New York borsası petrol fiyatlarındaki sıçrama nedeniyle güne düşüşle başladı

ABD pay piyasaları, Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarını hızla yukarı çekmesi ve küresel enflasyon beklentilerini yeniden alevlendirmesi nedeniyle güne değer kaybıyla başladı. Yatırımcılar, yükselen petrol fiyatlarının ekonomik dengeler üzerindeki olası etkilerini ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikasına dair belirsizlikleri yakından izliyor.

ENERJİ FİYATLARINDAKİ SIÇRAMA PİYASALARI SARSTI

Haftanın son işlem günlerinden birinde açılış zilinin çalmasıyla birlikte ABD’nin önde gelen borsa endeksleri negatif bölgede işlem görmeye başladı. Enerji fiyatlarında yaşanan sert artışın, maliyet baskılarını artırabileceği ve enflasyon beklentilerini güçlendirebileceği endişesi yatırımcıların risk iştahını sınırladı.

Açılış verilerine göre Dow Jones endeksi yaklaşık yüzde 0,37 değer kaybederek 47.242 puan seviyesine geriledi. Aynı dakikalarda S&P 500 endeksi yüzde 0,52 düşüşle 6.740 puan civarında işlem görürken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi yüzde 0,83’lük kayıpla 22.526 puana indi.

Orta Doğu’daki çatışmaların enerji piyasalarında yarattığı baskı, Wall Street’te işlem gören endekslerin güne negatif başlamasında belirleyici oldu.

STRATEJİK PETROL REZERVLERİ DEVREYE ALINDI

Enerji piyasalarındaki oynaklığı sınırlamak amacıyla Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkeler önemli bir adım attı. Ajansın Başkanı Fatih Birol, üye ülkelerin yaklaşık 400 milyon varillik stratejik petrol rezervini piyasaya sürme konusunda anlaşmaya vardığını açıkladı.

Bu miktarın kurum tarihindeki en büyük koordineli rezerv kullanımı olduğuna dikkat çekilirken, ABD yönetimi de kendi rezervlerinden önemli bir bölümün piyasaya aktarılacağını duyurdu. Washington yönetimi tarafından yapılan açıklamada Stratejik Petrol Rezervi’nden yaklaşık 172 milyon varil petrolün piyasaya sunulmasının planlandığı belirtildi.

Uluslararası Enerji Ajansı üyesi ülkeler toplam 400 milyon varillik stratejik petrol rezervini piyasaya sürme kararı aldı.

PETROL FİYATLARINDA HIZLI YÜKSELİŞ

Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında hızlı bir yükseliş görüldü. Brent petrolün varil fiyatı Türkiye saatiyle öğleden sonra işlemlerinde yüzde 8’in üzerinde artışla 99 dolar seviyesini aştı. Aynı saatlerde Batı Teksas türü ham petrolün varili de yüzde 8’e yakın değer kazanarak 94 doların üzerine çıktı.

Enerji piyasalarındaki bu hareketlilik, küresel ekonomik görünüm açısından da dikkatle takip ediliyor. İran cephesinden yapılan açıklamalarda petrol fiyatlarının teorik olarak varil başına 200 dolara kadar çıkabileceği yönünde uyarılar yapılırken, ABD Enerji Bakanı Chris Wright bu senaryonun kısa vadede gerçekleşme ihtimalinin düşük olduğunu ifade etti.

Brent petrolün varil fiyatı yüzde 8’i aşan yükselişle yaklaşık 100 dolar seviyesine yaklaştı.

HÜRMÜZ BOĞAZI VE GÜVENLİK TARTIŞMALARI

Enerji arz güvenliği tartışmaları da piyasaların odağında yer alıyor. ABD Enerji Bakanı Wright, ABD donanmasının Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerine refakat etmeye şu an için hazır olmadığını, ancak böyle bir seçeneğin kısa süre içinde devreye girebileceğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump ise yaptığı değerlendirmede ABD’nin dünyanın en büyük petrol üreticisi konumunda olduğunu vurgulayarak, enerji fiyatlarındaki yükselişin Amerikan üreticileri açısından ekonomik kazanç sağlayabileceğini söyledi. Trump ayrıca İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermeyeceklerini dile getirdi.

FED BELİRSİZLİĞİ VE ENFLASYON ENDİŞESİ

Analistler, petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükselişin küresel enflasyon beklentilerini yeniden şekillendirebileceğine dikkat çekiyor. Enerji maliyetlerindeki artışın ABD’de fiyat baskılarını artırabileceği ve Fed’in faiz politikasına ilişkin belirsizlikleri derinleştirebileceği değerlendiriliyor.

Enerji piyasalarında yaşanan gelişmelerin yanı sıra ticaret politikaları da yatırımcıların radarında yer alıyor. ABD yönetimi, Çin, Avrupa Birliği, Meksika ve Hindistan’ın da dahil olduğu 16 ekonomiye yönelik olarak imalat sektöründeki aşırı kapasite ve üretim politikaları hakkında 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü kapsamında soruşturma başlattı.

MAKROEKONOMİK VERİLER DİKKAT ÇEKTİ

ABD ekonomisine ilişkin açıklanan son veriler ise piyasalara kısmi destek sağladı. Çalışma Bakanlığı verilerine göre, ilk kez işsizlik maaşı başvurusu yapanların sayısı 7 Mart ile biten haftada 213 bine gerileyerek piyasa beklentilerinin hafif altında gerçekleşti.

Bunun yanında ABD’nin dış ticaret açığı da ocak ayında dikkat çekici bir gerileme kaydetti. Verilere göre dış ticaret açığı bir önceki aya kıyasla yüzde 25,3 azalarak 54,5 milyar dolar seviyesine düştü.

Uzmanlar, jeopolitik gelişmeler ile makroekonomik verilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, önümüzdeki günlerde enerji fiyatlarındaki hareketliliğin küresel piyasaların yönü üzerinde belirleyici olabileceğini ifade ediyor.