Capital Economics’ten Türkiye ekonomisi için büyüme ve faiz tahmini
Capital Economics, Türkiye ekonomisine ilişkin yayımladığı son değerlendirmede 2026 yılında büyümenin yavaşlayacağını, enflasyondaki gerilemenin ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) yılın son bölümünde yeniden faiz indirimi alanı sağlayabileceğini bildirdi.
Kuruluş, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında yüzde 2,5 büyüyeceğini öngördü.
Türkiye büyüme tahmini aşağı yönlü
Rapora göre Türkiye ekonomisinin 2025 yılında kaydedilen yüzde 3,6’lık büyümenin ardından 2026’da yüzde 2,5 seviyesine gerilemesi bekleniyor. Ekonomik aktivitenin 2027 ve 2028 yıllarında ise yeniden yüzde 3 seviyesine yaklaşacağı tahmin ediliyor.
Enflasyonda düşüş eğiliminin devam edeceği belirtilirken, yıllık ortalama enflasyonun 2025’teki yüzde 34,9 seviyesinden 2026’da yüzde 30,8’e gerileyeceği öngörülüyor.
Enflasyonun 2028 yılına kadar yüzde 17,3 seviyesine kadar düşmesi bekleniyor.
Faiz indirimi beklentisi öne çıktı
Capital Economics, TCMB’nin politika faizinde yıl sonunda yeniden indirime başlayabileceğini değerlendirdi. Raporda, yüzde 37 seviyesindeki politika faizinin Aralık 2026’da yüzde 36’ya düşebileceği ifade edildi.
Tahminlere göre politika faizinin 2027 sonunda yüzde 27’ye, 2028 sonunda ise yüzde 22 seviyesine gerilemesi bekleniyor.
TCMB politika faizinin 2028 sonunda yüzde 22 seviyesine inmesi öngörülüyor.
Dolar kuru ve tahvil faizi beklentileri
Kuruluşun tahminlerine göre dolar/TL kurunun 2026 sonunda 53,00, 2027 sonunda ise 60,00 seviyesine ulaşması bekleniyor. Türkiye’nin 10 yıllık devlet tahvili faizinin ise mevcut yüzde 30,9 seviyesinden 2026 sonunda yüzde 29’a, 2027 sonunda yüzde 28’e gerileyeceği hesaplanıyor.
Enerji fiyatları risk unsuru olmaya devam ediyor
Raporda enerji fiyatlarının Türkiye ekonomisi açısından temel risklerden biri olmaya devam ettiği belirtildi. Enerji maliyetlerinde yaşanabilecek yükselişin cari denge ve finansal göstergeler üzerinde baskı oluşturabileceği ifade edilirken, petrol fiyatlarındaki gerilemenin ise rezervler ve dış denge üzerindeki yükü azaltabileceği kaydedildi.
Ayrıca ABD-İran hattında yaşanabilecek olası gelişmelerin Türkiye ekonomisi açısından yakından izlenen başlıca dış riskler arasında yer aldığı belirtildi.
