ABD Hazinesi’nden bankalara kredi frenini gevşetecek hamle

ABD Hazine Bakanlığı, bankacılık sektörünü doğrudan etkileyecek yeni bir reform sürecinin kapısını araladı. Salı günü yapılan açıklamada, özellikle büyük ölçekli bankaların kredi kapasitesini artırmayı hedefleyen likidite düzenlemelerinde değişiklik planlandığı duyuruldu. Reformun; yapay zeka yatırımları, savunma sanayii üretimi ve yerli tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi için yüz milyarlarca dolarlık yeni finansman alanı oluşturması amaçlanıyor.

Yurtiçi Finans Müsteşarı Jonathan McKernan, Hazine Bakanı Scott Bessent’in hazırladığı politika çerçevesini kamuoyuna sundu. McKernan, 2008 küresel finans krizinin ardından getirilen katı likidite standartlarının artık bankaların temel işlevi olan kredi verme faaliyetini gereğinden fazla sınırlandırdığını savundu.

“Kriz sonrası oluşturulan likidite rejimi, bankaların kredi akışını desteklemek yerine bilançolarını aşırı savunmacı bir yapıya zorladı.”

BÜYÜK BANKALARDA GÜVENLİ VARLIK ORANI YÜKSELDİ

Hazine yetkilileri, büyük bankaların aktiflerinin yaklaşık dörtte birini düşük riskli ve yüksek likit varlıklara ayırdığını belirtiyor. Kriz öncesi dönemde bu oran çok daha düşüktü. Bu tablo; konut kredileri, küçük işletme finansmanı ve stratejik altyapı yatırımları için ayrılabilecek kaynakların daralmasına yol açıyor.

McKernan’a göre mevcut düzenleme seti, karmaşık matematiksel formüllerle tasarlandı ve krizin yarattığı belirsizlik atmosferinde “aşırı düzeltme” refleksiyle şekillendi. Tarihsel olarak likidite gerekliliklerinin daha çok denetim ve gözetim yoluyla yönetildiğini hatırlatan yetkili, güncel sistemin sezgisel ve deneyim temelli bir yaklaşım yerine katı teknik modellerle belirlendiğini ifade etti.

LİKİDİTE KARŞILAMA ORANINDA DEĞİŞİKLİK SİNYALİ

Hazine, likidite karşılama oranı (LCR) kapsamında reform hazırlığında. Planlanan düzenlemeye göre, bankaların Federal Rezerv’in iskonto penceresinde önceden teminatlandırdığı borçlanma kapasitesi daha fazla dikkate alınacak. Ancak bu tanıma belirli bir üst sınır uygulanması gündemde.

“Düzenleyiciler tamponların kullanılabilir olmasını istiyor ancak piyasa ve denetim pratiği bu tamponları dokunulmaz bir asgari seviye haline getirdi.”

Bu durum, likidite krizlerinde sistemin esneklik kazanması yerine baskının artmasına neden oluyor. Bankalar, stres dönemlerinde mevcut tamponları kullanmaktan kaçınabiliyor. Hazine yetkilileri, bu yaklaşımın finansal şokları hafifletmek yerine büyütebildiğini değerlendiriyor.

İSKONTO PENCERESİNE BAKIŞ AÇISI DEĞİŞİYOR

Mevcut sistemde bankaların merkez bankasının iskonto penceresine başvurmadan önce düzenleyici tamponlarını eritmesi bekleniyor. McKernan, bunun “damgalayıcı” bir etki yarattığını belirterek, son kredi mercii işlevinin merkez bankalarının temel görevi olduğunu vurguladı.

“Şiddetli stres anlarında merkez bankası kaynaklarının kullanılması bir başarısızlık değil, sistemin tasarım amacıdır.”

2023’te yaşanan bankacılık çalkantıları bu tartışmayı yeniden gündeme taşımıştı. Silicon Valley Bank, Signature Bank ve First Republic Bank gibi kuruluşlar bilançolarında yüksek miktarda Hazine tahvili ve ipoteğe dayalı menkul kıymet bulunduruyordu. Ancak söz konusu varlıkların önemli kısmı önceden teminatlandırılmadığı ve iskonto penceresi erişimi test edilmediği için likidite avantajı pratikte kullanılamadı.

Hazine, tanınacak borçlanma kapasitesine getirilecek üst sınırın, bankaların geçmiş dönemde gösterdiği iskonto penceresi kullanım performansına göre belirlenmesini de değerlendiriyor. Böylece hem genel bir tavan uygulanacak hem de bankaya özgü dinamikler dikkate alınacak.

MEVDUAT SİGORTASI VE AML DÜZENLEMESİ GÜNDEMDE

Yönetim, faizsiz işlem hesapları için genişletilmiş mevduat sigortası uygulamasını desteklemeyi sürdürüyor. Ayrıca Mali Suçlar Uygulama Ağı (FinCEN) ile bankacılık düzenleyicilerinin, kara para aklamayla mücadele çerçevesini daha sonuç odaklı hale getirecek yeni bir kural taslağı hazırladığı belirtildi.

Hazine’nin bir diğer başlığı ise bankacılık faaliyet alanlarının yeniden değerlendirilmesi. Yeni teknolojilerin – özellikle yapay zeka tabanlı finansal altyapı çözümlerinin – sorumlu ve kontrollü şekilde sisteme entegre edilmesi hedefleniyor.

Uzmanlara göre planlanan değişiklikler hayata geçerse, ABD bankacılık sektöründe kredi genişlemesi hızlanabilir ve reel ekonomi yatırımları için daha geniş bir finansman zemini oluşabilir. Ancak reformların, finansal istikrar ile kredi büyümesi arasında hassas bir denge gözetmesi gerekecek.