Emre Alkin’den ekonomi senaryosu: Tek haneli enflasyon 2035’e kalabilir
EKOTÜRK TV ekranlarında yayımlanan “Günün Yorumu” programında konuşan ekonomist Emre Alkin, Orta Doğu’da tırmanan jeopolitik risklerin küresel ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Petrol fiyatlarında yaşanan sert dalgalanmaların yalnızca enerji piyasalarını değil, Türkiye’nin enflasyon ve büyüme görünümünü de doğrudan etkileyeceğini belirten Alkin, önümüzdeki döneme ilişkin üç kritik senaryoyu değerlendirdi.
ORTA DOĞU GERİLİMİ PİYASALARI SARSiyor
Haftanın son işlem gününde piyasalarda savaş endişelerinin yeniden ön plana çıktığını belirten Alkin, sosyal medyada yayılan bilgi kirliliğinin yatırımcıların sağlıklı değerlendirme yapmasını zorlaştırdığını söyledi. ABD ile İran arasında yeni bir mutabakat zemini oluşabileceğine yönelik iddiaların gündeme geldiğini ifade eden Alkin, aynı saatlerde iki ülkenin askeri unsurları arasında karşılıklı çatışma haberlerinin de geldiğini vurguladı.
Bu gelişmelerin petrol piyasasında sert fiyat hareketlerini beraberinde getirdiğini belirten Alkin, yatırımcıların artık yalnızca ekonomik verilere değil, bölgedeki askeri gelişmelere de odaklandığını kaydetti.
“PETROLDE 120 DOLAR SENARYOSU MASADA KALMAYA DEVAM EDİYOR”
Alkin’e göre ilk senaryoda petrol fiyatlarının yeniden 120 dolar seviyesine yükselmesi ancak diplomatik temasların güçlenmesiyle birlikte 80 dolar bandına geri çekilmesi öngörülüyor. Ancak bu geri çekilmenin kalıcı bir rahatlama anlamına gelmeyeceğini söyleyen ekonomist, bölgede sürecek tansiyon nedeniyle petrolün uzun süre yüksek seviyelerde kalabileceğini ifade etti.
“Bu tablo gerçekleşirse Türkiye’nin tek haneli enflasyona dönüşü 2030 yılına kadar uzayabilir.”
Enerji maliyetlerinin kalıcı şekilde yükselmesinin Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler üzerinde ciddi baskı oluşturacağını belirten Alkin, enflasyonla mücadelede sürecin sanılandan daha uzun sürebileceğini dile getirdi.
İKİNCİ SENARYODA STAGFLASYON RİSKİ ÖNE ÇIKIYOR
Daha olumsuz gördüğü ikinci senaryoda savaş atmosferinin yaz ayları ve sonbahar boyunca devam edeceğini belirten Alkin, bu durumda petrol fiyatlarının yeniden 120-130 dolar bandına yükselebileceğini söyledi. Sonrasında fiyatların 90 dolar civarına gerileyebileceğini ancak yüksek seviyelerin uzun süre korunacağını kaydetti.
Bu senaryonun Türkiye ekonomisi açısından ciddi riskler barındırdığını ifade eden Alkin, özellikle büyüme tarafında belirgin yavaşlama yaşanabileceğine dikkat çekti. Türkiye ekonomisinin doğal büyüme potansiyelinin yüzde 3 ila 5 aralığında olduğunu hatırlatan Alkin, yüzde 3’ün altındaki büyümenin ekonomi açısından alarm niteliği taşıyacağını söyledi.
GÜNÜN YORUMU
⏳Prof. Dr. @emrealkin1969 her gün 5 dakikada gündemi yorumluyor. pic.twitter.com/97tPe2Q3GE
— EKOTÜRK (@Ekoturktv) May 8, 2026
“Türkiye’nin yüzde 3’ün altında büyümesi ekonomide ciddi kırılganlık anlamına gelir.”
Bu süreçte stagflasyon riskinin gündeme gelebileceğini belirten Alkin, ekonomik büyümenin yavaşladığı ancak enflasyonun yüksek kalmaya devam ettiği bir dönemin kapıda olabileceğini vurguladı.
EN KÖTÜ SENARYO: KARA HAREKÂTI VE 160 DOLARLIK PETROL
Üçüncü senaryonun ise çok daha ağır sonuçlar doğurabileceğini söyleyen Alkin, savaşın füze saldırılarından çıkarak doğrudan kara çatışmasına dönüşmesi halinde küresel dengelerin tamamen değişebileceğini ifade etti.
Bu durumda petrol fiyatlarının 155-160 dolar seviyelerine kadar yükselebileceğini belirten Alkin, gerilim azalsa bile fiyatların uzun süre 100 doların üzerinde kalabileceğini söyledi. Körfez bölgesindeki ekonomik düzenin ciddi şekilde sarsılabileceğini belirten ekonomist, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn ve Suudi Arabistan’ın ekonomik dengelerinin baskı altında kalabileceğini ifade etti.
“Petrolün 160 dolara yaklaşması halinde küresel enflasyon yeniden kontrolden çıkabilir.”
Alkin’e göre bu tablo gerçekleşirse Türkiye’nin tek haneli enflasyona ulaşması 2035 yılına kadar ötelenebilir.
MERKEZ BANKALARI FAİZ İNDİRİMİNE YANAŞMAYABİLİR
ABD Merkez Bankası ile Avrupa Merkez Bankası’nın mevcut risk ortamında faiz indirimi konusunda son derece temkinli davranacağını belirten Alkin, buna rağmen agresif faiz artırımlarının da çözüm üretmeyeceğini söyledi.
Bugün yaşanan enflasyonun ağırlıklı olarak maliyet kaynaklı olduğunu vurgulayan ekonomist, enerji ve üretim maliyetlerinin doğrudan nihai fiyatlara yansıdığını ifade etti. Talep kaynaklı enflasyonda faiz silahının etkili olabileceğini ancak mevcut koşullarda yüksek faizin tek başına çözüm sunmadığını dile getirdi.
Alkin, küresel ekonominin önümüzdeki dönemde uzun süreli belirsizlik, yüksek enerji maliyetleri ve düşük büyüme riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirterek yatırımcıların dikkatli olması gerektiğini söyledi.
