Bakır fiyatları zirveye koşuyor: Büyük açık kapıda
Sanayi üretiminden savunma teknolojilerine, yenilenebilir enerjiden yapay zekâ altyapılarına kadar sayısız alanda kullanılan bakır, küresel ekonominin en stratejik metallerinden biri haline gelmiş durumda. Elektrifikasyon çağının hızlanmasıyla birlikte bakıra olan ihtiyaç rekor seviyelere doğru ilerlerken, üretim tarafındaki yavaşlama ise piyasada ciddi bir dengesizlik riskini gündeme taşıyor.
Son dönemde uluslararası piyasalarda bakır fiyatları güçlü bir yukarı yönlü seyir izliyor. Arz endişelerinin artmasıyla birlikte bakırın libresi 5,96 dolar seviyesine kadar tırmanarak tarihi zirveye oldukça yaklaştı. Fiyatlardaki bu hareket, yalnızca spekülatif değil; uzun vadeli yapısal bir dönüşümün işareti olarak görülüyor.
2040’A KADAR DEV SIÇRAMA: TÜKETİM YÜZDE 50 ARTACAK
Enerji dönüşümü ve dijitalleşmenin etkisiyle küresel elektrik tüketiminin önümüzdeki yıllarda sert şekilde yükselmesi bekleniyor. Buna paralel olarak bakıra olan ihtiyaç da hızla büyüyor. Mevcut 28 milyon metrik ton seviyesindeki yıllık küresel bakır talebinin, 2040 yılına gelindiğinde 42 milyon metrik tona ulaşacağı öngörülüyor.
Küresel bakır talebinin 2040 yılına kadar yaklaşık yüzde 50 artması bekleniyor. Bu artışın temelinde ekonomik büyüme, yenilenebilir enerji yatırımları, elektrikli araç üretimi, veri merkezleri ve yapay zekâ uygulamalarının hızla yayılması yer alıyor. Özellikle veri merkezlerinin yüksek enerji tüketimi, bakır kullanımını doğrudan artıran başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.
10 MİLYON TONLUK ARZ AÇIĞI RİSKİ
Talep cephesindeki güçlü büyümeye karşın üretim tarafı aynı tempoyu yakalayamıyor. Uzman raporlarına göre, yeni maden yatırımları hızlanmazsa 2040’a kadar küresel ölçekte yaklaşık 10 milyon metrik tonluk bir bakır arz açığı oluşabilir.
Yeni yatırımların gecikmesi halinde küresel bakır piyasasında 10 milyon tona yaklaşan arz açığı ortaya çıkabileceği tahmin ediliyor. Özellikle Güney Amerika’daki büyük üretim bölgelerinde cevher kalitesinin düşmesi, madenciliği hem teknik açıdan zorlaştırıyor hem de maliyetleri yukarı çekiyor.
MADEN AÇMAK 17 YIL SÜRÜYOR: SÜREÇLER ÜRETİMİ YAVAŞLATIYOR
Bir bakır madeninin keşiften üretime geçmesine kadar geçen sürenin ortalama 17 yılı bulması, arz artışının neden sınırlı kaldığını net biçimde ortaya koyuyor. Bu sürenin önemli bir kısmı çevresel izinler, etki değerlendirmeleri ve yerel halkla yapılan istişare süreçleriyle geçiyor.
Artan enflasyon, düşük cevher tenörleri ve daha derin sahalarda yapılan madencilik faaliyetleri de üretim maliyetlerini yukarı taşıyor. Bu durum, uzun vadede fiyatların yüksek kalabileceği beklentisini güçlendiriyor.
ÇİN ETKİSİ VE FAİZ BEKLENTİLERİ FİYATLARI DESTEKLİYOR
Uzmanlara göre bakır talebindeki ivmenin önemli kaynaklarından biri Asya. Çin’de yenilenebilir enerji yatırımları, elektrikli araç üretimi ve çip–yapay zekâ temelli teknolojilerdeki büyüme, bakır tüketimini hızlandırıyor.
Küresel ekonomide faiz indirimlerinin gündeme gelmesi ve toparlanma beklentilerinin güçlenmesi de sanayi metallerine yönelik talep projeksiyonlarını yukarı çekiyor. Otomotiv sektörünün özellikle Çin’de güçlü seyretmesi, bakır talebine ilave destek sağlıyor.
Arzın sınırlı kalması ve talebin düzenli artışı, bakır fiyatlarında yukarı yönlü potansiyelin sürdüğüne işaret ediyor.
