Türkiye’nin AB tescilli ürün sayısı 46’ya yükseldi

Türkiye’nin yöresel ürünlerini uluslararası pazarlarda koruma ve markalaştırma hedefi kapsamında Avrupa Birliği’nde yürütülen coğrafi işaret tescil süreçleri son yıllarda ivme kazandı. Türk Patent ve Marka Kurumu’nun (Türk Patent ve Marka Kurumu) paylaştığı verilere göre, Türkiye’nin AB’de tescillenen ürün sayısı hızla yükseliyor.

Antalya’da bu yıl 14’üncüsü düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX) kapsamında açıklamalarda bulunan TÜRKPATENT Başkanı Muhammed Zeki Durak, fuarın yerel değerlerin tanıtımı açısından önemli katkı sunduğunu belirtti.

Türkiye’nin Avrupa Birliği’nde tescilli coğrafi işaretli ürün sayısı 46’ya yükselirken, bunların 38’i son üç yılda kayıt altına alındı.

TÜRKİYE DÜNYADA İKİNCİ SIRADA

Türkiye’nin coğrafi işaret alanında güçlü bir konumda bulunduğunu belirten Durak, ülkede toplam 1.837 coğrafi işaretli ürün bulunduğunu açıkladı. Bu rakamla Türkiye, dünyada en fazla coğrafi işaretli ürüne sahip ikinci ülke konumunda yer alıyor.

AB tescilli ürün sayısında ise Türkiye’nin Çin ve İngiltere’nin ardından üçüncü sırada bulunduğu ifade edildi. Son dönemde Avrupa Birliği ile yürütülen teknik iş birlikleri ve hızlanan başvuru süreçleri sayesinde rakamların yükseldiği vurgulandı.

Türkiye, toplam 1.837 coğrafi işaretli ürünle dünyada ikinci sıraya yerleşti.

HEDEF 100 AB TESCİLLİ ÜRÜN

Yetkililer, Avrupa pazarında Türk ürünlerinin daha görünür hale gelmesi için yeni başvuruların sürdüğünü belirtiyor. Halihazırda başvuru ve ilan aşamasında çok sayıda ürün bulunurken, orta vadede hedefin mevcut 46 tescilli ürünü 100’e çıkarmak olduğu açıklandı.

Başvuru sahiplerine teknik destek sağlandığı, dosya hazırlık süreçlerinin hızlandırıldığı ve üreticilere rehberlik edildiği kaydedildi.

Türkiye’nin yeni hedefi, Avrupa Birliği’nde tescilli ürün sayısını 46’dan 100’e çıkarmak oldu.

MARKALAŞMA VE E-TİCARET DÖNEMİ

Coğrafi işaretli ürünlerde yalnızca tescilin yeterli olmadığına dikkat çeken uzmanlar, markalaşma sürecinin de kritik önem taşıdığını vurguluyor. Bu kapsamda üreticilere ticarileşme, e-ticaret, sosyal medya kullanımı, ambalaj tasarımı ve ihracat stratejileri konusunda eğitimler veriliyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü iş birliğiyle yürütülen projelerin, yerel üreticileri küresel pazarlara hazırlamayı amaçladığı bildirildi.

AB PAZARI “ŞAMPİYONLAR LİGİ” OLARAK GÖRÜLÜYOR

Yetkililer, Avrupa Birliği pazarını coğrafi işaretli ürünler açısından en üst segment olarak değerlendiriyor. Bu nedenle AB tescili alan ürünlerin hem prestij hem de katma değer açısından önemli avantaj elde ettiği belirtiliyor.

Türkiye’nin hedefi, yöresel ürün zenginliğini ekonomik değere dönüştürmek, üreticinin gelirini artırmak ve Türk markalarını küresel ölçekte daha görünür hale getirmek olarak öne çıkıyor.