ABD ve İran, İsviçre’de kalıcı barış anlaşması görüşmelerine başladı
İran ile ABD arasında doğrudan temaslar İsviçre’nin Bürgenstock bölgesinde başladı. Taraflar, 14 Haziran’da ilan edilen ve 18 Haziran’da yürürlüğe giren 14 maddelik mutabakat kapsamında bölgesel güvenlik, Hürmüz Boğazı ve savaşın sona erdirilmesine ilişkin başlıkları ele alıyor.
İran ve ABD heyetleri, 14 maddelik mutabakatın uygulanmasına yönelik ilk doğrudan görüşmeler için İsviçre’de bir araya geldi.
Görüşmelere ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner katılırken, İran heyetinde Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi yer aldı. Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani de toplantılarda bulundu.
Bürgenstock’taki görüşmelerde Hürmüz Boğazı, deniz ablukası ve bölgesel güvenlik konuları ön plana çıktı.
İsviçre’deki kritik temaslar
İsviçre makamları, İran, ABD, Katar ve Pakistan heyetlerini mutabakat müzakereleri kapsamında ülkede ağırladıklarını açıkladı. Görüşmelerin, taraflar arasında varılan anlaşmanın uygulanma sürecine yön vermesi bekleniyor.
Görüşmelerin başlamasının ardından İran Meclis Başkanı Kalibaf, sosyal medya hesabından ABD’nin Mina’da düzenlediği saldırıda yaşamını yitiren çocuklara ilişkin temsili görüntüler paylaştı.
14 maddelik mutabakatın detayları
14 Haziran’da Pakistan’ın arabuluculuğunda duyurulan anlaşma, İran ile ABD arasında çatışmaların sona erdirilmesini ve sorunların diplomatik yollarla çözülmesini öngörüyor.
18 Haziran’da yürürlüğe giren mutabakat; Hürmüz Boğazı’nın açılması, deniz ablukasının kaldırılması ve Lübnan dahil bölgesel çatışmaların sona erdirilmesine yönelik maddeler içeriyor.
Tarafların İsviçre’deki temaslarının, anlaşmanın uygulanmasına ilişkin yol haritasını şekillendirmesi bekleniyor.
İran-ABD görüşmeleri İsviçre’de başladı, kritik başlıklar masada
Katar’ın arabuluculuğunda gerçekleştirilen toplantılar, İsviçre’nin Bürgenstock bölgesinde düzenlenirken ABD, İran, Katar ve Pakistan’dan üst düzey temsilciler müzakere masasında bir araya geldi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in de katıldığı görüşmelerin, geçen hafta imzalanan geçici mutabakatın ardından yeni bir dönemin başlangıcı olması bekleniyor.
ABD ve İran arasında kalıcı barış anlaşmasına yönelik ilk üst düzey görüşme İsviçre’de başladı.
Nükleer program ve Hürmüz Boğazı müzakerelerin en kritik gündem maddeleri arasında yer alıyor.
İran basınında yer alan bilgilere göre görüşmeler bir gün sürecek. İran heyeti ilk etapta Katar ve Pakistan temsilcileriyle ayrı temaslarda bulunurken, günün ilerleyen saatlerinde ABD heyetiyle arabulucular eşliğinde ortak toplantı gerçekleştirilecek.
Nükleer program ve Hürmüz Boğazı öne çıkıyor
Washington ile Tahran arasında imzalanan geçici anlaşmanın ardından başlayan yeni süreçte, İran’ın nükleer faaliyetleri, yaptırımlar, enerji güvenliği ve deniz taşımacılığı konuları detaylı şekilde ele alınacak.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsviçre ziyaretinden önce yaptığı açıklamada, görüşmelerin teknik temasların üzerine inşa edildiğini belirterek nükleer dosya ve Lübnan’daki ateşkes konusunda ilerleme sağlanmasını hedeflediklerini ifade etti.
İran heyetinde Meclis Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ve Merkez Bankası Başkanı Abdolnaser Hemmati’nin yer aldığı bildirildi.
Lübnan gerilimi görüşmeler üzerinde baskı oluşturuyor
Diplomatik temaslar sürerken İsrail ile Hizbullah arasında son günlerde yeniden artan çatışmalar sürecin önündeki en önemli risklerden biri olarak değerlendiriliyor.
İran yönetimi, İsrail’in Lübnan’daki ateşkes şartlarını ihlal ettiğini öne sürerken, bu konunun da İsviçre’deki görüşmelerde gündeme getirileceği belirtildi. İran devlet medyası, geçici anlaşmanın ilk maddelerinden birinin tüm cephelerde çatışmaların sona erdirilmesi olduğunu aktardı.
İran Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Lübnan’da yaşanan gelişmeler nedeniyle ABD’nin sorumluluk taşıdığını savunurken, İsrail tarafı ise Hizbullah tehdidi ortadan kalkıncaya kadar sınır hattındaki askeri varlığını sürdüreceğini açıkladı.
Hürmüz Boğazı yeniden gündemin merkezinde
Küresel petrol ve doğal gaz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı da müzakerelerin temel başlıkları arasında bulunuyor.
İran’ın hafta sonu yaptığı açıklamada boğazın yeniden kapatılabileceğine yönelik ifadeler kullanması uluslararası piyasalarda dikkatle takip edildi. Ancak boğazdaki ticari faaliyetlerin tamamen durup durmadığına ilişkin net bir tablo henüz ortaya çıkmadı.
ABD Merkez Komutanlığı’nın verilerine göre Cumartesi günü Hürmüz Boğazı’ndan geçen 55 ticari gemi toplam 17 milyon varilden fazla petrol ve çeşitli yük taşıdı. Deniz trafiğinde önceki günlere kıyasla hareketliliğin arttığı bildirildi.
Bloomberg tarafından derlenen gemi takip verileri ise Hindistan bağlantılı üç süper tankerin Umman Körfezi’nde yeniden sinyal vermeye başladığını ortaya koydu. Yaklaşık 6 milyon varil Irak ve Kuveyt petrolü taşıyan tankerlerin bölgedeki enerji akışının devam ettiğine işaret ettiği değerlendiriliyor.
60 günlük müzakere süreci başladı
ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan mutabakat kapsamında taraflara kalıcı anlaşmaya ulaşmaları için 60 günlük müzakere süresi tanındı. Anlaşma metni gerektiğinde bu sürenin uzatılabilmesine de imkan sağlıyor.
Geçici mutabakat kapsamında ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırdığı, bazı enerji yaptırımlarının askıya alınmasının planlandığı belirtilirken, İran da Hürmüz Boğazı’nın açık tutulmasına yönelik taahhütte bulunmuştu.
Öte yandan Tahran yönetimi, boğazı kullanacak gemilerin İran tarafından onaylanmış izin ve zorunlu sigorta şartlarını karşılaması gerektiğini duyurdu. Bu yaklaşım ABD, Avrupa ülkeleri ve Körfez bölgesindeki bazı devletler tarafından tartışmalı bulunuyor.
İsviçre’deki görüşmelerin sonucunda tarafların kalıcı barış anlaşmasına ilişkin yol haritasını belirlemesi ve önümüzdeki haftalarda teknik müzakerelerin hız kazanması bekleniyor.
