TCMB Başkanı Karahan: Enflasyon beklentilerindeki yükseliş ihtiyat gerektiriyor
TCMB Başkanı Fatih Karahan, enerji fiyatlarındaki yukarı yönlü risklerin sürdüğünü belirterek zayıflayan iç talebin dezenflasyonu desteklediğini söyledi. Karahan, enflasyon beklentilerindeki son yükselişin ise ihtiyatlı bir yaklaşım gerektirdiğini vurguladı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Türkiye-ABD İş Konseyi tarafından New York’ta düzenlenen 19’uncu Türkiye Yatırım Konferansı’nda “Enflasyon ve Makroekonomik Görünüm” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.
Karahan, gelecek dönemde enflasyonun seyrinin dış şoklar, talep koşulları ve beklentiler tarafından belirleneceğini ifade etti.
Enerji fiyatlarındaki riskler sürüyor
Sunumda jeopolitik gelişmelerin petrol fiyatlarını yükselttiği, rafine ürün marjlarındaki artışın da enerji maliyetleri üzerindeki baskıyı güçlendirdiği belirtildi.
Savaş öncesinde 72 dolar seviyesinde bulunan Brent petrolün varil fiyatının 21 Eylül itibarıyla yüzde 39 artarak 101 dolara ulaştığı, çatışma döneminde ise 118 doları gördüğü kaydedildi.
Dizel marjlarının aynı dönemde 29 dolardan 93 dolara yükseldiği ve artışın yüzde 226’ya ulaştığı bildirildi.
Karahan, yüksek enerji fiyatlarının enflasyona doğrudan ve dolaylı olarak yukarı yönlü katkı yaptığını, etkinin özellikle ulaştırma hizmetlerinde belirginleştiğini aktardı.
İç talepte yavaşlama belirginleşti
TCMB’nin enflasyon görünümüne yönelik riskleri sınırlamak amacıyla para politikasını sıkılaştırdığına işaret edilen sunumda, kredi büyümesinin ilkbahardan bu yana önemli ölçüde yavaşladığı belirtildi.
Türkiye ekonomisinin yıllık büyüme oranı 2025’in ikinci çeyreğindeki yüzde 4,8 seviyesinden 2026’nın aynı döneminde yüzde 2,3’e geriledi. Nihai yurt içi talepteki büyüme de yüzde 5,2’den yüzde 2,2’ye düştü.
Üçüncü çeyreğe ilişkin yüksek frekanslı göstergelerin talepteki yavaşlamanın devam ettiğine işaret ettiği aktarıldı.
Enflasyonun ana eğilimi geriledi
Sunumda, kira enflasyonundaki gerileme ile iç talepteki yavaşlamanın dezenflasyon sürecini desteklediği belirtildi.
Mevsimsellikten arındırılmış verilerle hesaplanan enflasyonun ana eğilimi ağustosta yüzde 1,9’a, medyan gösterge ise yüzde 1,8’e geriledi.
Karahan, zayıf talebin yalnızca dezenflasyona katkı sağlamadığını, aynı zamanda arz kaynaklı şokların tüketici fiyatlarına geçişini de sınırladığını ifade etti.
Beklentiler yakından izleniyor
Piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası için yıllık enflasyon beklentisi eylülde yüzde 23,7 olarak ölçüldü. Reel sektörün beklentisi ağustosta yüzde 32,8, hane halkının beklentisi ise yüzde 45,6 seviyesinde gerçekleşti.
Karahan, beklentilerin arz şoklarına rağmen genel olarak kontrol altında kaldığını ancak son dönemde görülen yükselişin ihtiyatlı olunmasını gerektirdiğini belirtti.
TL varlıklara talep güçlü
Sunuma göre Türk lirasının mevduat ve yatırım fonları içindeki payı 15 Eylül itibarıyla yüzde 61,4 seviyesinde bulunuyor.
TCMB’nin brüt uluslararası rezervleri ise 18 Eylül itibarıyla 174,4 milyar dolar olarak kaydedildi. Karahan, uluslararası rezerv tamponlarının güçlü kalmaya devam ettiğini bildirdi.
