Cevdet Yılmaz: İslam ülkeleri ticarette daha güçlü iş birliği kurmalı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İslam Ticaret ve Kalkınma Odası Yönetim Kurulu Gala Yemeği’nde yaptığı konuşmada, İslam ülkelerinin küresel ekonomiden aldığı payın artırılması için üretim, yatırım, lojistik ve ticarette daha güçlü ortaklıkların kurulması gerektiğini söyledi. Yılmaz, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyeleri arasındaki ticaretin hedeflenen yüzde 25 seviyesine henüz ulaşamadığını belirterek, mevcut hedefin dahi daha yukarı taşınması gerektiğini ifade etti.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Kabul Salonu’nda düzenlenen gala yemeğine, 20 İslam ülkesinden oda temsilcileri katıldı. Programa TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile İslam Ticaret ve Kalkınma Odası ve Suudi Arabistan Odalar Federasyonu Başkanı Abdullah Salih Kamil de iştirak etti.
Yılmaz, küresel ekonominin jeopolitik gerilimler, korumacılık politikaları, tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma, dijitalleşme, finansmana erişim sorunları ve yeşil dönüşüm gibi çok yönlü gelişmelerin etkisi altında yeni bir döneme girdiğini belirterek, bu süreçte İslam ülkeleri arasındaki ekonomik iş birliğinin stratejik önem kazandığını söyledi.
İslam ülkelerinin ticaret potansiyeli büyüyor
İslam İşbirliği Teşkilatı’nın 57 üye ülkeye sahip olduğunu hatırlatan Yılmaz, bu ülkelerin dünya nüfusunun yaklaşık beşte birini oluşturmasına rağmen küresel mal ticaretinden yalnızca yüzde 10 ila yüzde 11 seviyesinde pay alabildiğini ifade etti.
“İslam ülkelerinin dünya ekonomisi ve ticaretinden aldığı payı artırmamız gerekiyor. Bunun yolu ise yalnızca tek tek ülkelerin değil, ortak üretim, yatırım, lojistik, bağlantısallık ve ekonomik entegrasyon alanlarında birlikte hareket etmesinden geçiyor.” diyen Yılmaz, mevcut ekonomik potansiyelin çok daha etkin kullanılabileceğini vurguladı.
Türkiye ile İİT ülkeleri arasındaki ticaret 118 milyar dolara ulaştı
Türkiye’nin son yıllarda ekonomik büyüklüğünü önemli ölçüde artırdığını belirten Yılmaz, 2002 yılında 238 milyar dolar olan Türkiye ekonomisinin, 2025 yılı itibarıyla 1,6 trilyon doların üzerine çıktığını söyledi.
Mal ve hizmet ihracatının geçen yıl 396 milyar dolar seviyesine ulaştığını aktaran Yılmaz, bu yıl hedefin 400 milyar doların üzerine çıkmak olduğunu ifade etti.
Türkiye ile İİT üyesi ülkeler arasındaki ticaret hacminin ise geçen yıl 118 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirten Yılmaz, bu seviyenin önemli olmakla birlikte mevcut potansiyeli tam olarak yansıtmadığını dile getirdi.
2003 yılından bugüne kadar İİT ülkelerinden Türkiye’ye 27,3 milyar dolar doğrudan yatırım geldiğini, Türkiye’den aynı ülkelere ise 15,2 milyar dolar doğrudan yatırım gerçekleştirildiğini kaydeden Yılmaz, karşılıklı yatırımların artırılmasının ticaret ilişkilerini daha sağlam hale getireceğini söyledi.
İSEDAK projeleri ekonomik iş birliğini güçlendiriyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki İSEDAK’ın 40 yılı aşkın süredir İslam ülkeleri arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğini desteklediğini belirten Yılmaz, bugüne kadar ticaret, tarım, ulaştırma, turizm, iletişim, mali iş birliği, dijital dönüşüm ve yoksulluğun azaltılması başlıklarında önemli çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.
Bu kapsamda 155 teknik çalışma grubu toplantısı, 276 saha araştırması, 357 vaka analizi ve 119 kapsamlı bilimsel araştırma raporu hazırlandığını belirten Yılmaz, Proje Destekleme Programı çerçevesinde ise 209 projeye destek sağlandığını söyledi.
İSEDAK Kudüs Programı kapsamında Filistin’de mesleki eğitim, kadın ve genç istihdamı, KOBİ’lerin geliştirilmesi ve turizm alanlarında 38 projenin başarıyla tamamlandığını aktaran Yılmaz, geçen yıl ilan edilen İSEDAK Suriye Programı’nın da bu yıl uygulamaya alınacağını bildirdi.
İİT içi ticaret hedefi yüzde 25’in üzerine çıkmalı
Yılmaz, İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri arasında belirlenen yüzde 25 iç ticaret hedefinin henüz yakalanamadığını belirterek, bu seviyenin dahi yeterli olmadığını söyledi.
“İslam ülkeleri olarak hedeflediğimiz yüzde 25’lik ticaret oranına henüz ulaşamadık. Aslında bu hedef bile düşük. Çok daha yüksek ticaret hacimlerini hedeflememiz gerekiyor.” ifadelerini kullanan Yılmaz, Tercihli Ticaret Sistemi’nin bu süreçte en önemli araçlardan biri olduğunu dile getirdi.
Uzun vadede İslam ülkeleri arasında daha kapsamlı bir serbest ticaret alanı oluşturulmasının ortak refah açısından büyük önem taşıdığını belirten Yılmaz, ticari anlaşmazlıkların çözümünde İslam İşbirliği Teşkilatı Tahkim Merkezi’nin daha etkin kullanılmasının da iş dünyasına güven sağlayacağını ifade etti.
Yakın coğrafyalarla ekonomik bağlar önem kazanıyor
Küresel ekonomide yeni dönemin yalnızca düşük maliyetli üretimi değil, dayanıklı ve güvenli ekonomik ağları ön plana çıkardığını söyleyen Yılmaz, dost ülkeler ve yakın coğrafyalar arasındaki ekonomik ilişkilerin giderek daha kritik hale geldiğini belirtti.
“Yükselen riskler karşısında yakın coğrafyalarla, dost ülkelerle ve stratejik ortaklarla ekonomik bağlantılar daha fazla önem kazanıyor. Bu dönüşüm sürecini doğru değerlendirerek iş birliklerimizi güçlendirmeli ve ortaya çıkan fırsatları lehimize çevirmeliyiz.” dedi.
Bu kapsamda Türkiye’nin yeni Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi Belgesi’ni hazırladığını ifade eden Yılmaz, yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik reformların sürdüğünü ve Güçlü Merkez Türkiye Programı kapsamında yeni adımlar atıldığını kaydetti.
İstanbul Finans Merkezi için yeni teşvikler uygulanıyor
İstanbul Finans Merkezi’nin uluslararası finans alanındaki rolünü güçlendirmeye yönelik yeni teşviklerin devreye alındığını belirten Yılmaz, özellikle katılım finansı ve İslami finans ürünlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların hız kazandığını söyledi.
Program kapsamında TOBB ile Suudi Arabistan Odalar Federasyonu arasında imzalanan İşbirliği Mutabakat Zaptı’nı da değerlendiren Yılmaz, Türkiye ile Suudi Arabistan’ın ekonomik ve siyasi ilişkilerinin son dönemde önemli ivme kazandığını belirterek, iki ülke arasındaki yeni iş birliklerinin bölgesel ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacağını ifade etti.
