Sahte ayakkabı operasyonu: 38 bin çift ürün 15 yıl sonra imha edildi
Fransa’nın Le Havre Limanı’nda 2011 yılında Çin’den gelen konteynerlerde ele geçirilen 38 bin sahte ayakkabı, yaklaşık 15 yıl süren hukuki sürecin ardından imha edildi. Kim tarafından getirildiği, neden yıllarca depolarda bekletildiği ve nasıl yok edildiği merak konusu olurken, olay Fransa’da sahte ürün ticaretinin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdi. Gümrük yetkilileri, uzun süren davanın sonuçlanmasının ardından binlerce ürünü ticari dolaşıma dönmesini engellemek amacıyla parçalayarak ortadan kaldırdı.
Fransa’da 2025 yılında 20 milyondan fazla sahte ürün ele geçirilirken, bunların yaklaşık 1,2 milyonu yalnızca Le Havre Limanı’nda yakalandı.
15 yıl boyunca depolarda tutulan 38 bin çift sahte spor ayakkabı, mahkeme kararının kesinleşmesiyle birlikte geri dönüşü olmayacak şekilde imha edildi.
Yetkililer, sahte ürünlerin yeniden satılmasının veya ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasının yasal olarak mümkün olmadığını vurguladı.
Sahte ayakkabı davası 15 yıl sürdü
Le Havre Limanı’nda 2011 yılında gerçekleştirilen operasyonda Çin çıkışlı konteynerlerde bulunan yaklaşık 38 bin çift sahte spor ayakkabıya el konuldu. Ancak ürünlerin akıbeti kısa sürede belirlenemedi. Dava dosyası yıllarca mahkemelerde devam ederken, ürünler gizli depolarda muhafaza edildi.
Aralık 2025’te sonuçlanan dava kapsamında Fransız ithalatçı hakkında 1,56 milyon euro gümrük cezası, 260 bin euro gümrük kaynaklı kara para aklama cezası ve 3 yıl hapis kararı verildi. Hapis cezasının 2 yılı ise ertelendi.
Kararın kesinleşmesiyle birlikte Fransa gümrük idaresi, yıllardır depolarda bekleyen ürünlerin imhası için düğmeye bastı.

Fransa’da sahte ürün ticareti büyüyor
Le Havre, Fransa’nın en büyük konteyner limanlarından biri olarak sahte ürün operasyonlarının merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Ayakkabıdan tekstile, elektronik cihazlardan oyuncaklara kadar çok sayıda ürünün taklitleri limanlarda tespit ediliyor.
Gümrük görevlileri, özellikle ünlü markalara ait lüks ürünlerin yanı sıra günlük kullanım eşyalarının da yoğun şekilde kopyalandığını belirtiyor. Sabun, şampuan, oyuncak ve elektronik ürünlerin sahte versiyonları kısa sürede piyasaya sürülebiliyor.
Yetkililere göre bu pazar artık yalnızca küçük çaplı kaçakçılar tarafından değil, uluslararası organize suç ağları tarafından da kontrol ediliyor.
Sahte ürünler neden bağışlanmıyor?
Kamuoyunda sık sık gündeme gelen tartışmalardan biri de el konulan ürünlerin neden ihtiyaç sahiplerine verilmediği sorusu oluyor. Ancak Fransız mevzuatı bu konuda oldukça net bir yaklaşım benimsiyor.
Gümrük birimlerine göre sahte ürünler güvenlik standartlarını karşılamadığı için yeniden piyasaya sürülemiyor. Bazı ürünlerde toksik maddeler, sağlığa zararlı kimyasallar veya kalite standartlarının altında malzemeler bulunabiliyor.
Bu nedenle el konulan ürünlerin satışı, bağışı veya yeniden dağıtımı yasaklanırken tek seçenek imha yöntemi olarak öne çıkıyor.

Binlerce ayakkabı endüstriyel öğütücüde yok edildi
İmha operasyonu 3 Haziran’da Le Havre’de gümrükle anlaşmalı özel bir tesiste gerçekleştirildi. Mobil vinçler tarafından alınan ayakkabılar önce ezildi, ardından yüksek kapasiteli endüstriyel öğütücülere gönderildi.
Parçalanan ürünler daha sonra geri dönüşüm veya enerji üretimi süreçlerine dahil edildi. Yetkililer, bazı atıkların yakılarak enerji elde edilmesinde kullanıldığını, bazı durumlarda ise çimento fabrikalarında kullanılan yüksek kalorili alternatif yakıta dönüştürüldüğünü açıkladı.
Böylece yıllarca depolarda bekleyen binlerce sahte ürün, mağaza rafları yerine sanayi tesislerinde son bulmuş oldu.
Sahte ürünlerle mücadele ekonomiyi de koruyor
Uzmanlara göre sahte ürün ticareti yalnızca marka haklarını ihlal etmiyor, aynı zamanda vergi kayıplarına ve kayıt dışı ekonominin büyümesine de yol açıyor. Bu nedenle gümrük operasyonları hem tüketicilerin güvenliğini hem de yasal ticaretin sürdürülebilirliğini koruyan önemli bir araç olarak değerlendiriliyor.
Fransa’da son yıllarda artan denetimler, sahte ürün ticaretine karşı daha sert yaptırımların uygulanacağının sinyalini verirken, Le Havre’deki operasyon Avrupa’nın en dikkat çekici imha süreçlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
