Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2026 yurt dışı programı açıklandı

Recep Tayyip Erdoğan, 2026 yılının ilk yurt dışı diplomasi hamlesini Batı Asya hattında gerçekleştiriyor. Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre Erdoğan, 3 Şubat’ta Suudi Arabistan, 4 Şubat’ta ise Mısır temaslarında bulunacak. Ziyaret takvimi, bölgedeki jeopolitik gerilimin arttığı bir döneme denk gelmesi nedeniyle uluslararası çevrelerde dikkatle izleniyor.

Bu temasların, Türkiye’nin kriz bölgelerinde denge kuran ve çok taraflı diplomasi yürüten aktör rolünü pekiştirmesi bekleniyor.

RİYAD DURAĞI: GÜVENLİK, SURİYE VE ENERJİ MASADA

Erdoğan’ın ilk durağı başkent Riyad olacak. Ankara ile Riyad arasında son yıllarda hızlanan normalleşme süreci, ekonomik ortaklıkların ötesine geçerek stratejik boyut kazanmış durumda. Görüşmelerde bölgesel güvenlik mimarisi, enerji arz güvenliği ve savunma alanındaki iş birlikleri öne çıkacak.

Özellikle Suriye sahasındaki son gelişmeler, diplomatik ajandanın merkezinde yer alıyor. Şam yönetimiyle Arap dünyası arasındaki temasların artması, Türkiye açısından yeni bir diplomatik denklem oluşturuyor. Mültecilerin geri dönüşü, siyasi çözüm süreci ve sınır güvenliği başlıklarının kapsamlı biçimde ele alınması bekleniyor.

ABD–İran hattında yükselen tansiyonun bölgeye etkileri de Riyad’daki görüşmelerin en kritik başlıklarından biri olacak.

Ayrıca Türkiye ile Suudi Arabistan arasında savunma sanayii alanında son dönemde ivme kazanan iş birliklerinin genişletilmesi, ortak üretim ve teknoloji paylaşımı konularının da masaya yatırılması öngörülüyor. Bazı diplomatik kulislerde dile getirilen Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan üçgeninde olası güvenlik koordinasyonu ihtimali de gündem maddeleri arasında gösteriliyor.

KAHİRE ZİYARETİ: NORMALLEŞMEDEN STRATEJİK ORTAKLIĞA

Erdoğan’ın ikinci durağı Kahire olacak. Türkiye ile Mısır arasında yıllar süren diplomatik kopukluğun ardından başlayan normalleşme süreci, karşılıklı büyükelçi atamaları ve üst düzey temaslarla yeni bir aşamaya taşındı.

Kahire’deki görüşmelerde Gazze merkezli kriz, Filistin meselesi, Libya dosyası ve Doğu Akdeniz enerji denklemine ilişkin başlıklar öne çıkacak. Bölgedeki enerji koridorları, deniz yetki alanları ve ekonomik iş birlikleri de masadaki konular arasında yer alacak.

Türkiye ile Mısır arasındaki siyasi eşgüdümün artması, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika dengelerinde yeni bir sayfa açabilir.

BÖLGESEL KRİZLER GÖLGESİNDE DİPLOMASİ ATAĞI

Ziyaretlerin zamanlaması, ABD ile İran arasındaki gerilim, Gazze’de süren çatışmalar ve Suriye’de değişen dengeler nedeniyle ayrıca önem taşıyor. Ankara’nın hem Arap dünyasıyla hem de bölgesel aktörlerle aynı anda temas kurması, çok yönlü dış politika stratejisinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Bu diplomasi turu, Türkiye’nin yalnızca ikili ilişkileri güçlendirme hamlesi değil; aynı zamanda krizlerin çözümünde arabulucu ve dengeleyici rol üstlenme çabasının da parçası olarak görülüyor.