IMF: Orta Doğu’daki savaş küresel büyüme görünümünü değiştirdi

Uluslararası Para Fonu (IMF), şubat sonundan itibaren Orta Doğu’da yaşanan savaşın enerji ve emtia piyasaları ile tedarik zincirlerinde aksamalara yol açarak küresel büyümenin seyrini önemli ölçüde değiştirdiğini bildirdi.

IMF’nin 2026 Yıllık Raporu yayımlandı. Raporda, küresel ekonominin jeopolitik şoklar, devam eden çatışmalar ve ticaret sistemindeki değişimlere rağmen geçen yıl dirençli kaldığı belirtildi.

Özel sektörün değişen koşullara uyum sağlaması, maliye ve para politikası desteği ile teknoloji yatırımlarının küresel büyümeyi desteklediği, enflasyondaki düşüşün sürdüğü kaydedildi.

Ancak şubat sonundan itibaren Orta Doğu’da başlayan savaşın bu görünümü değiştirdiğine işaret edilen raporda, enerji ve diğer emtia ürünlerinde yaşanan arz şokuyla tedarik zincirlerindeki aksamaların bölge dışındaki ekonomileri de etkilediği ifade edildi.

“Mali zorluklar giderek ağırlaşıyor”

IMF Başkanı Kristalina Georgieva, rapordaki değerlendirmesinde küresel ekonominin orta vadeli görünümünün durgun olduğunu belirterek, mali zorlukların giderek daha da şiddetlendiğini söyledi.

Savaş başladığında küresel kamu borcunun halihazırda rekor seviyelere yakın olduğuna dikkat çekilen raporda, borçların Orta Doğu’daki çatışmadan önce bile 2028’e kadar İkinci Dünya Savaşı dönemindeki seviyelere ulaşmasının beklendiği aktarıldı.

Savaşın enerji fiyatlarını yükselttiği, finansal koşulları sıkılaştırdığı ve büyümeyi yavaşlatarak kamu maliyesi üzerindeki baskıyı artırdığı belirtildi.

Uzun vadeli devlet tahvili getirilerinin yükseldiği ve daha dalgalı hale geldiği kaydedilen raporda, küresel faiz ödemelerinin son üç yılda GSYH’nin yaklaşık yüzde 2’sinden yüzde 3’üne yaklaştığı bildirildi.

Yapay zekâ büyümeyi destekleyebilir

IMF, yapısal sorunların orta vadeli büyüme görünümü üzerindeki baskısını sürdürdüğünü ancak destekleyici mali politikalar, özel sektör yatırımları ve yapay zekânın sağlayabileceği verimlilik artışlarının küresel ekonomiyi daha yüksek bir büyüme patikasına taşıyabileceğini belirtti.

Yapay zekânın fırsatların yanı sıra istihdam ve ücretler açısından riskler de taşıdığına işaret eden Georgieva, çalışanların yeni beceriler kazanmasının desteklenmesi ve siber dayanıklılığın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Raporda, yapay zekâ bağlantılı teknoloji yatırımlarının 2025’te ABD’nin büyümesine tahminen 0,5 puan katkı sağladığı, küresel özel sektör yapay zekâ yatırımlarının ise 2026’da 2 trilyon doları aşabileceği aktarıldı.