Hazır giyim ihracatında yıl sonu hedefi 17 milyar dolar

Türkiye’nin lokomotif ihracat sektörlerinden hazır giyim ve konfeksiyon, 2026 yılını yaklaşık 17 milyar dolar ihracatla tamamlamayı hedefliyor. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB), talep koşullarının iyileşmesi halinde sektörün 2027 yılında yeniden 18,5 milyar doların üzerine çıkabileceğini öngörüyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, sektörün Haziran 2026 ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,1 artışla 1 milyar 376 milyon dolara yükseldi. Hazır giyim ve konfeksiyon, toplam ihracattan yüzde 6,3 pay aldı. Ocak-haziran döneminde ise sektörün ihracatı 7 milyar 980 milyon dolar olurken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,6 geriledi.

Hazır giyim ihracatında yıl sonu beklentisi

İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan, yılın ikinci yarısında siparişlerde hareketlilik beklediklerini belirterek, ihracatın yıl sonunda 17 milyar dolar seviyesine ulaşmasının öngörüldüğünü ifade etti.

Talep koşullarının iyileşmesi halinde hazır giyim ve konfeksiyon ihracatının 2027 yılında yeniden 18,5 milyar doların üzerine çıkması hedefleniyor.

Katma değerli üretim öne çıkıyor

Hazır giyim sektörü, mücevher ve savunma sanayisinin ardından kilogram başına ihracat değeri en yüksek üçüncü sektör konumunda bulunuyor. Türkiye’nin ortalama kilogram başına ihracat değeri 1,5 dolar seviyesindeyken, hazır giyim sektöründe bu rakam 18 dolar olarak hesaplanıyor.

Sektör, markalı ürün ihracatını artırarak gelecek yıl kilogram başına ihracat değerinde yüzde 10 büyüme hedefliyor.

Türkiye küresel tedarik zincirinde avantaj sağlıyor

Nisan 2026 verilerine göre sektörde yaklaşık 35 bin firma faaliyet gösterirken, 502 binden fazla kişi istihdam ediliyor. Türkiye, Avrupa’nın üçüncü, dünyanın ise altıncı büyük hazır giyim tedarikçisi olmayı sürdürüyor.

Avrupa’ya yakın konum, hızlı teslimat, esnek üretim yapısı, güçlü lojistik altyapısı ve entegre üretim modeli, Türkiye’yi uluslararası markalar açısından önemli bir üretim merkezi haline getiriyor.

Dijital dönüşüm ve tasarım rekabeti güçlendiriyor

Dünya markaları artık yalnızca fason üretim yapan firmalar yerine, kendi koleksiyonunu geliştiren, 3D tasarım teknolojilerini kullanan ve üretimi uçtan uca yöneten şirketlerle çalışmayı tercih ediyor.

Sektörde 77 AR-GE ve 60 tasarım merkezi faaliyet gösterirken, binlerce üretici de kendi tasarım ekipleriyle uluslararası markalara koleksiyon geliştiriyor. Yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve dijitalleşme yatırımları da küresel rekabet gücünü destekleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.