Türkiye savunmada nasıl bu noktaya geldi? Yılmaz sebebini açıkladı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, küresel güvenlik dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye’nin savunma sanayiinde sahip olduğu konumun tesadüf olmadığını vurguladı. Antalya’da düzenlenen 5. Savunma ve Havacılık Sanayiinde Küresel Stratejiler Konferansı’nda konuşan Yılmaz, Türkiye’nin yıllar önce başlattığı vizyoner adımların bugün ülkeye stratejik avantaj sağladığını belirtti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın da katıldığı konferansta, dünya genelinde artan jeopolitik gerilimlerin savunma harcamalarını yükselttiğine dikkat çekildi. Avrupa’dan NATO’ya kadar birçok uluslararası yapının yeni güvenlik stratejileri geliştirdiğini hatırlatan Yılmaz, bu dönüşümün merkezinde teknolojinin yer aldığını söyledi.

ERKEN BAŞLAYAN STRATEJİ, BUGÜN AVANTAJA DÖNÜŞTÜ

Türkiye’nin savunma alanındaki başarısının temelinde güçlü siyasi kararlılık bulunduğunu ifade eden Yılmaz, sürecin uzun soluklu bir vizyonun ürünü olduğunu dile getirdi.

“Savunma sanayii sıradan bir üretim alanı değil; güçlü siyasi destek olmadan ilerlemesi mümkün olmayan stratejik bir sektördür.”

Türkiye’nin erken harekete geçmesinin bugün büyük bir rekabet avantajı sağladığını belirten Yılmaz, diğer ülkelerin de benzer adımlar attığını ancak sonuçların yıllar içinde görüleceğini söyledi.

SAVUNMA SANAYİİNDE RAKAMLAR TÜRKİYE’NİN YÜKSELİŞİNİ GÖSTERİYOR

Türkiye’nin savunma ve havacılık ekosistemi hızla büyüyor. Sektörde faaliyet gösteren firma sayısı 3 bin 500’ü aşarken, yürütülen proje sayısı 1400’ün üzerine çıktı. Yaklaşık 100 bin kişiye nitelikli istihdam sağlanıyor ve bu sayının yakın dönemde 150 bine ulaşması hedefleniyor. Sektörün toplam cirosu 20 milyar dolar seviyesini geçerken, üretimde yerlilik oranı yüzde 80’in üzerinde seyrediyor.

“Türkiye artık geçmişte satın alamadığı ürünleri bugün dünyanın dört bir yanına ihraç eden bir ülke konumuna geldi.”

Savunma sanayii ürünleri 185 ülkeye ulaşıyor ve Türkiye, küresel ölçekte en fazla ihracat yapan ülkeler arasında üst sıralara tırmanıyor.

YENİ HEDEF: TEKNOLOJİ VE ORTAKLIK ODAKLI BÜYÜME

Yılmaz, mevcut başarıların korunması için yeni hedeflerin belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Yapay zekâ tabanlı sistemlerin savunma teknolojilerine daha fazla entegre edilmesi, dost ülkelerle ortak platformlar kurulması ve AR-GE iş birliklerinin artırılması gerektiğini söyledi.

“Savunma sanayiinde geliştirilen teknolojiler zamanla sivil sektörlere de yayılıyor ve ülke ekonomisinin genel teknolojik seviyesini yükseltiyor.”

Bu dönüşümün yalnızca askeri değil, ekonomik bağımsızlık açısından da kritik önemde olduğunu belirten Yılmaz, savunma alanındaki ilerlemenin cari açığın azalmasına, yüksek katma değerli üretime ve refah artışına katkı sunduğunu ifade etti.

TÜRKİYE YÜZYILI VİZYONUNDA SAVUNMA SANAYİİ ÖNE ÇIKIYOR

Küresel rekabetin hız kazandığı bu dönemde Türkiye’nin savunma sanayiinde yakaladığı ivme, uluslararası alandaki etkinliğini de güçlendiriyor. Teknoloji, ticaret ve güvenliğin kesişim noktasında yer alan sektör, Türkiye’nin gelecek vizyonunda kilit rol oynuyor.