Avrupa enerji rotasını değiştiriyor: Rusya’nın yerini ABD aldı

Avrupa Birliği’nin 2027 itibarıyla Rusya’dan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalatını yasaklama kararı, küresel enerji haritasını kökten değiştiriyor. Bu adım yalnızca Moskova’nın Avrupa üzerindeki etkisini zayıflatmakla kalmayacak, aynı zamanda Atlantik merkezli yeni bir enerji düzenini de şekillendirecek.

ABD’nin 2027’ye kadar LNG ihracat kapasitesini %40’tan fazla artırması, Washington’u küresel gaz piyasalarının yeni ağırlık merkezi haline getiriyor. Analistlere göre, Avrupa’nın boşalan arz açığını dolduracak iki ülke net şekilde öne çıkıyor: ABD ve Katar.

ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre, ülkenin LNG ihracat kapasitesi 2025’te 115 milyon tona ulaşacak; 2027’ye kadar ise 50 milyon tonluk ek kapasite devreye alınacak. Bu artış, ABD’yi sadece dünyanın en büyük LNG ihracatçısı yapmayacak, aynı zamanda Avrupa’nın enerji güvenliğinde belirleyici oyuncu konumuna taşıyacak.

AVRUPA’NIN GÜCÜ YENİDEN TANIMLANIYOR

Rabobank Enerji Stratejisti Florence Schmit, “2027 yılı, ABD’nin enerji ihracatı tarihinde bir dönüm noktası olacak. Yeni LNG projeleri, Avrupa’nın Rus gazına bağımlılığını tamamen sonlandıracak” değerlendirmesini yapıyor.

Küresel LNG kapasitesinin 2027’ye kadar yıllık 161 milyon ton artacağı öngörülüyor. Bu artışın yarısından fazlası ABD ve Katar kaynaklı olacak. Katar, Kuzey Sahası’ndaki genişleme projeleriyle 31 milyon tonluk yeni kapasite yaratmaya hazırlanıyor.

Avrupa’nın Rus LNG’sine olan bağımlılığının azalması, kısa vadede arz endişeleri yaratabilir; ancak uzun vadede fiyat istikrarı ve tedarik çeşitliliği açısından avantaj sağlayacak. Energy Aspects’e göre ABD, halihazırda Avrupa’nın LNG talebinin %50’sinden fazlasını karşılıyor; bu oranın 2027’ye kadar %70’e çıkması bekleniyor.

TÜRKİYE 70 MİLYAR METREKÜP İÇİN ANLAŞTI

Türkiye de bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri oldu. Geçen ay imzalanan anlaşmayla BOTAŞ, ABD merkezli Mercuria ve Woodside Energy şirketleriyle 20 yıl boyunca toplam 70 milyar metreküplük LNG tedariki konusunda mutabakat sağladı.

Enverus Analisti Andrew Dittmar, Asya ve Avrupa’daki enerji devlerinin artık ABD LNG sahalarına doğrudan yatırım yaptığını, bu sayede arz zincirinde kalıcı rol üstlendiklerini belirtiyor. ABD’nin Asya’ya LNG sevkiyatı Ekim ayında 3,6 milyon tonla rekor seviyelere yaklaşırken, Tayvan, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerin karbon nötr hedefleri bu trende ivme kazandırıyor.

KÜRESEL GAZ PİYASASINDA YENİ DÖNEM

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Gas 2025 raporu, 2030’a kadar 300 milyar metreküplük yeni LNG kapasitesinin devreye alınacağını öngörüyor. Bu da küresel arzda yıllık 250 milyar metreküplük net artış anlamına geliyor.

IEA Enerji Piyasaları Direktörü Keisuke Sadamori’ye göre, “Bu yeni arz dalgası, yıllardır sıkışık ve oynak seyreden küresel gaz piyasalarına nefes aldıracak.” Ancak ajans, düşük fiyatların yatırım iştahını azaltması halinde 2030 sonrası arz daralması riski oluşabileceğine de dikkat çekiyor.

Rapora göre 2024–2030 arasında küresel gaz talebi yılda ortalama %1,5 artacak ve toplam artış 380 milyar metreküpe ulaşacak. Bu büyümenin yarısı Asya-Pasifik’ten, üçte biri ise Ortadoğu’dan gelecek.

FİYATLAR GERİLEYEBİLİR, TALEP ARTABİLİR

IEA verileri, arz artışı sayesinde LNG fiyatlarında önümüzdeki yıllarda kademeli bir düşüş trendi yaşanabileceğini gösteriyor. Enerji analistleri, Avrupa ve Asya’nın yüksek talebi ile Amerikan ihracat kapasitesinin artışının küresel enerji denkleminde yeni bir dönemi başlatacağı görüşünde.

Bu tablo, sadece jeopolitik etkileri değil, sanayi ve teknoloji yatırımlarını da yeniden konumlandıracak. Yapay zekâ veri merkezlerinden ağır sanayiye kadar birçok sektör, ABD LNG’sine dayalı enerji arzına geçiş yapmaya başladı bile.

Avrupa’nın Rus gazına veda ettiği bu süreç, ABD ve Katar’ı küresel enerji sahnesinin başrolüne taşıyor. Atlantik merkezli yeni enerji düzeni, sadece ticaret akışlarını değil, güç dengelerini de kalıcı biçimde değiştirecek.