2023 yılında Javier Milei’nin başkan olarak seçilmesi Arjantin tarihinde bir dönüm noktası oldu. Ağır ekonomik kriz, hiper enflasyon ve yapısal sorunlara bunalmış ve çözüm bulamayan Arjantin halkı çözümü "anarko-kapitalist" olarak anılan Javier Milei'yi Devlet Başkanlığına seçmekte buldu. Milei'nin iktidara gelişiyle birlikte uygulamaya konan ekonomik reformlar, birçok çevre tarafından "Arjantin mucizesi" olarak adlandırılan bir dönüşümü beraberinde getirdi.
Milei, göreve gelir gelmez geleneksel Keynesyen politikaları rafa kaldırdı ve devletin ekonomideki ağırlığını azaltmaya yönelik şok terapisi uygulamasını başlattı. Bu kapsamda kamu harcamalarında %27,5 oranında kesinti yapıldı, 34.000'den fazla kamu çalışanı işten çıkarıldı. Milei'nin göreve başladığı dönemde %5,7 olan işsizlik oranı, 2024 sonunda %6,4'e yükseldi. Enerji ve ulaşım sübvansiyonları kaldırıldı. Bu adımlar, ilk etapta toplumda tepkiyle karşılanmış olsa da, mali disiplini yeniden tesis etme konusunda çok önemli bir zemin hazırladı.
2023 sonunda %211 olan yıllık enflasyon, Milei'nin parasal disiplin politikalarıyla birlikte Nisan 2025 itibariyle %66,9'a geriledi. Aylık bazda enflasyon %25,5 seviyesinden %2,8'e düşürüldü. Enflasyondaki bu gerileme, halkın tüketici güveni ve piyasa beklentileri üzerindeki olumlu etki oluşturmuştur.
Arjantin'in uluslararası finans camiasındaki kredibilitesini artırdı.Milei döneminde uygulanan politikalar sadece fiyat istikrarı sağlamakla kalmadı. 2023 yılında GSYH'nin %5'i seviyesinde olan bütçe açığı, 2024 sonunda fazla vermeye başladı. Kamu borçlanma ihtiyacı azaldı, CDS 561 baz puanla son yılların en düşük seviyesine geriledi. IMF ile yapılan 20 milyar dolarlık yeni anlaşma, Şok terapisi uygulamasının yan etkileri de oldu. Kamu maaşlarının reel olarak düşmesi, eğitim ve sağlık gibi hizmetlerdeki kaynak daralması, toplumun alt gelir gruplarını olumsuz etkiledi. Ancak bu süreç, orta vadede yoksulluk oranının %57'den %38'e gerilemesiyle birlikte kısmen dengelendi.
Milei'nin politikaları, klasik neoliberal reformların modern bir versiyonu olarak değerlendiriliyor. Arjantin, tarihinde ilk kez kamu maliyesinde bu kadar kısa sürede bütçe fazlası veren bir yapıya ulaştı. Milei'nin karizmatik liderliği ve siyasi iradesi, reformların kamuoyunda destek bulmasını sağladı.
Peki Milei’nin uyguladığı politikalar tamamen yeni miydi yoksa daha önce Arjantin’in uyguladığı 1991 yılı konvertibilite programından esinlenmiş miydi?
Aşağıdaki tabloda iki programın özet karşılaştırması bulunmaktadır.

Aslında Milei’nin uyguladığı politikaların, El Turco lakaplı Arjantin Devlet Başkanı Carlos Menem’in uyguladığı 1991 Konvertibilite programıyla büyük ölçüde benzerlik gösterdiği görülmektedir. Konvertibilite programı 2001 yılında Arjantin’de yaşanan büyük krizle birlikte çökmüştü. Bu çöküşe götüren temel sebepler olarak, sabit kura dayalı olarak aşırı değerlenen peso nedeniyle cari işlemler dengesi açığının sürdürülemez hale gelmesi, 1990’lı yılların ikinci yarısında kamu harcamalarındaki gevşemelerle birlikte sıkı bütçe çıpası programına uyulmaması, ekonomin aşırı derece sıcak paraya bağımlı hale gelmesi gösterilebilir. Milei programında geçmiş dönem yapılan hatalar tekrarlamaz ve programına sıkı sıkıya bağlı kalınırsa programın başarılı olma ihtimali bulunmaktadır. Ancak programın başarısının sıkı mali disipline dayalı olması ileride sosyal tepkileri de beraberinde getirebilir. Bu başarı ihtimali Milei’nin oluşabilecek sosyal tepkilere karşı ne kadar direnebileceğine de bağlı diyebiliriz.