Yurt dışı iştirak kazançlarına vergi indirimi genişletildi
Yurt dışı iştirak kazançlarına yönelik vergi avantajlarında kapsam genişletildi ve oranlar yukarı çekildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından geçtiğimiz hafta açıklanan ekonomik düzenlemeler paketinin ilk somut adımı atılırken, özellikle yabancı sermayeyi Türkiye’ye yönlendirme ve hizmet ihracatını güçlendirme hedefi öne çıktı. Yapılan değişiklikler 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek.
YURT DIŞI İŞTİRAK GELİRLERİNDE YENİ DÖNEM BAŞLADI
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, Gelir Vergisi Kanunu kapsamında yer alan iştirak kazançlarına ilişkin istisna şartları yeniden düzenlendi. Daha önce bu avantajdan yararlanabilmek için gerekli olan asgari ortaklık oranı yüzde 50 seviyesindeyken, yeni düzenleme ile bu eşik yüzde 20’ye çekildi. Böylece çok daha geniş bir yatırımcı kitlesinin söz konusu vergi avantajından faydalanmasının önü açılmış oldu.
DÜZENLEMEYLE birlikte daha düşük pay oranına sahip yatırımcıların da vergi istisnasından yararlanabilmesi mümkün hale geldi.
Mevcut uygulamada, yurt dışında yerleşik anonim ve limited şirketlerden elde edilen kâr paylarının yarısı belirli şartlar dahilinde gelir vergisinden muaf tutuluyordu. Bu şartlar arasında, ilgili kazancın belirlenen süre içinde Türkiye’ye transfer edilmesi de bulunuyordu. Yeni düzenleme bu yapıyı korurken, erişim koşullarını esneterek yatırımcı tabanını genişletmeyi hedefliyor.
HİZMET İHRACATINDA VERGİ AVANTAJI ZİRVEYE TAŞINDI
Yapılan değişikliklerin en dikkat çekici başlıklarından biri ise hizmet ihracatına yönelik vergi teşviklerinde yaşandı. Türkiye’den yurt dışına verilen ve yalnızca yurt dışında faydalanılan hizmetlerden elde edilen gelirlerde uygulanan vergi indirimi yüzde 80’den yüzde 100’e yükseltildi.
Yurt dışına sunulan hizmetlerden elde edilen kazançlar için uygulanan vergi istisnası yüzde 100’e çıkarıldı.
Bu kapsamda mimarlık, mühendislik, yazılım, tasarım, veri analizi, çağrı merkezi hizmetleri, tıbbi raporlama ve sertifikasyon gibi birçok sektör destek kapsamına alındı. Aynı avantaj, Kurumlar Vergisi mükellefleri için de geçerli olacak şekilde genişletildi. Böylece Türkiye’nin hizmet ihracatında rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor.
Düzenlemeden yararlanabilmek için hizmetin yurt dışındaki müşterilere sunulması, faturanın yabancı müşteri adına kesilmesi ve elde edilen gelirin belirlenen süre içerisinde Türkiye’ye getirilmesi şartı korunuyor. Ayrıca ilgili alanlarda faaliyet gösteren işletmelerin, gerekli izin ve denetim mekanizmalarına tabi olması da uygulamanın önemli unsurları arasında yer alıyor.
İŞTİRAK KAZANCI İSTİSNASINDA KOLAYLIK SAĞLANDI
Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında da önemli bir esneklik getirildi. Yurt dışı iştirak kazançlarından yararlanabilmek için gerekli olan ortaklık oranı burada da yüzde 20 seviyesine indirildi. Bu şartı sağlayan şirketler için uygulanacak vergi istisnası oranı ise yüzde 80 olarak belirlendi.
Bu adımın, özellikle uluslararası yatırımlara yönelen Türk şirketlerinin maliyetlerini düşürmesi ve küresel rekabette daha güçlü bir konum elde etmelerine katkı sağlaması bekleniyor. Uzmanlara göre düzenleme, Türkiye’nin hem yatırım çekme kapasitesini artıracak hem de ihracat odaklı büyüme stratejisini destekleyecek önemli bir politika aracı niteliği taşıyor.
