Eurovizyon kararı: Soykırımı unut, dansa devam

Dünyada ciddi bir uyanış yaşanıyor ve eski dünyanın atıl kurumları artık yükselen dip dalga taleplere cevap vermekte yetersiz kalıyor. Avrupa’da farklı milletlerin ve ulus devletlerin halklarının kültürel çeşitliliklerini kutladığı Eurovizyon’da yaşananlar da bunun bir yansıması. Tüm dünya halklarını dehşet verici bir soykırıma maruz bırakan İsrail rejimi, Eurovizyon komitesi tarafından herhangi bir oylama bile yapılmadan kabul edildi.
Hiçbir şey olmamış, binlerce masum katledilmemiş, gözümüzün önünde insanlar aç bırakılmamış gibi bizden dans etmemiz ve şarkılar söyleyerek birbirimizi alkışlamamız filan isteniyor.
Gerçekten çok merak ediyorum: Biz neyi kutluyoruz?
İnsanlık olarak maruz kaldığımız bu dehşetli iki yılın ardından ‘business as usual’ (her şey yolunda) diyerek Şükran Günü’nde hindimizle, Noel kutlamalarında çam ağaçlarımızla, TV’lerimizin karşısında Eurovizyon şarkılarıyla her şey yolundaymış gibi davranmamız bekleniyor. Sıradan halka biraz ‘ekmek ve eğlence’ (bread and circuses) verirlerse unuturuz, üzerinde durmayız diye düşünülüyor. Romalı şair Juvenal, M.S. 100 yılında bu ‘ekmek ve eğlence’ ifadesini ilk kez kullanmış. Bu kavram, genelde Batı’da halkın politik veya sosyal farkındalığını azaltmak için temel ihtiyaçlar ve eğlence ile oyalandığı durumları anlatmak için sıklıkla kullanılır. Biraz ekmek, biraz eğlenceye kanarız; gerisini sorgulamayız diye düşünülüyor. Sosyal medya, eğlence programları, futbol maçları, magazin haberleri ve hatta Eurovizyon… Tüm bunlara bir de bu gözle bakın lütfen.
Fakat güç ve iktidar sahibi olanların hatırlamaları gereken gerçek şudur: Vicdanlar bir kez uyandı mı, artık uykuya geri dönüş yoktur. Bu yüzden de zaten devam ettirdiğimiz boykotlarımıza son halka olarak bir de Eurovizyon’u eklemeli, İsrail rejimine kucak açan komiteyi de protesto etmeliyiz. Nasıl mı? İzlemeyerek, katılmayarak, yok sayarak.
Çifte standard
Aynı Eurovizyon komitesi, Rusya’nın Ukrayna’ya irmesinden tam bir gün sonra, 25 Şubat 2022’de Rusya’nın Eurovizyon’a katılamayacağını duyurmuştu. Çifte standartın daniskası. Üstelik daha içler acısı olan kısmı, bu kararı Eurovizyon’da Avrupa Yayın Birliği (EBU) alıyor. Toplam 56 ülke ve 113 yayın kurulu temsilcisi bulunuyor. Peki İsrail’in 2026 Eurovizyon Şarkı Yarışması’na katılıp katılmamasına dair bir oylama yapıyorlar mı? Hayır. Aylardır birçok ülke ve kamuoyu, İsrail’in yarışmaya katılması hâlinde yarışmayı protesto edeceklerini defaatle söylediği hâlde bir oylama bile yapmaya gerek görmemişler.
Kararın ardından tepkiler art arda geldi. Bana göre Avrupa Birliği’nin vicdanını temsil eden iki ülke, İrlanda (RTE) ve İspanya (RTVE), yarışmaya katılmayacaklarını ve yarışmayı yayınlamayacaklarını duyurdu.
Hollanda (Avrotros) ve Slovenya (RTVSLO) da yarışmaya katılmayacaklarını açıkladı. Şu anda Eurovizyon’un Avusturya’da yapılacak olan 2026 yarışmasını boykot edecek ülkelerin sayısı dört. Fakat önümüzdeki günlerde sayının daha da artacağına inanıyorum. Yayıncılar yayınlasa bile, artık uyanmış olan Avrupa halklarının yarışmayı izlemeyerek gereken sivil itaatsizliği göstereceklerine yürekten inanıyorum.
Biraz ekmek ve biraz eğlence artık insanları kesmiyor!
Milyarderlerin Serveti 16 Trilyon Dolara Yaklaştı
Özellikle salgın döneminden bu yana inanılmaz bir servet kayması yaşanıyor. Fakir, fakirleştikçe orta direk de fakirlerin arasına karışmak zorunda kalıyor. Üstelik bu durum, en gelişmiş ekonomilerde de sistematik bir şekilde gerçekleşiyor.
Son veriler bunu destekler nitelikte: İsviçre bankası UBS, küresel milyarder sayısının bu yıl 2 bin 919’a yükseldiğini ve toplam servetlerinin 15,8 trilyon dolara ulaştığını açıkladı. Rapora göre, teknoloji hisseleri ve finansal varlıklardaki genel artış, milyarderlerin servetini zirveye taşıdı. Geçen yıla göre milyarder sayısı yüzde 8,8 artarken, toplam servet yüzde 13 yükseldi. Bu artış, 2021’den sonraki en yüksek ikinci yıllık yükseliş olarak kayıtlara geçti.
Bu bilgiyi akılda tutarak, tüm dünyada artan servet vergisi tartışmalarını da önümüzdeki hafta anlatacağım.
Şimdiden size güzel bir hafta sonu dilerim. Sağlıcakla kalın. Allah’a ısmarladık.