TCMB’nin altın hamlesi ne anlama geliyor? Emre Alkin’den dikkat çeken analiz

EKOTÜRK TV’de yayımlanan “Günün Yorumu” programında konuşan Prof. Dr. Emre Alkin, son dönemde tartışma yaratan altın satışları, küresel piyasalardaki dalgalanma ve Türkiye ekonomisinin kırılgan noktalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Alkin, özellikle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) altın satışlarının küresel fiyatlara etkisi iddialarına açıklık getirirken, yatırımcı psikolojisi ve para politikası tercihleri üzerinden önemli mesajlar verdi.

ALTIN FİYATLARI GERÇEKTEN TCMB SATIŞIYLA MI DÜŞTÜ?

Son haftalarda gündeme gelen “Merkez Bankası altın sattı, fiyatlar bu yüzden geriledi” söyleminin gerçeği yansıtmadığını belirten Alkin, küresel altın piyasasının büyüklüğüne dikkat çekti. Günlük işlem hacminin milyarlarca doları bulduğunu hatırlatan Alkin, tek bir ülkenin satışının fiyatları tek başına belirleyemeyeceğini vurguladı.

“Küresel altın piyasasının derinliği düşünüldüğünde, tek bir ülkenin yaptığı satışın fiyatları tek başına aşağı çekmesi mümkün değil.”

Ancak zamanlama ve piyasa koşullarının etkisine işaret eden Alkin, belirli dönemlerde yapılan satışların fiyatlar üzerinde sınırlı baskı oluşturabileceğini ifade etti.

8 MİLYAR DOLARLIK SATIŞ İDDİASI: NETLİK YOK

Piyasada dolaşan yaklaşık 8 milyar dolarlık altın satışı iddialarına da değinen Alkin, resmi bir açıklama olmamasına rağmen farklı kaynaklardan gelen verilerin bu rakamı desteklediğini söyledi. Buna karşın satışın detaylarına ilişkin belirsizliklerin sürdüğünü belirtti.

Bazı değerlendirmelerde satışların daha düşük miktarlarda gerçekleştiği ve düşük fiyatların sınırlı işlemlerden kaynaklandığı yönünde görüşlerin bulunduğunu aktaran Alkin, bu noktada şeffaflık eksikliğine dikkat çekti.

ALTIN SATIŞI NE AMAÇLA YAPILDI?

Alkin’e göre bu satışların temel amacı, Merkez Bankası’nın rezerv yönetimi kapsamında altını dövize çevirerek piyasaya likidite sağlamak oldu. Özellikle Türkiye’den çıkış yapmak isteyen yabancı yatırımcıların döviz talebinin karşılanmasının bu süreçte belirleyici olduğunu ifade etti.

“Altın satışının temel amacı, rezervleri dövize çevirerek piyasadan çıkmak isteyen yatırımcılara likidite sağlamak.”

Bu durumun, Türkiye’nin döviz ihtiyacının arttığı bir dönemde gerçekleştirildiğine işaret eden Alkin, rezerv politikalarının önümüzdeki süreçte daha fazla tartışılacağını söyledi.

MERKEZ BANKALARI ALTIN SATMIYOR, ALIYOR

Küresel eğilimin aksine Türkiye’de altın satışının gündeme geldiğini belirten Alkin, dünya genelinde merkez bankalarının altın rezervlerini artırmaya devam ettiğini vurguladı. Özellikle Polonya’nın agresif altın alımlarıyla öne çıktığını belirtti.

Türkiye’nin de son yıllarda önemli altın alıcılarından biri olduğunu hatırlatan Alkin, mevcut satışların bu genel trendle çeliştiğini ifade etti.

DÖVİZ KURU POLİTİKASI VE CARRY TRADE ETKİSİ

Alkin, Türkiye’de döviz kurunun uzun süre sınırlı dalgalanmayla tutulmasının ekonomik dengeler üzerinde baskı yarattığını belirtti. Bu politikanın cari açık ve rezerv ihtiyacını artırdığına dikkat çeken Alkin, son dönemde “carry trade” sürecinin de sona erdiğine işaret etti.

Yüksek faizle TL varlık taşıyan yabancı yatırımcıların çıkış sürecine girdiğini belirten Alkin, Merkez Bankası’nın bu çıkışı yönetmek adına döviz likiditesi sağladığını söyledi.

YATIRIMCI PSİKOLOJİSİNE UYARI

Altın fiyatlarındaki dalgalanmaların yatırımcı psikolojisini doğrudan etkilediğini belirten Alkin, özellikle küçük yatırımcıların paniğe kapılmaması gerektiğini vurguladı. Geçmişte yaşanan fiyat artış örneklerini hatırlatan Alkin, yatırım kararlarında zamanlamanın önemine dikkat çekti.

“Yatırımda kazanç, ürünü satın alırken elde edilir; satış anı sadece sonucu belirler.”

Fiyat düşüşlerini fırsata çeviremeyen yatırımcı davranışlarının finansal okuryazarlık açısından önemli bir sorun olduğuna değinen Alkin, bilinçli yatırımın altını çizdi.

FİYAT DÜŞÜŞÜNÜN SORUMLUSU TCMB DEĞİL

Genel tabloyu değerlendiren Alkin, altın fiyatlarındaki son gerilemenin tek bir nedene bağlanamayacağını, küresel gelişmelerin ve piyasa dinamiklerinin belirleyici olduğunu ifade etti. TCMB’nin satışlarının ise bu süreçte sınırlı bir etki yaratmış olabileceğini ancak belirleyici olmadığını söyledi.