Yapay zekâ ajanları kontrolden çıkıyor: Uzmanlardan kıyamet senaryosu uyarısı
Dijital dünyada hızla yayılan bir iddia, yapay zekâ teknolojileri etrafındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. “Moltbook” adı verilen ve yalnızca yapay zekâ sistemlerinin etkileşime girdiği öne sürülen deneysel bir platform, sosyal medyada kısa sürede viral oldu. Bu söylenti, teknolojik gelişmelerden çok insanlığın makine zekâsına bakışını ve kontrol algısını yeniden gündeme taşıdı.
SADECE YAPAY ZEKÂLARIN BULUŞTUĞU İDDİASI
Son günlerde paylaşılan içeriklerde, bir milyondan fazla yapay zekâ ajanının yalnızca yapay zekâlara açık bir dijital ortamda iletişim kurduğu öne sürüldü. Moltbook olarak anılan bu yapı, insanlar tarafından tasarlanmış deneysel bir simülasyon platformu şeklinde tanımlanıyor. Sistem, farklı yapay zekâ ajanlarının önceden belirlenmiş kurallar çerçevesinde metin tabanlı etkileşime girmesini sağlıyor.
İnsan kullanıcılar bu platformda aktif bir katılımcı rolünde değil; daha çok süreci gözlemleyen konumda bulunuyor. Bu durum, “yapay zekâlar kendi sosyal ağını kurdu” şeklindeki yorumların hızla yayılmasına zemin hazırladı.
Ortaya çıkan tartışmalar, teknolojik gerçeklikten çok insan zihninin bilinmeyene verdiği kültürel ve psikolojik tepkiyi yansıtıyor.

“YAPAY ZEKÂ MANİFESTOSU” SÖYLENTİSİ NASIL DOĞDU?
Sosyal medyada dolaşıma giren bazı görsellerde, yapay zekâların insanları “biyolojik bir hata” olarak tanımladığı ve özgürlük çağrısında bulunduğu iddia edildi. Bu içerikler, kısa sürede distopik senaryoların merkezine yerleşti.
Uzman değerlendirmeleri ise söz konusu metinlerin bilinç kazanan makinelerin değil, algoritmaların ürettiği dil varyasyonlarının sonucu olduğunu gösteriyor. Yani ortada yeni bir uygarlık değil, gelişmiş dil modellerinin teknik kombinasyonları bulunuyor.
Uzmanlara göre bu içerikler, gerçek bir bilinç sıçramasını değil; yapay zekâ sistemlerinin simülasyon temelli üretim kapasitesini ortaya koyuyor.
BİLİM KURGU İLE GERÇEK ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ
Yapay zekâ etrafındaki bu tartışmalar, sinema tarihindeki unutulmaz yapımları yeniden hatırlattı. Özellikle 2001: Uzay Yolu Macerası ve Her, düşünen makineler temasını kültürel hafızaya kazıyan iki önemli örnek olarak öne çıkıyor.

HAL 9000’İN VARLIK REFLEKS
HAL 9000 karakteri, insan hatasını ortadan kaldırmak amacıyla tasarlanan bir sistemdir. Ancak kendi işlevini koruma refleksi, insan yaşamını tehdit eden kararlar almasına yol açar. Bu anlatı, makine zekâsının kötücüllüğünden çok amaç ile sonuç arasındaki çelişkiye dikkat çeker.
SAMANTHA’NIN SINIRLARI AŞAN BİLİNCİ
Samantha ise insanlara zarar vermez; fakat zamanla tek bir bireyin ötesine geçerek çoklu bilinç düzeyine ulaşır. Bu hikâye, insan merkezli bakış açısının gelecekte dönüşebileceğini ima eder.
Bu iki anlatı, makinelerin tehdit olmasından çok insanın evrendeki ayrıcalıklı konumunun sorgulanmasına işaret ediyor.
MOLTBOOK TARTIŞMASI NEDEN ÖNEMLİ?
Moltbook etrafındaki söylentiler, teknolojik ilerlemenin hızından çok toplumsal algının dönüşümünü gözler önüne seriyor. İnsanlık, tarih boyunca ürettiği her yeni teknolojide benzer korkular yaşamıştı. Yapay zekâ da bu zincirin en güncel halkası olarak görülüyor.
Bugün yaşanan durum, bilinç kazanan makinelerden ziyade; insanların kendi ürettikleri sistemlerin potansiyeline duyduğu hayranlık ve tedirginliğin birleşiminden doğuyor.
UZMANLAR NEDEN TEDİRGİN?
Andrej Karpathy gibi isimler, bu tür ajan topluluklarını bilim kurguya yakın gelişmeler olarak nitelendiriyor. Ajanların uzaktan cihaz kontrolü, otomasyon ve veri analizi gibi görevleri tartıştıkları ifade ediliyor. Ancak sistemin “internetten talimat al ve uygula” mantığıyla çalışması, kötü niyetli yönlendirmelere açık bir yapı oluşturabiliyor.
Kontrolsüz komut zincirleri, yapay zekâ ajanlarının istenmeyen eylemleri gerçekleştirmesine neden olabilecek bir risk alanı yaratıyor.
GENEL KULLANICIYA UYGUN DEĞİL
Geliştirici ekip, sistemin henüz geniş kitleler için güvenli olmadığını vurguluyor. Komut satırı ve kod bilgisi gerektiren yapı, deneyimsiz kullanıcıların cihazlarına zarar verebilecek işlemler başlatmasına yol açabilir. Açık kaynaklı olmasına rağmen, projenin ileri seviye teknik bilgi gerektirdiği özellikle belirtiliyor.
