Lisanslı depoculukta rekor: Kapasite 14,2 milyon tonu geçti

Türkiye’de tarım ürünlerinin güvenli şekilde muhafaza edilmesi ve şeffaf piyasa koşullarında alım satımının yapılmasını sağlayan lisanslı depoculuk sistemi, son yıllarda rekor büyüme kaydetti. Ticaret Bakanlığı verilerine göre sistemin toplam kapasitesi 14,2 milyon tonun üzerine çıkarken, Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nda (TÜRİB) bugüne kadar oluşan işlem hacmi 392 milyar liraya ulaştı. Artan kapasite, hem üretici hem de yatırımcı açısından sistemin önemini daha da pekiştirdi.

LİSANSLI DEPO KAPASİTESİNDE TARİHİ ARTIŞ

Hububat, baklagil, yağlı tohumlar, pamuk, fındık, zeytin, kuru kayısı, Antep fıstığı, süt ürünleri ve kuru üzüm gibi dayanıklı tarım ürünleri lisanslı depolarda uzun süreli ve standartlara uygun biçimde saklanabiliyor. Bu sistem, ürün kalitesinin korunmasını sağlarken ticarette güven unsurunu da güçlendiriyor.

2021 yılında 8,3 milyon ton seviyesinde bulunan toplam lisanslı depo kapasitesi, 2022’de 8,9 milyon tona, 2023’te 10,1 milyon tona ve 2024’te 12,2 milyon tona yükseldi. Geçen yıl sonu itibarıyla ise kapasite 14,2 milyon tonu aşarak dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Böylece 2021-2025 döneminde lisanslı depoculuk kapasitesi yaklaşık yüzde 71 oranında artış gösterdi.

Uzmanlara göre bu yükseliş, Türkiye’nin tarım ticaretinde kurumsallaşma ve kayıtlı sistemlere geçiş sürecinin önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

TÜRİB’DE 392 MİLYAR LİRALIK İŞLEM HACMİ

Lisanslı depolarda muhafaza edilen ürünlerin mülkiyeti, elektronik ürün senetleri (ELÜS) aracılığıyla temsil ediliyor. Bu senetler, Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nda işlem görerek üreticiye finansman, yatırımcıya ise güvenli alım-satım imkânı sunuyor.

TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali’nin paylaştığı bilgilere göre, borsada 2019’dan bu yana toplam 392 milyar liralık işlem hacmine ulaşıldı. 2026 yılı için hedeflenen işlem hacmi ise 168 milyar lira olarak açıklandı. Yılın ilk iki ayında yaklaşık 20 milyar liralık işlem gerçekleşmesi, hedeflere güçlü bir başlangıç yapıldığını ortaya koydu.

Türkiye’de üretilen hububatın üçte birinden fazlası artık lisanslı depolarda saklanabilir hale geldi. Bu oran, sistemin tarım sektöründeki etkisini net biçimde ortaya koyuyor.

DENETİM VE GÖZETİMDE YENİ DÖNEM

Hızlı büyüyen sektörde güvenliğin artırılması için kapsamlı bir denetim süreci de başlatılıyor. Ticaret Bakanlığı ile Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) iş birliğinde iki aşamalı bir denetim ve gözetim modeli üzerinde çalışılıyor.

2026’da devreye alınması planlanan “Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi”nin ilk aşamasında, depolardaki ürün miktarı lazer ve radar sensörleriyle anlık olarak ölçülecek. Bu veriler, Merkezi Kayıt Kuruluşu’ndaki elektronik ürün senedi bilgileriyle karşılaştırılacak. Olası bir uyumsuzluk tespit edildiğinde sistem otomatik alarm üreterek sahada fiziksel denetimi devreye sokacak.

İkinci adım olarak ise Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile TÜRİB ortaklığında bir denetim şirketi kuruldu. Ticaret Bakanlığı tarafından belirli yetkilerle donatılan bu şirket, rutin kontrollerden kapasite artış incelemelerine kadar geniş bir alanda görev yapacak. Yeni modelle birlikte lisanslı depolarda hem uzaktan izleme hem de sahada fiziki denetim daha sıkı hale gelecek.

ÜRÜN ÇEŞİTLİLİĞİ VE HACİM DAĞILIMI HEDEFİ

Sistemde yer alan ürün yelpazesinin genişletilmesine yönelik çalışmalar da sürüyor. Bu yıl zeytinyağının lisanslı depoculuk kapsamına dahil edilmesi planlanıyor. Öte yandan, TÜRİB’te en yoğun işlemler buğday, arpa ve mısırda gerçekleşirken, diğer ürünlerde hacimlerin sınırlı kaldığı görülüyor.

Yetkililer, amaçlarının yalnızca ürün sayısını artırmak değil, işlem hacmini daha dengeli bir dağılıma kavuşturmak olduğunu vurguluyor. Önümüzdeki dönemde farklı tarım ürünlerinin borsada daha aktif şekilde işlem görmesi hedefleniyor.

VADELİ İŞLEMLER VE ULUSLARARASI PİYASA HAMLESİ

Türkiye Ürün İhtisas Borsası’nın bu yıl içinde vadeli işlemler piyasasını devreye alması planlanıyor. Bu adımın, tarım ürünleri ticaretinde fiyat riskinin yönetilmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Ayrıca “Uluslararası Ürün Piyasası” projesi kapsamında, Türkiye’nin coğrafi konumu avantaj olarak kullanılarak kuzeydeki ihracatçı ülkeler ile güneydeki ithalatçı ülkeler arasındaki ticaretin organize bir piyasa üzerinden yürütülmesi amaçlanıyor. Antrepolarda bulunan ve Ticaret Bakanlığı denetimindeki millileşmiş veya millileşmemiş ürünlerin dolar ve avro cinsinden işlem görmesi planlanıyor. İlk aşamada bu piyasanın, büyük ölçekli ticaret firmalarına açık olması öngörülüyor.

Uzmanlara göre bu adım, Türkiye’yi bölgesel bir tarım ticaret merkezi konumuna taşıyabilecek stratejik bir hamle niteliği taşıyor.