Moskova’daki uluslararası forumda Orta Doğu güvenliği masaya yatırıldı
Rusya’nın başkenti Moskova, Orta Doğu’nun geleceğine ilişkin kritik değerlendirmelere ev sahipliği yaptı. Rusya Dışişleri Bakanlığının desteğiyle düzenlenen 6. Rusya-Orta Doğu Uluslararası Bilimsel ve Uzman Forumu’nda bölgesel güvenlik, dış müdahalelerin etkileri, ülkeler arası ilişkiler ve istikrar arayışları ele alındı.
Primakov Dış Politika İşbirliği Merkezi ile Rusya Bilimler Akademisi tarafından organize edilen etkinlikte Türkiye, İran, Irak, Ürdün ve Rusya başta olmak üzere yaklaşık 10 ülkeden akademisyenler, uzmanlar ve araştırmacılar bir araya geldi.
ORTA DOĞU’DA YENİ GÜVENLİK MİMARİSİ ARAYIŞI
İki gün sürecek forumun açılışında bölgesel krizlerin giderek derinleştiğine dikkat çekilirken, Orta Doğu’nun karşı karşıya bulunduğu güvenlik sorunlarına yönelik kalıcı çözümler tartışıldı.
Forum kapsamında gerçekleştirilen “Bölgesel Güvenlik Sistemi” başlıklı oturumda uzmanlar, bölgedeki mevcut kırılganlıkların nedenlerini ve geleceğe yönelik olası senaryoları değerlendirdi.
Türkiye adına oturuma katılan Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) Başkanı Kadir Temiz, Orta Doğu’nun uzun yıllardır dış müdahalelerin etkisi altında şekillendiğini belirterek, bölgesel dengelerin yeniden kurulmasının önemine işaret etti.
“BÖLGE ÜLKELERİNİN İÇTEN GÜÇLENMESİ GEREKİYOR”
Temiz, bölgedeki çatışmaların yalnızca siyasi değil, ekonomik ve toplumsal sonuçlar da doğurduğunu vurgulayarak, dış aktörlerin etkisinin arttığı dönemlerde ülkelerin daha kırılgan hale geldiğini ifade etti.
Orta Doğu ülkelerinin tarihsel, kültürel ve ekonomik açıdan birbirine yakın olduğuna dikkat çeken Temiz, dış müdahalelerin ise doğal bölgesel dinamiklerin bozulmasına neden olduğunu söyledi.
Petrol ve enerji kaynakları üzerindeki jeopolitik rekabetin uzun yıllardır bölgeyi şekillendirdiğini belirten Temiz, İkinci Dünya Savaşı sonrasında bu rekabetin daha da yoğunlaştığını ve günümüzde yaşanan birçok krizin temelinde bu sürecin bulunduğunu dile getirdi.
“ORTA DOĞU’DA KALICI İSTİKRAR İÇİN DENGELİ TEMELLERİN OLUŞTURULMASI ŞART.”
Temiz, küresel sistemden tamamen bağımsız hareket etmenin mümkün olmadığını ancak ülkelerin güçlü kurumlar ve sağlam iç yapılar oluşturarak dış baskılara karşı daha dirençli hale gelebileceğini ifade etti.
DIŞ MÜDAHALELER VE BÖLGESEL DÜZEN TARTIŞMASI
İran Dışişleri Bakanlığına bağlı Siyasal ve Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü Akademik Direktör Yardımcısı Alireza Hoda Golipur da oturumda yaptığı değerlendirmelerde, son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin dış güçlerin bölgesel stratejileriyle yakından bağlantılı olduğunu savundu.
İran’ın ABD ve İsrail kaynaklı tehditlere karşı çeşitli adımlar attığını belirten Golipur, bazı çevrelerin İran’ın bölgesel kapasitesini yanlış değerlendirdiğini öne sürdü.
Golipur, dış aktörlerin Orta Doğu’da kendi çıkarları doğrultusunda yeni bir düzen oluşturmaya çalıştığını ifade ederek bunun uzun vadeli istikrar üretmek yerine yeni gerilim alanları oluşturabileceğini söyledi.
“DIŞ GÜÇLERİN KURMAYA ÇALIŞTIĞI DÜZEN, BÖLGEYE KALICI BARIŞ GETİRMEYECEK.”
Bölgenin geleceğinin ancak yerel aktörlerin iş birliği ve ortak güvenlik anlayışıyla şekillenebileceğini belirten Golipur, dış müdahalelerin azaltılmasının önemine dikkat çekti.
ÜRDÜN’DEN ORTAK GÜVENLİK ÇAĞRISI
Ürdün Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü Hasan Momani ise Orta Doğu’da güvenlik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Momani, bölgede yaşanan siyasi ve askeri krizlerin çözümü için diyalog kanallarının açık tutulmasının önem taşıdığını belirterek, ortak güvenlik anlayışının geliştirilmesinin istikrar açısından kritik rol oynayacağını ifade etti.
Forumda yapılan değerlendirmelerde, bölgesel güvenlik sistemlerinin güçlendirilmesi, dış müdahalelerin etkilerinin azaltılması ve ülkeler arasında daha güçlü iş birliği mekanizmalarının kurulması gerektiği yönünde ortak görüşler öne çıktı.
