Otomotiv sektöründe işler yavaşladı: Maliyet arttı, yatırım iştahı düştü
EKOTÜRK ekranlarında yayımlanan Sektörel Bakış programında Lale Elmacıoğlu’nun konuğu, Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete oldu. Programda, otomotiv satış sonrası pazarının 2026 yılının ilk çeyreğine ilişkin görünümü, sektörün karşı karşıya kaldığı temel sorunlar, yatırım iştahındaki zayıflama, ihracat tarafındaki tablo ve ikinci çeyrek beklentileri kapsamlı şekilde ele alındı. Özçete, ilk çeyrekte sektörün durağan seyrini koruduğunu, maliyet baskısının arttığını ve nakit akışı sorunlarının daha görünür hale geldiğini belirtirken, buna rağmen sektörün tamamen karamsar bir tablo çizmediğini vurguladı.
İLK ÇEYREKTE DENGE KORUNDU, BÜYÜME SINIRLI KALDI
Ali Özçete’nin paylaştığı verilere göre otomotiv satış sonrası ürün ve hizmetleri alanında 2026’nın ilk çeyreğinde belirgin bir daralma yaşanmadı ancak güçlü bir ivmelenme de oluşmadı. Sektör, dolar bazında yalnızca yüzde 0,35 düzeyinde pozitif büyüme kaydetti. Bu tablo, pazarın küçülmeden ayakta kaldığını ancak uzun süredir devam eden yatay seyrin henüz kırılmadığını ortaya koydu. Özçete, 2023 Ağustos sonrası başlayan faiz artışları ve enflasyonla mücadele sürecinin sektör üzerindeki baskısının halen hissedildiğini ifade ederken, savaşın etkileriyle birlikte bu baskının daha karmaşık hale geldiğini söyledi.
SEKTÖRÜN İKİ ANA SORUNU MALİYET VE NAKİT AKIŞI OLDU.
Anket sonuçlarına göre üyelerin yüzde 77,8’i maliyet artışlarını en büyük sorun olarak gösterirken, yüzde 66,7’si nakit akışındaki bozulmaya dikkat çekti. Buna ek olarak yüzde 54,2’lik kesim iş ve ciro kaybından söz ederken, yüzde 41,7 kargo maliyetleri ve teslimat sorunlarını, yüzde 33,3 ise gümrük kaynaklı problemleri öne çıkardı. Özellikle petrol fiyatlarındaki dalgalanma, petrokimya bazlı ürün maliyetlerindeki artış, sigorta giderleri ve navlun tarafındaki yükselişin önümüzdeki dönemde sektörü daha da zorlayabileceği belirtildi.
YATIRIM İŞTAHI SON DÖNEMLERİN EN DÜŞÜK SEVİYESİNE GERİLEDİ
Programda dikkat çeken başlıklardan biri de yatırım planlayan şirket sayısındaki gerileme oldu. Geçen yılın aynı döneminde “yatırım yapmayı düşünüyorum” diyen üyelerin oranı yüzde 25,6 seviyesindeyken, bu oran 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 20,8’e düştü. Bu da her 5 üyeden yalnızca 1’inin yeni yatırım planladığını gösterdi. Faiz görünümündeki belirsizlik, iç talepteki kırılganlık ve dış gelişmelerin yarattığı öngörü eksikliği, yatırımcıların karar alma süreçlerini zorlaştıran temel başlıklar arasında yer aldı.
Özçete, sektör temsilcilerinin en büyük sıkıntılarından birinin belirsizlik olduğunu vurgulayarak, firmaların büyüme, küçülme ya da mevcut ölçeği koruma arasında net bir yön tayin etmekte zorlandığını dile getirdi. Sürecin ne zaman normalleşeceğine dair öngörü zayıf kaldıkça yatırım kararlarının da ötelenmeye devam ettiği ifade edildi.
