağmur sezonları kurak geçti.
DOĞAL HAYAT VE TİCARET DE TEHDİT ALTINDA
Afrika’da binlerce hayvan kuraklıktan etkilendi. Zimbabve ve Namibya’da filler öldürüldü, su aygırları kuruyan nehirlerde mahsur kaldı. Amazon Havzası’nda su seviyeleri dibe vurdu, Panama Kanalı’ndaki düşüş ise küresel ticareti sekteye uğrattı.
ZORLA EVLİLİK, EĞİTİM KAYBI, KİRLİ SU: SOSYAL YIKIM DERİNLEŞİYOR
Doğu Afrika'da kuraklık nedeniyle zorla evlendirilen çocukların sayısı ikiye katlandı. Aileler geçim sıkıntısı nedeniyle kız çocuklarını küçük yaşta evlendirmeye yöneliyor. Hastaneler elektriksiz kalıyor, insanlar su bulmak için kurumuş nehir yataklarında kazı yapıyor.
BİR DAHA OLMAYACAK MI, YOKSA HAZIR MI DEĞİLİZ?
Uzmanlara göre asıl mesele kuraklığın tekrar yaşanıp yaşanmayacağı değil. "Bir dahaki sefere ne kadar hazırlıklı olacağız?" sorusu önümüzdeki yılların en kritik gündem maddesi olacak.


