AB’den COP31 öncesi yeni iklim finansmanı taahhüdüne ret
Avrupa Birliği’nin iklimden sorumlu yetkilisi Wopke Hoekstra, emisyon azaltımında ilerleme sağlanamaması nedeniyle COP31’de yeni iklim finansmanı taahhütlerine sıcak bakmadıklarını açıkladı. AB, 2025’te bu alandaki harcamalarını 33 milyar avroya çıkardı.

Hoekstra, iklimle mücadelede yalnızca yeni finansman turlarına odaklanmanın yeterli olmayacağını belirtti. Diğer ülkelerin de sera gazı emisyonlarını azaltmak için daha güçlü adımlar atması gerektiğini ifade etti. AB yetkilileri, mevcut mali katkıların diğer ülkeler tarafından yeterince desteklenmediğini düşünüyor.
AB iklim finansmanında 33 milyar avroya ulaştı
Avrupa Komisyonu verilerine göre AB, uluslararası iklim finansmanı harcamalarını 2025’te önceki yıla kıyasla 5 milyar avro artırarak 33 milyar avroya yükseltti. Birlik, küresel ölçekte iklim finansmanına en fazla kaynak sağlayan aktör konumunda bulunuyor.
Hoekstra, AB’nin başlıca finansman sağlayıcısı olduğu mevcut koşullarda yeni kaynak taahhütlerinin gündeme alınmasının mümkün görünmediğini söyledi. Bu yaklaşım, özellikle Çin, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin iklim finansmanındaki sorumluluğun erken sanayileşen ülkelerle sınırlı kalması gerektiği yönündeki görüşleriyle bağlantılı bulunuyor.
COP31’de emisyon azaltımı ve finansman tartışılacak
Yaklaşık 200 ülkenin 9 Kasım’da Antalya’da bir araya gelmesiyle başlayacak COP31 kapsamında, iklim değişikliğiyle mücadele ve uluslararası finansman konuları ele alınacak. Gelişmiş ülkeler daha hızlı emisyon azaltımı isterken gelişmekte olan ülkeler, temiz enerjiye geçiş ve aşırı hava olaylarına karşı korunma için mali destek talep ediyor.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın değerlendirmesine göre, küresel ısınmayı sanayi öncesi döneme kıyasla 1,5 dereceyle sınırlama hedefinin aşılması artık büyük ölçüde kaçınılmaz görünüyor. Bu hedefe en düşük düzeyde aşım senaryosuyla yaklaşabilmek için emisyonların bu on yılda yüzde 18 azaltılması gerekiyor. Mevcut ulusal iklim planlarının tamamının uygulanması halinde bile 2035’e kadar öngörülen düşüş yüzde 6’da kalıyor.
COP31’de elektrik tüketimi için yüzde 35 hedefi
Zirvenin ev sahibi Türkiye, nihai enerji tüketiminde elektriğin payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılması konusunda küresel bir taahhüt oluşturulmasını hedefliyor. Görüşmelerde emisyonların azaltılması için yürütülen çalışmaların sürdürülmesi de gündemde olacak. Geçen yıl zirveye ev sahipliği yapan Brezilya’nın ise fosil yakıtlardan uzaklaşma ve ormansızlaşmayı sınırlandırma planlarını sunması bekleniyor.
COP29’da gelişmiş ülkeler, kamu kaynaklarından sağlanan iklim finansmanını 2035’e kadar yıllık 300 milyar dolara çıkarma konusunda anlaşmıştı. Geçen yıl da uyum finansmanının aynı tarihe kadar üç katına çıkarılması kararlaştırılmıştı. ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin COP sürecine katılmaması, finansman yükünün Avrupa ülkelerinde daha fazla yoğunlaşması ihtimalini artırıyor.
AB ile Çin arasında iklim politikası gerilimi sürüyor
Hoekstra, Pekin yönetimiyle ilişkilerin COP31’de de zorlu geçebileceğini belirtti. İki taraf iklim değişikliğinin ciddiyeti ve elektrifikasyon konusunda genel olarak benzer görüşler paylaşsa da Çin’in temiz teknoloji üretimi ve kömürle çalışan santrallere yönelik yatırımları anlaşmazlık konusu olmaya devam ediyor.
Çin ise Avrupa Birliği’nin karbon sınır düzenlemesini eleştiriyor. Daha gevşek iklim kurallarına sahip ülkelerden yapılan belirli ürün ithalatlarına ek maliyet getiren uygulama, taraflar arasındaki ticari gerilimin başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.





