Yurt dışına çıkacaklar dikkat: Avrupa kapılarında yeni dönem başladı, kurallar değişti

Avrupa Birliği, sınır yönetiminde köklü bir değişikliğe giderek Schengen bölgesine girişlerde yıllardır uygulanan pasaport damgalama sistemini devre dışı bıraktı. Bugün itibarıyla yürürlüğe giren yeni uygulama ile birlikte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da dahil olduğu tüm AB dışı yolcular için dijital takip süreci resmen başladı. Yeni sistem, hem güvenliği artırmayı hem de sınır geçişlerini hızlandırmayı hedefliyor.

BİYOMETRİK KAYIT ZORUNLU HALE GELDİ

Yeni uygulamayla birlikte sınır kapılarında klasik kontrol yöntemleri yerini tamamen dijital sisteme bırakıyor. Artık yolcuların Schengen bölgesine giriş ve çıkışlarında biyometrik verilerini sisteme kaydettirmesi gerekiyor. Bu kapsamda;

Parmak izi alınması

Biyometrik fotoğraf çekimi

zorunlu hale getirildi. Yolcuların biyometrik verileri sisteme kaydedilerek 3 yıl boyunca güvenli şekilde saklanacak. Bu uygulama sayesinde sonraki seyahatlerde işlemlerin daha hızlı ve sorunsuz ilerlemesi amaçlanıyor.

90/180 GÜN KURALI ARTIK OTOMATİK TAKİPTE

Schengen kuralları kapsamında uygulanan 90 gün kalış süresi artık manuel hesaplamaya ihtiyaç duymayacak. Yeni dijital sistem, yolcuların giriş-çıkış verilerini analiz ederek 180 gün içerisindeki 90 günlük kalış hakkını otomatik olarak hesaplayacak. Süre ihlali yapan yolcular sistem tarafından anında tespit edilerek ilgili sınır birimlerine bildirilecek. Böylece hem denetimler sıkılaşacak hem de hatalı hesaplamaların önüne geçilecek.

Ayrıca bu değişiklikle birlikte pasaportlara vurulan damgalar da tamamen ortadan kalkacağı için sayfa doluluğu gibi sorunlar da tarihe karışacak.

VİZE SÜREÇLERİNDE DOLANDIRICILIK UYARISI

Yoğun talep nedeniyle zaman zaman gündeme gelen “randevu satışı” iddialarına ilişkin yetkili kurumlardan da dikkat çeken açıklamalar geldi. Vize başvuru süreçlerinde aracı kurumlar dışında farklı kanallardan işlem yapılmaması gerektiği vurgulanıyor. Resmi kurumlar, ücret karşılığında randevu ayarladığını iddia eden kişi ve platformlara karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.

Yetkililer, şüpheli durumlarla karşılaşılması halinde yalnızca resmi iletişim ve etik bildirim kanallarının kullanılması gerektiğinin altını çiziyor.