Taşıt kredilerinde tarihi gerileme: Bankalar devre dışı kaldı

Türkiye’de sıkı para politikasıyla birlikte yükselen faiz oranları ve krediye erişimdeki sınırlamalar, tüketici davranışlarını kökten değiştirdi. Özellikle taşıt kredilerinde yaşanan sert daralma dikkat çekerken, alternatif finansman modelleri hızla öne çıkmaya başladı. Bankacılık sektörü verileri, otomobil almak isteyenlerin artık geleneksel kredi yerine farklı çözümlere yöneldiğini açık biçimde ortaya koyuyor.

TAŞIT KREDİLERİNDE TARİHİ GERİLEME

2023 ortasında başlayan sıkılaşma süreci, kredi kompozisyonunda belirgin bir ayrışma yarattı. İhtiyaç kredileri görece canlılığını korurken taşıt kredilerinde ciddi bir düşüş yaşandı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu verilerine göre, sektörde taşıt kredisi bakiyesi geçen yıla kıyasla yüzde 30, son iki yılda ise yüzde 50’nin üzerinde geriledi.

Toplam taşıt kredisi bakiyesinin sadece 45 milyar TL seviyesine düşmesi, piyasada talebin neredeyse durma noktasına geldiğini gösteriyor.

Sektör temsilcileri, yüksek faiz ve sıkı regülasyonlar nedeniyle tüketicinin krediyle araç alma iştahını kaybettiğini vurguluyor.

KREDİLER İÇİNDEKİ PAY ERİYOR

Taşıt kredilerinin toplam krediler içindeki ağırlığı da hızla düşüş gösterdi. 2024’te yüzde 1,06 olan pay, 2025’te yüzde 0,6’ya, 2026 itibarıyla ise yüzde 0,3’e kadar geriledi. Aynı dönemde tüketici kredileri içindeki oran da keskin biçimde azaldı. Bu tablo, bankaların taşıt finansmanında giderek daha az rol oynadığını ortaya koyuyor.

TAŞIT KREDİLERİNİN TOPLAM KREDİLER İÇİNDEKİ PAYI TARİHİ DÜŞÜK SEVİYELERE GERİLEDİ.

TASARRUF FİNANSMANI SEKTÖRÜNE BÜYÜK KAYIŞ

Bankalardan uzaklaşan talep, tasarruf finansmanı şirketlerine yöneldi. 2023’ten itibaren hız kazanan bu model, özellikle araç alımlarında tercih edilir hale geldi. 2023 yılında 370 bin seviyesinde olan müşteri sayısı, 2024’te 533 bine, 2025’te ise 1 milyon 157 binin üzerine çıktı.

İşlem hacmi tarafında da dikkat çekici bir büyüme yaşandı. 2023’te 84 milyar TL olan hacim, 2024’te 335 milyar TL’ye, 2025’te ise 1 trilyon 211 milyar TL’ye ulaştı. Bu artış, sektörün kısa sürede katlanarak büyüdüğünü gösteriyor.

TASARRUF FİNANSMANINDA İŞLEM HACMİNİN YÜZDE 75’İ ARTIK TAŞIT ALIMLARINDAN OLUŞUYOR.

Önceki yıllarda ağırlık konut tarafındayken, son dönemde araç alımları açık ara öne geçti.

ZİRVEDEN YÜZDE 53 GERİLEME

Taşıt kredileri, 29 Aralık 2023 haftasında 95,8 milyar TL ile zirve yapmıştı. Ancak bu seviyeden sonra keskin bir düşüş başladı. Nisan 2026 itibarıyla bakiye 45 milyar TL’ye kadar indi. Böylece zirveye göre kayıp yüzde 53’ü aştı.

Kredi türüne göre dağılım incelendiğinde en sert daralma kamu bankalarında görüldü. Kamu mevduat bankalarında hacim son iki yılda yüzde 75’in üzerinde küçüldü. Yabancı ve yerli özel bankalarda da gerileme sürerken, sektör genelinde belirgin bir küçülme dikkat çekiyor.

REGÜLASYONLAR KREDİYİ SINIRLADI

BDDK’nın taşıt kredilerine yönelik getirdiği sınırlamalar da talebi doğrudan etkiledi. Bankalar için aylık büyüme sınırı uygulanırken, kredi tutarına göre vade ve finansman oranları ciddi biçimde kısıtlandı.

Örneğin:

2,5 milyon TL altı araçlarda en fazla 48 ay vade

6,5 milyon TL üzeri araçlarda sadece 12 ay vade

Araç bedelinin en fazla yüzde 70’ine kadar kredi imkânı

Bu koşullar, tüketicinin krediye erişimini zorlaştırırken alternatif modellere yönelimi hızlandırdı.

ALTERNATİF MODELDE ESNEKLİK DİKKAT ÇEKİYOR

Tasarruf finansmanı sisteminde ise daha esnek koşullar öne çıkıyor. Peşinat zorunluluğu bulunmazken, ödeme planları tüketiciye göre şekillendirilebiliyor. Uzun vadeli seçenekler ve sabit ödeme avantajı, özellikle yüksek fiyatlı araçlarda bu modeli cazip hale getiriyor.

Sektör temsilcileri, bankacılık tarafındaki sıkılaşma sürdükçe bu kaymanın devam edeceğini öngörüyor.