İHRACATTA SINIRLI BÜYÜME, YEDEK PARÇADA GÜÇLÜ KONUM
Her ne kadar iç piyasada baskılar sürse de ihracat cephesinde sınırlı da olsa olumlu bir görünüm öne çıktı. OSS üyelerinin ihracatında yaklaşık yüzde 1’lik büyüme görüldüğünü belirten Özçete, Türkiye genelindeki otomotiv ihracat verilerinin de sektöre destek verdiğini söyledi. Uludağ İhracatçı Birlikleri verilerine göre, geçen yılın aynı çeyreği ile bu yılın aynı dönemi kıyaslandığında otomotiv ihracatında dolar bazında yüzde 4’lük artış gerçekleşti.
Toplam 9,9 milyar dolarlık otomotiv ihracatı içinde yaklaşık 4 milyar dolarlık bölümün yedek parça segmentinden geldiğini belirten Özçete, bu alanın sektörün değişmeyen lokomotifi olmaya devam ettiğini ifade etti. Yedek parça tarafının otomotiv ihracatındaki payının yüzde 40 seviyesine ulaşması da dikkat çekici veriler arasında yer aldı.
OTOMOTİV SATIŞ SONRASI PAZARI BİR TÜKETİM DEĞİL, GÜVENLİK ALANIDIR.
Programda özellikle bakım, onarım ve yedek parça harcamalarının ertelenmesinin doğrudan trafik güvenliğini etkilediği vurgulandı. Özçete, otomotiv satış sonrası hizmetlerin klasik bir tüketim kalemi gibi değerlendirilmemesi gerektiğini, bu alanın doğrudan can güvenliğiyle ilişkili olduğunu söyledi. Ekonomik baskılar nedeniyle sürücülerin bakım aralıklarını uzatmasının hem araç performansını hem de yol güvenliğini olumsuz etkilediği ifade edildi.
Tüketicilerin gelir baskısı nedeniyle birçok harcamayı kısmaya yöneldiği bir dönemde, benzer eğilimin araç bakımı ve yedek parça tarafında da görüldüğünü belirten Özçete, bunun uzun vadede daha büyük riskler doğurabileceği uyarısında bulundu.
İKİNCİ ÇEYREK İÇİN TEMKİNLİ İYİMSERLİK ÖNE ÇIKIYOR
Sektörde tüm zorluklara rağmen ikinci çeyrek için umut tamamen kaybolmuş değil. Özçete, üyelerin stok seviyelerinde yüzde 3,75’lik artış olduğunu ve bu durumun kısa vadede maliyet baskısına karşı önemli bir tampon oluşturduğunu söyledi. Ham madde maliyetleri yükselmesine rağmen firmaların bunu son kullanıcıya sınırlı ölçüde yansıttığı, mevcut stok gücüyle fiyat artışlarını bir süre absorbe etmeye çalıştığı belirtildi.
Bu çerçevede, ikinci çeyrekte yurt içi satışlarda dolar bazında yüzde 4,65’lik büyüme beklentisi oluştuğu aktarıldı. Mevsimsel hareketlilik, mobilite sezonunun başlaması, tatil dönemine yaklaşılması ve araç kullanımının artması da bu beklentiyi destekleyen unsurlar arasında sıralandı.
KAPASİTE KULLANIMI DÜŞTÜ, STOK GÜCÜ ÖNE ÇIKTI
Verilere göre geçen yılın aynı döneminde yüzde 72,56 olan kapasite kullanım oranı, bu yıl yüzde 68,16’ya geriledi. Bu düşüş üretim tarafındaki yavaşlamaya işaret ederken, ihracattaki sınırlı artış ve stok gücü sektörün ayakta kalmasını sağlayan iki önemli unsur olarak öne çıktı. Özellikle güçlü stok yapısının, yaşanan daralmanın etkisini hafifletici bir rol üstlendiği değerlendirildi.
Öte yandan PMI endekslerinde görülen gerileme de dikkat çekti. Yılbaşında 48 seviyelerinde bulunan endeksin, savaş öncesi 49,5 seviyelerine kadar yükseldiği ancak sonrasında yeniden düşerek 47,9’a gerilediği aktarıldı. Bu görünüm, yalnızca otomotiv özelinde değil, genel ekonomik aktivite açısından da zayıf sinyaller verdi.
