ABD-İran savaşı 100. gününde: Barış anlaşması hâlâ çıkmazda

ABD ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın üzerinden 100 gün geçerken, taraflar ne zaman kalıcı bir anlaşmaya varacakları konusunda ilerleme sağlayamazken, nerede Körfez ve Orta Doğu hattında süren saldırılar, neden barış görüşmelerinin tıkandığını bir kez daha ortaya koyuyor. Ateşkes girişimlerine rağmen karşılıklı saldırılar sürerken, Hürmüz Boğazı ve dondurulmuş İran varlıkları üzerindeki anlaşmazlıklar müzakerelerin önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor.

Ateşkes kırılganlığını koruyor

Nisan ayında devreye giren ateşkes sonrasında gerilim bir süre düşse de son günlerde yaşanan saldırılar taraflar arasındaki tansiyonu yeniden yükseltti. Washington ve Tahran arasındaki görüşmeler, İran’ın dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlıklarının kullanımı ve bölgesel güvenlik konularında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle çıkmaza girmiş durumda.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı çevresinde uluslararası deniz trafiğini tehdit ettiği belirtilen iki İran İHA’sının düşürüldüğünü açıkladı. Bölge, küresel enerji sevkiyatının en kritik geçiş noktalarından biri olmaya devam ediyor.

Son bir haftada yaşanan gelişmeler, savaş sonrası dönemin en ciddi gerilimlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Körfez’de saldırılar sürüyor

ABD kaynaklarına göre Bahreyn ve Kuveyt’i hedef alan toplam 6 balistik füze etkisiz hale getirilirken, bir füze ise hedefine ulaşamadı. Aynı süreçte Hürmüz yönüne ilerleyen 4 insansız hava aracının da düşürüldüğü bildirildi.

Washington yönetimi ayrıca İran’ın Goruk ve Keşm Adası’ndaki bazı kıyı gözetleme radar sistemlerini vurduğunu duyurdu. Savaşın başlamasından bu yana Körfez ülkelerindeki petrol tesisleri, sanayi bölgeleri ve askeri üsler çok sayıda saldırının hedefi oldu.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Kuveyt’te kritik altyapılarda hasar meydana gelirken, bölgesel güvenlik riskleri yüksek seviyede kalmayı sürdürüyor.

İran varlıkları anlaşmazlığın merkezinde

Washington yönetimi, ABD’de dondurulmuş İran varlıklarının bir bölümünün Körfez ülkelerindeki yeniden yapılanma çalışmalarında kullanılmasını değerlendiriyor. Tahran ise söz konusu kaynakların serbest bırakılmasını ve doğrudan İran’a aktarılmasını talep ediyor.

Dondurulmuş milyarlarca dolarlık İran varlıklarının geleceği, müzakerelerdeki en kritik başlıklardan biri haline geldi.

Bu anlaşmazlık yalnızca ateşkesin geleceğini değil, aynı zamanda Hürmüz Boğazı’nın tam olarak yeniden açılması ve nükleer program konusundaki olası görüşmeleri de etkiliyor.

Pakistan arabuluculuk çabalarını artırdı

Bölgesel diplomasi trafiğinde Pakistan öne çıkıyor. Pakistan İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi’nin Tahran’da İranlı yetkililerle görüşerek üst düzey mesajlar ilettiği bildirildi.

İslamabad yönetimi, hem bölgesel güvenliğin sağlanması hem de ekonomik istikrarın korunması amacıyla taraflar arasında yeni bir diplomatik kanal oluşturmayı hedefliyor.

Uzmanlar, Pakistan’ın girişimlerinin kısa vadede ateşkesin korunmasına katkı sağlayabileceğini ancak kapsamlı bir anlaşma için tarafların temel konularda uzlaşması gerektiğini belirtiyor.

Trump: İran’ın kapasitesi önemli ölçüde azaldı

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın askeri kapasitesinin savaşın başlangıcına göre ciddi ölçüde zayıfladığını savundu. Trump, İran’ın füze ve İHA stoklarının büyük bölümünü kaybettiğini ancak halen operasyonel kapasiteye sahip olduğunu söyledi.

Trump ayrıca İran’ın nükleer silah geliştirme kapasitesinin önemli ölçüde sınırlandığını öne sürerken, Washington yönetiminin bölgedeki askeri ve diplomatik baskıyı sürdürme kararlılığını yineledi.

Lübnan hattında gerilim devam ediyor

İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar da bölgedeki tansiyonu artıran unsurlar arasında yer alıyor. İsrail ordusu, Lübnan’dan fırlatılan iki roketin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Hizbullah’ın son dönemde ateşkes girişimlerine mesafeli yaklaşması, ABD ile İran arasındaki müzakereleri de dolaylı olarak etkiliyor. İran tarafı, kapsamlı bir anlaşma öncesinde Lübnan cephesinde de kalıcı ateşkes sağlanmasını talep ediyor.

Petrol fiyatları yüksek seyrini koruyor

Savaşın başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı’ndaki riskler küresel enerji piyasalarının en önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Petrol arzına yönelik endişeler nedeniyle fiyatlar savaş öncesi seviyelerin belirgin şekilde üzerinde kalıyor.

Batı Teksas türü ham petrol (WTI) haftayı varil başına 90 doların üzerinde tamamlarken, Brent petrolün fiyatı 93 dolar civarında işlem gördü. Şubat ayındaki savaş öncesi seviyelerle karşılaştırıldığında enerji maliyetlerinde önemli bir yükseliş dikkat çekiyor.

Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi, küresel enflasyon baskılarını artırırken merkez bankalarının faiz politikaları üzerinde de etkili olmaya devam ediyor.

Uzmanlar, ABD-İran hattında kalıcı bir anlaşma sağlanamaması halinde enerji piyasalarındaki oynaklığın sürebileceği ve küresel büyüme görünümünün baskı altında kalabileceği görüşünde birleşiyor.