Emre Alkin’den Fed uyarısı: “Küresel piyasalar neden tedirgin?”
Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, EKOTÜRK TV yayınında yaptığı değerlendirmede, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerinde neden temkinli hareket ettiğini ve bunun Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için ne anlama geldiğini kapsamlı biçimde ele aldı. Küresel piyasaların “Fed neden daha hızlı indirmiyor?” sorusuna odaklandığını belirten Alkin, bunun arkasında siyasi değil, tamamen ekonomik gerçekler olduğunu vurguladı.
ABD EKONOMİSİ YAVAŞLAMIYOR, DİRENÇ GÖSTERİYOR
Son dönemde faiz indirimi baskısının azalmasının temel nedeninin ABD ekonomisinin beklenenden güçlü performansı olduğuna dikkat çekiliyor. Özellikle son çeyrek büyüme verilerinin yüzde 2’nin üzerinde gelmesi, ekonomik yavaşlama tezlerini zayıflatmış durumda.
ABD ekonomisi hâlâ büyürken ve istihdam piyasası güçlü seyrini korurken, Fed’in aceleci bir faiz indirimi için güçlü bir gerekçesi bulunmuyor.
Bu tablo, “resesyon kapıda” söylemlerinin gerçeği tam yansıtmadığını ortaya koyuyor.
GÜNÜN YORUMU
⏳Prof. Dr. @emrealkin1969 her gün 5 dakikada gündemi yorumluyor. pic.twitter.com/6i7fKi1DBv
— EKOTÜRK (@Ekoturktv) January 26, 2026
ENFLASYONDA RİSK TAMAMEN ORTADAN KALKMADI
Manşet enflasyonda (TÜFE) gerileme sinyalleri görülse de asıl sorun hizmet enflasyonu ve ücret artışlarının yarattığı baskı. Fed Başkanı’nın sık sık vurguladığı gibi, bazı sektörlerde ücret artışları üretkenlikten kopmuş durumda.
Fed’in temel korkusu, erken faiz indirimiyle finansal koşulların hızla gevşemesi ve talep patlaması sonucu enflasyonun yeniden kontrolden çıkması.
Bu risk geçmişte de yaşandı. 1970’lerde yapılan erken gevşeme hamleleri ABD’de fiyat istikrarının uzun süre bozulmasına yol açmıştı.
BELİRSİZLİKLER KARARLARI ZORLAŞTIRIYOR
ABD’de bütçe harcamalarının hızla artması, olası hükümet kapanması riski, küresel ticaret gerilimleri ve jeopolitik başlıklar, Fed’in karar sürecini karmaşık hale getiriyor. Veri akışındaki çelişkiler, politika yapıcıların “bekle-gör” yaklaşımını güçlendiriyor.
Belirsizliklerin yoğun olduğu dönemlerde merkez bankaları ani yön değişikliği yerine daha fazla veri görmeyi tercih eder.
FED KARARLARI TÜRKİYE’Yİ NASIL ETKİLER?
Fed’in duruşu yalnızca ABD’yi değil, dış finansmana bağımlı ekonomileri de doğrudan etkiliyor. Türkiye’de para politikasında belirleyici unsurlar enflasyon görünümü, kur geçişkenliği ve finansal istikrar olsa da küresel finansal koşullar hareket alanını daraltabiliyor.
2013’te Fed’in varlık alımlarını azaltma sinyali (Taper Tantrum) gelişmekte olan ülkelerden sert sermaye çıkışına yol açmıştı. 2018’deki sıkılaşma süreci de kırılgan ekonomiler üzerinde baskı oluşturdu.
Buna karşılık 2019’daki Fed faiz indirimleri, küresel likiditeyi artırarak gelişmekte olan ülkelerin rahatlamasını sağlamıştı. Fed gevşerken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın alanı genişliyor; Fed sıkı dururken ise manevra alanı daralıyor.
SONUÇ: FED’İN TEMKİNLİLİĞİ STRATEJİK
Fed’in faiz indirimi konusunda yavaş hareket etmesi bir “inat” değil, enflasyon risklerini ve küresel belirsizlikleri gözeten stratejik bir tercih olarak değerlendiriliyor. Küresel finansal dengelerin yönü, önümüzdeki dönemde Türkiye dahil pek çok ülkenin para politikasını dolaylı biçimde etkilemeye devam edecek.