İSTİHDAMDA DİRENÇLİ TABLO
Olumsuzluklara rağmen istihdam tarafında sektörün dayanıklı bir yapı sergilediği vurgulandı. Ali Özçete, özellikle bağımsız yenileme pazarı ve otomotiv yan sanayisinin yetişmiş iş gücünü koruma konusunda önemli bir bilinç geliştirdiğini söyledi. Ankete göre üyelerin yüzde 63,9’u istihdamını korudu. Yüzde 9,7’lik bölüm çalışan sayısını artırırken, yüzde 26,4’lük kesimde istihdam daralması yaşandı.
ÜYELERİN YÜZDE 63,9’U İSTİHDAMI KORURKEN, YÜZDE 9,7’Sİ İSTİHDAMI ARTIRDI.
Bu tablo, sektörün insan kaynağını tamamen kaybetmemek adına savunmacı ama kontrollü bir strateji izlediğini gösterdi. Pandemi döneminde yaşanan nitelikli personel kaybının ardından firmaların bu konuda daha hassas hareket ettiği ve yetişmiş iş gücünü sistem içinde tutmaya çalıştığı belirtildi.
BAYRAM ÖNCESİ BAKIM UYARISI: SON FIRSAT DÖNEMİ
Programda yaklaşan Kurban Bayramı ve yaz sezonu öncesinde araç bakımının önemi de güçlü şekilde vurgulandı. Tatil döneminde kara yolu kullanımının artmasının beklendiğini belirten Özçete, uçak biletlerindeki maliyet artışının da karayolu ulaşımına yönelimi hızlandırabileceğini söyledi. Bu durumun servislerde yoğunluğu artıracağına dikkat çekilerek, bakım ve onarım işlemlerinin son haftaya bırakılmaması gerektiği ifade edildi.
Bayram öncesi bakımını yaptırmayan araç sahiplerinin hem servislerde yer bulma sorunu yaşayabileceği hem de stokların azalmasına bağlı fiyat artışlarından daha fazla etkilenebileceği uyarısı yapıldı. Fren sistemleri başta olmak üzere kritik parçaların zamanında kontrol edilmesinin hayati önem taşıdığı belirtilirken, “bir metre fren mesafesi hayat kurtarır” mesajı da öne çıktı.
OSS’NİN 31 YILLIK YAPISI VE AVRUPA GÜNDEMİ
Programın son bölümünde OSS Derneği’nin faaliyetleri de anlatıldı. Bu yıl 31’inci yılını tamamlayan derneğin yaklaşık 300 üyeye sahip olduğu, 8,8 milyar dolarlık yurt içi penetrasyonda etkili bir yapı oluşturduğu ve ihracat tarafında da önemli bir temsil gücü bulunduğu aktarıldı. Derneğin yalnızca üyelerinin değil, üreticiden dağıtıcıya, son kullanıcıdan kamu tarafına kadar tüm paydaşların yararını gözeten bir sivil toplum kuruluşu olarak faaliyet gösterdiği belirtildi.
Özçete ayrıca derneğin Brüksel merkezli FIGIEFA çatısı altında Türkiye’nin tek temsilcisi olduğuna dikkat çekti. Elektrikli araçlar, otonom sürüş sistemleri, araç sahipliği hakları, bakım-onarım serbestisi ve olası kazalarda sorumluluk paylaşımı gibi geleceğin otomotiv gündemini şekillendiren konularda Avrupa nezdinde aktif çalışma yürütüldüğünü söyledi. Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlığına rağmen bazı ticari ve siyasi süreçlerde dışarıda bırakıldığına işaret eden Özçete, buna karşı da ilgili kurumlarla temas halinde çözüm arayışlarının sürdüğünü ifade etti.
Sonuç olarak otomotiv satış sonrası pazarı, 2026’nın ilk çeyreğinde zorlayıcı koşullara rağmen dengeyi koruyan, ihracatta gücünü sürdüren ve ikinci çeyreğe temkinli iyimserlikle bakan bir görünüm sergiledi. Maliyet baskısı, nakit akışı sorunları ve belirsizlik yatırım kararlarını zayıflatırken; stok gücü, ihracat performansı ve istihdamdaki direnç sektörün elindeki en önemli avantajlar olarak öne çıktı.
