Avrupa’da faiz artışı kapıda mı? Gözler aralık ayına çevrildi
Avrupa Merkez Bankasının (ECB) mevduat faizini yüzde 2,5 seviyesinde tutması bekleniyor. Fransa tahvil piyasasındaki dalgalanmalar ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, bankanın para politikası kararlarında belirleyici olacak.

ECB Başkanı Christine Lagarde, Frankfurt’ta düzenlenecek basın toplantısında enflasyon görünümünü, Fransa’daki mali sorunları ve bankanın gelecek dönemdeki politika adımlarını değerlendirecek. Piyasalarda, aralık ayında yeni bir faiz artışı yapılabileceği beklentisi öne çıkıyor.
ECB faiz oranını yüzde 2,5 seviyesinde tutabilir
Ekonomistlerin büyük çoğunluğu, ECB’nin 29 Ekim’deki toplantısında mevduat faizini değiştirmeyeceğini öngörüyor. Piyasa beklentileri, aralık ayında yeni ve son bir faiz artışına işaret ediyor. Bu toplantıda açıklanacak yeni tahminlerin, enerji arzındaki aksaklıkların etkisiyle 2028’e kadar enflasyonun nasıl seyredeceğine ilişkin görünüm sunması bekleniyor.
Avro Bölgesi’nde enflasyon yüzde 2’lik hedefin yaklaşık iki katına çıkmış durumda. Ancak fiyat baskılarının büyük ölçüde enerjiyle sınırlı kalması, ECB’nin kararlarını değerlendirmek için hareket alanını koruyor. Bölge ekonomisi direnç göstermesine rağmen büyüme ivmesinde yavaşlama işaretleri görülüyor.
ECB yetkilileri, enflasyonun yüzde 4’e yaklaşması halinde ilave sıkılaşmanın gündeme gelebileceğini belirtiyor. Faiz artışının aralık ayına bırakılması, bankanın para politikasında temkinli ilerleme yaklaşımını sürdürmesini sağlayabilir.
Fransa tahvil piyasasında riskler artıyor
Fransa’nın yüksek bütçe açığı, siyasi parçalanma ve toplumsal gerilimler, ülkenin tahvil piyasasındaki baskıyı artırıyor. Fransız 10 yıllık tahvil getirisi ile Almanya’nın aynı vadeli tahvil getirisi arasındaki fark, son dönemde 15 yılın en yüksek seviyesine çıktı. İtalya gibi diğer ülkelerde de piyasa baskısının yayılabileceğine ilişkin endişeler bulunuyor.
Tahvil getirilerindeki yükseliş, finansman maliyetlerini artırarak ekonomik büyümeyi yavaşlatabilir. Öte yandan yüksek borçlanma maliyetleri, talebi sınırlandırarak enflasyonun kontrol altına alınmasına katkı sağlayabilir. ECB’nin, Fransa’daki gelişmelere karşı hangi araçları kullanabileceği yatırımcıların gündeminde yer alıyor.
ECB’nin tahvil alım araçları gündemde
ECB’nin 2022’de oluşturduğu Aktarım Koruma Aracı (TPI), piyasalarda gerekçesiz ve düzensiz hareketler yaşanması halinde tahvil alımlarına olanak tanıyor. Ancak banka yetkilileri, bu aracın yüksek bütçe açıklarından kaynaklanan sorunları çözmek amacıyla tasarlanmadığını vurguluyor.
Bir diğer seçenek, ECB’nin daha önce satın aldığı tahvillerin portföyden azaltılmasıyla yürütülen niceliksel sıkılaştırma programını durdurmak. Ancak bu adımın banka yönetim kurulunda destek bulacağına ilişkin henüz bir işaret bulunmuyor. Piyasa uzmanları, müdahale için finansal istikrarı tehdit eden ciddi bir yayılma riski oluşması gerektiğini belirtiyor.
Christine Lagarde’ın görev süresi tartışılıyor
ECB Başkanı Christine Lagarde’ın görevini planlanandan önce bırakabileceğine ilişkin beklentiler de gündemdeki yerini koruyor. Gelecek yıl ekim ayında sona erecek görev süresinden birkaç ay önce ayrılmayı değerlendirdiğini açıklayan Lagarde’ın olası ayrılık tarihi konusunda netlik sağlaması bekleniyor.
Avro Bölgesi çevrelerinde ocak ayında ayrılık ihtimali üzerinde duruluyor. Böyle bir kararın açıklanması halinde, yerine gelecek ismin belirlenmesi için Avrupa Birliği liderlerinin seçim sürecini başlatması gerekecek.
Yeni ekonomik veriler cuma günü açıklanacak
ECB’nin eylül toplantısından bu yana karar sürecini yönlendirecek yeni verilerin sınırlı kalması, belirsizliği artırıyor. Eurostat’ın cuma günü açıklayacağı üçüncü çeyrek büyüme verileri ile Avro Bölgesi’nin dört büyük ekonomisine ait ekim ayı enflasyon rakamları, para politikasının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde etkili olacak.
ECB Yönetim Konseyi üyesi Pierre Wunsch, piyasanın yeni faiz artışlarını fiyatladığını ve bu beklentinin makul görülebileceğini belirtirken küresel ekonomik görünümdeki belirsizliğe de dikkat çekti.





