Londra’da metro grevi başlıyor: Milyonlarca yolcu ulaşım kriziyle karşı karşıya
İngiltere’nin başkenti Londra’da toplu ulaşım kullanıcılarını yakından ilgilendiren grev kararı, kent genelinde ciddi ulaşım aksaklıkları yaşanacağı endişesini beraberinde getirdi. Londra Metro ağına bağlı bazı tren sürücülerinin çalışma saatleri konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle iş bırakma eylemine gitmesi, milyonlarca yolcunun günlük ulaşım planlarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu.
LONDRA METROSU’NDA GREV NEDENİYLE SEFERLER AKSAYACAK
Ulusal Demiryolu, Denizcilik ve Ulaştırma İşçileri Sendikası’nın (RMT) organize ettiği grevlerin 2 Haziran ve 4 Haziran tarihlerinde gün boyu uygulanacağı açıklandı. Sendika ile Londra Ulaşım İdaresi (TfL) arasında yürütülen görüşmelerden sonuç çıkmaması üzerine eylem kararının kesinleştiği bildirildi.
Grev nedeniyle Circle ve Piccadilly hatlarında seferlerin tamamen durması, Metropolitan ve Central hatlarının bazı bölümlerinde ise hizmet verilememesi bekleniyor.
Yetkililer, çalışmaya devam edecek metro hatlarında da normalden daha seyrek seferler yapılacağını ve yoğunluğun belirgin şekilde artacağını duyurdu.
ULAŞIM AĞINDA YOĞUNLUK BEKLENİYOR
Londra’nın en yoğun toplu taşıma sistemlerinden biri olan metro ağındaki aksaklıkların, kent genelindeki ulaşımı önemli ölçüde etkilemesi öngörülüyor. Elizabeth Line, Docklands Light Railway, London Overground ve otobüs seferlerinin hizmet vermeye devam edeceği belirtilse de bu hatlarda da yoğunluk yaşanabileceği ifade edildi.
TfL, yolcuların mümkün olması halinde seyahat planlarını değiştirmelerini ve zorunlu yolculuklarını erken saatlerde tamamlamalarını tavsiye etti.
Yetkililer, sınırlı seferlerin sabah 06.30 öncesinde yapılacağını ve yolcuların akşam 21.00’e kadar seyahatlerini tamamlamalarının önem taşıdığını açıkladı.
TARTIŞMANIN ODAĞINDA ÇALIŞMA SAATLERİ VAR
Taraflar arasındaki anlaşmazlığın temelinde sürücülerin çalışma düzenine ilişkin yeni plan yer alıyor. TfL, isteyen sürücülerin haftada beş gün yerine dört gün çalışabilmesine olanak tanıyacak yeni sistemi devreye almak istiyor.
Ancak RMT sendikası, daha uzun vardiyaların çalışanlarda yorgunluğu artırabileceğini ve bunun güvenlik açısından risk oluşturabileceğini savunuyor. Sendika yetkilileri, çalışanların sağlık ve iş güvenliği konusundaki kaygılarının yeterince dikkate alınmadığını öne sürüyor.
TfL ise sistemin tamamen gönüllülük esasına dayandığını ve hizmet kalitesini artırarak metro ağının daha güvenilir hale gelmesini sağlayacağını belirtiyor.
GEÇMİŞTEKİ GREVLER LONDRA’YI DURMA NOKTASINA GETİRMİŞTİ
Londra’da planlanan bazı grevler geçtiğimiz ay son dakika anlaşmalarıyla ertelenmiş olsa da taraflar arasındaki sorun tam anlamıyla çözülebilmiş değil. Nisan ayında gerçekleştirilen iş bırakma eylemleri ulaşımda önemli aksamalara yol açarken, geçen yıl eylül ayında düzenlenen geniş kapsamlı grevler başkentte günlük yaşamı ciddi şekilde etkilemişti.
Bu haftaki grevlerin önceki eylemlerden farklı olarak günün tamamını kapsayacak olması nedeniyle etkisinin daha büyük olacağı değerlendiriliyor.
İŞ DÜNYASI VE ESNAF ENDİŞELİ
Londra’nın finans merkezi olarak bilinen City bölgesindeki birçok şirketin çalışanlarına uzaktan çalışma seçeneği sunabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, ofise gitmekten kaçınacak çalışan sayısındaki artışın özellikle restoran, kafe ve perakende işletmeleri üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini ifade ediyor.
Kent ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturan günlük yolcu hareketliliğinin azalmasının, hizmet sektöründe kısa süreli gelir kayıplarına yol açabileceği değerlendiriliyor.
