Trump’ın İran anlaşması tartışılıyor: ABD’nin müzakerelerde eli zayıfladı mı?
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile imzaladığı geçici mutabakatın ardından gözler İsviçre’de başlayacak yeni müzakere sürecine çevrildi. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayan anlaşma petrol fiyatlarında düşüşe, ABD borsalarında ise yükselişe neden olurken, Washington’un pazarlık gücüne ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.
Trump, küresel ekonomik risklerin büyümesini önlemek amacıyla anlaşmayı imzaladığını açıklarken, tarafların önünde nükleer program ve yaptırımların ele alınacağı 60 günlük müzakere süreci bulunuyor.
Trump’ın ekonomi vurgusu dikkat çekti
Trump, Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi sırasında yaptığı açıklamada, çatışmaların devam etmesi halinde küresel ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğabileceğini belirtti. ABD Başkanı, ekonomik istikrarsızlık riskinin anlaşmaya giden süreci hızlandıran unsurlardan biri olduğunu ifade etti.
Anlaşma kapsamında Hürmüz Boğazı yeniden deniz trafiğine açılırken, İran’ın uluslararası piyasalara petrol satışını kolaylaştıracak bazı yaptırım muafiyetlerinin de devreye alınması öngörülüyor. Bu gelişmenin ardından petrol fiyatlarında geri çekilme yaşanırken, ABD hisse senedi piyasalarında yükseliş görüldü.
İran ile 60 günlük yeni müzakere dönemi
Mutabakata göre ABD ve İran, önümüzdeki 60 gün boyunca nükleer faaliyetler ve ekonomik yaptırımlar başlıklarında görüşmeler yürütecek. Anlaşmada yer alan sürenin uzatılabilir olması ise müzakerelerin daha uzun bir döneme yayılabileceği beklentisini güçlendirdi.
İran tarafı ise görüşmeler öncesinde bölgede yaşanan yeni gerilimleri gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı konusunda yeniden adımlar attığını duyurdu. Bu gelişme, enerji piyasalarının dikkatini yeniden Orta Doğu’ya çevirdi.
Anlaşmanın ekonomik boyutu öne çıkıyor
Bloomberg Economics tarafından yapılan değerlendirmede, mutabakat metninde yer alan 14 başlığın büyük bölümünün İran lehine sonuçlar içerdiği belirtildi. Analize göre maddelerin 10’u İran’a avantaj sağlarken, yalnızca 1 başlık doğrudan ABD lehine değerlendirildi. Kalan 3 başlık ise tarafsız olarak sınıflandırıldı.
Anlaşma çerçevesinde İran’ın petrol ihracatını yeniden artırmasına yönelik yaptırım muafiyetleri gündeme gelirken, ülkenin savaş sonrası yeniden yapılanmasına destek verecek yaklaşık 300 milyar dolarlık kalkınma programının da masada olduğu ifade edildi.
ABD iç siyasetinde eleştiriler yükseliyor
İran ile varılan mutabakat, ABD iç siyasetinde de tartışma yarattı. Kasım ayında yapılacak ara seçimler öncesinde bazı Cumhuriyetçi siyasetçiler anlaşmanın kapsamına yönelik eleştirilerde bulundu.
Maryland Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen bir kamuoyu araştırmasına göre Amerikalıların yüzde 56’sı İran savaşının ABD çıkarlarına olumlu değil, olumsuz etki yaptığını düşünüyor. Bu tablo, yönetimin dış politika kararlarının iç siyasette de yakından takip edildiğini ortaya koyuyor.
Mutabakat kapsamında İran’ın temel taahhüdü, nükleer silah geliştirmeme yönündeki pozisyonunu yeniden teyit etmesi olarak öne çıkarken, tarafların önümüzdeki haftalarda İsviçre’de gerçekleştireceği görüşmeler sürecin seyrini belirleyecek.
