Çin ilaç şirketleri ABD’li devlerin radarında: 32 lisans anlaşması yapıldı

Çin ilaç şirketleri, küresel ilaç sektöründeki lisans anlaşmalarında ağırlığını artırıyor. ABD’li üreticiler de yeni tedaviler için Çin merkezli biyoteknoloji şirketlerine yöneliyor.

Bloomberg Intelligence verileri, işbirliklerinin 2026’da hız kesmediğini gösterdi. ABD ve Çin şirketleri temmuz sonuna kadar en az 32 lisans anlaşması yaptı.

Geçen yılın tamamında ise 45 anlaşmayla rekor kırılmıştı. Dolayısıyla 2026’daki anlaşma sayısı mevcut hız korunursa geçen yılı aşabilir.

Batılı ilaç şirketleri, Çin’de geliştirilen tedaviler için en az 38 küresel ileri aşama çalışma yürütüyor.

Çin ilaç sektöründe lisans anlaşmaları hız kazandı

Çin’in ilaç geliştirme kapasitesi son yıllarda uluslararası şirketlerin ilgisini çekti. Özellikle kanser ve obezite tedavileri bu süreçte öne çıktı.

Merck de Çin’den lisanslanan ilaçları geliştiren şirketler arasında bulunuyor. Şirket, Sichuan Kelun-Biotech tarafından geliştirilen bir kanser tedavisi üzerinde çalışıyor.

Söz konusu tedavi için 17 ileri aşama klinik çalışma yürütülüyor. Çalışmalar akciğer ve meme kanseri dahil çeşitli tümör türlerini kapsıyor.

Merck CEO’su Rob Davis, Çin’deki geliştirme süreçlerinin hız ve maliyet avantajına dikkat çekti. Eli Lilly yöneticileri de ülkedeki ilaç inovasyonunu yakından izlediklerini belirtti.

ABD ile Çin arasında 2026’da 32 ilaç anlaşması yapıldı

Bloomberg Intelligence verilerine göre taraflar 2026’nın ilk yedi ayında 32 anlaşmaya ulaştı. Böylece geçen yılki 45 anlaşmalık rekor yeniden gündeme geldi.

Bununla birlikte Çin, yalnızca lisans satılan bir pazar olmaktan çıkıyor. Çinli şirketler bazı ortaklıklarda klinik araştırma süreçlerini de üstleniyor.

Bu durum, Çin’in küresel ilaç geliştirme zincirindeki konumunu genişletiyor. Aynı zamanda ABD’de sektörün geleceğine ilişkin tartışmaları artırıyor.

Washington Çin ile biyoteknoloji anlaşmalarını tartışıyor

ABD’deki bazı siyasetçiler ve sektör temsilcileri işbirliklerine daha sıkı denetim istiyor. Tartışmalar özellikle ulusal güvenlik ve teknolojik rekabet üzerinde yoğunlaşıyor.

Eleştirilere göre Amerikan sermayesinin Çinli biyoteknoloji şirketlerine yönelmesi yerli yatırımları etkileyebilir. Ayrıca ABD’nin gelecekte Çin kaynaklı tedavilere bağımlılığı tartışılıyor.

Bu kapsamda ABD Temsilciler Meclisi’ne haziran ayında yeni bir yasa tasarısı sunuldu. Benzer bir düzenleme ağustos başında Senato gündemine taşındı.

Tasarılar biyoteknoloji yatırımlarının Hazine Bakanlığı tarafından daha kapsamlı incelenmesini öngörüyor. Ancak düzenlemeler henüz Kongre’nin iki kanadında da ilerlemiş değil.

Çin kaynaklı ilaçların küresel payı büyüyor

ABD ilaç sektörü ise anlaşmaların sınırlandırılmasının tedavi geliştirme süreçlerini etkileyebileceğini belirtiyor. Çünkü şirketler yeni ürünlerle ilaç portföylerini genişletmeye çalışıyor.

Bernstein’ın değerlendirmesine göre Çin kaynaklı yenilikçi ilaçların küresel geliştirme hattındaki payı yüzde 40-50’ye ulaşabiliyor.

Ayrıca Çin kaynaklı ilaçlar son beş yıldaki FDA onaylarının yüzde 4’ünü oluşturdu. Önceki beş yıllık dönemde bu oran yüzde 1 seviyesindeydi.

Morgan Stanley ise uzun vadede daha yüksek bir pay öngörüyor. Kurumun tahminine göre oran 2040’a kadar yüzde 35’e çıkabilir.

Çinli şirketlerin 2025’teki küresel ilaç lisans anlaşmalarının potansiyel değeri 130 milyar doları aştı.

Çin biyoteknoloji şirketlerinde finansman geriledi

Lisans gelirleri Çinli biyoteknoloji şirketleri için önemli bir finansman kaynağı haline geldi. Çünkü ülkedeki girişim sermayesi yatırımları önceki zirvelerin altında bulunuyor.

PharmCube verilerine göre biyoteknoloji girişim finansmanı 2021 zirvesinden yüzde 70 geriledi.

Buna karşılık Çinli şirketler 2025’te küresel ilaç lisans anlaşmalarında önemli pay aldı. Locust Walk verileri, değere göre payın yaklaşık yarıya ulaştığını gösterdi.

Böylece ABD’li şirketler yeni tedavilere erişirken Çinli üreticiler de finansman sağlıyor.

Bristol Myers ve Pfizer milyarlarca dolarlık anlaşmalar yaptı

Büyük ilaç şirketlerinin Çin’deki anlaşmaları 2026’da da sürdü. Bristol Myers Squibb, mayıs ayında Jiangsu Hengrui Pharmaceuticals ile işbirliği açıkladı.

Anlaşmanın potansiyel büyüklüğü 15,2 milyar dolara kadar çıkıyor. Ayrıca Çinli şirket dört deneysel ilacın erken aşama çalışmalarında görev alacak.

Yaklaşık iki hafta sonra Pfizer de Innovent Biologics ile anlaşmaya vardı. Kanser ilaçlarına odaklanan anlaşmanın değeri 10,5 milyar dolara ulaşabilecek.

Innovent ayrıca bazı başlangıç aşaması klinik çalışmalarını yürütecek. Böylece ortaklıkların kapsamı klasik lisans anlaşmalarının ötesine taşınıyor.

ABD-Çin ilaç işbirliklerinde düzenleme belirsizliği sürüyor

Washington’daki siyasi baskıya rağmen yeni anlaşmalar devam ediyor. Büyük ilaç şirketleri Çin’deki potansiyel ortaklarla görüşmelerini sürdürüyor.

Bununla birlikte şirketler olası düzenlemelere karşı farklı yapılar üzerinde çalışıyor. Bazı Çin kaynaklı ilaç varlıklarının ülke dışına taşınması seçenekler arasında bulunuyor.

Bu yöntem, gelecekte yeni kısıtlamalar gelmesi ihtimaline karşı değerlendiriliyor. Dolayısıyla ABD-Çin biyoteknoloji ilişkilerinde hem ticari hareketlilik hem düzenleme belirsizliği sürüyor.