Kamu Harcamalarının Enflasyona Etkisi
Kamu harcamaları ve artan borç, sıkça enflasyonun başlıca nedeni olarak görülür. Ancak veriler bu ilişkinin her zaman geçerli olmadığını göstermektedir. Japonya’nın kamu borcu GSYH’sinin iki katını aşmasına rağmen 2025’te enflasyon yüzde 3,2’de kalmıştır. Türkiye’de ise borç düşük, enflasyon yüzde 34,9’dur.
Harcamanın türü ve finansmanı
Maaş ve sosyal yardımlar talebi doğrudan artırır; üretim aynı hızda artmazsa fiyatlar yükselir. Enerji destekleri fiyatları kısa vadede düşürse de destek kaldırıldığında fiyatlar yeniden yükselir. Altyapı yatırımları ise zamanla üretimi artırarak baskıyı hafifletebilir. Vergiyle karşılanan harcama, borçla karşılanana göre talebi daha az artırır. ABD’de pandemi dönemindeki gelir desteklerinin enflasyonu 2021 sonuna kadar yaklaşık 3 puan artırmış olabileceği tahmin edilmektedir.
Fransa ve Almanya: Aynı para, farklı sonuçlar
İki ülke aynı para birimini ve para politikasını paylaşmasına rağmen farklı tablolar sergilemektedir.

Kaynak: IMF, Nisan 2026 (2025 verileri). Faizler Ağustos 2026 ortalaması; Türkiye 30 Eylül 2026.
Fransa, örneklemde kamu harcamalarının GSYH’ye oranı (yüzde 57,5) en yüksek olan ülkedir; buna rağmen enflasyon yüzde 0,9’dur. Ancak süregelen bütçe açıkları borçlanma maliyetini artırmaktadır. İki ülkenin 10 yıllık faiz farkı 2019’daki 0,4 puandan Ağustos 2026’da 0,8 puana çıkmıştır. Almanya’da ise artan altyapı ve savunma harcamalarının kısa vadede fiyat baskısı yaratabileceği değerlendirilmektedir. IMF, Almanya’da enflasyonun 2026’da yüzde 2,7’ye çıkmasını beklemektedir.
Türkiye için anlamı
Düşük borç Türkiye için önemli bir tampondur: aynı faiz artışı Japonya’ya yaklaşık dokuz kat daha pahalıya mal olur. Ancak 10 yıllık faizin yüzde 35’in üzerinde seyretmesi, kalıcı düşüş için fiyat istikrarına ve mali çerçeveye güvenin gerekli olduğunu göstermektedir.
Sonuç
Harcamanın enflasyona etkisi; neye yapıldığına, nasıl finanse edildiğine ve politikalara duyulan güvene bağlıdır. En çarpıcı karşılaştırma, yüksek borçla düşük enflasyonun ve düşük borçla yüksek enflasyonun aynı örneklemde bulunmasıdır. Tahvil faizlerinde ise aynı para birimindeki Fransa–Almanya ayrışması, mali güvenin fiyatlandığını gösteren güçlü bir gözlemdir. Bunlar, maliye politikasının enflasyonu etkileyemediği sonucunu değil, etkinin koşullara ve politika bileşimine bağlı olduğu sonucunu destekler.
