Hakan Fidan’dan Antalya’da kritik mesaj: Savaşların kazananı yok, barış için harekete geçilmeli

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Antalya Diplomasi Forumu 2026 açılışında yaptığı konuşmada, küresel sistemin derin bir dönüşümden geçtiğini ve bu süreçte diplomasinin hayati rol üstlendiğini vurguladı. TRT’nin iletişim sponsorluğunu üstlendiği forumun artık farklı coğrafyalardan liderleri bir araya getiren küresel bir marka haline geldiğini ifade eden Fidan, Antalya’nın uluslararası diplomasinin merkezlerinden biri konumuna yükseldiğini söyledi.

KÜRESEL BELİRSİZLİKLER VE YENİ DÜNYA ARAYIŞI

Konuşmasında dünya genelinde artan belirsizliklere dikkat çeken Fidan, uluslararası sistemin yalnızca krizlerle değil, aynı zamanda yapısal dönüşümlerle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Jeopolitik gerilimlerin, ekonomik dalgalanmaların ve çok boyutlu krizlerin artık kalıcı bir karakter kazandığını belirten Fidan, bu yeni dönemin klasik diplomasi anlayışını zorladığını ifade etti.

“KÜRESEL VE BÖLGESEL MESELELER ANTALYA’DA TÜM YÖNLERİYLE ELE ALINACAK”

“Belirsizliklerin yoğunlaştığı bu dönemde küresel ve bölgesel meseleler Antalya’da tüm yönleriyle masaya yatırılacak, çözümler ortak akıl ve hikmetle şekillenecektir.” diyen Fidan, forumun temel amacının yalnızca sorunları tartışmak değil, çözüm üretmek olduğunu vurguladı.

Forumun bu yılki temasının “Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Baş Etmek” olarak belirlendiğini hatırlatan Fidan, bu yaklaşımın mevcut küresel konjonktüre doğrudan yanıt verdiğini söyledi.

KRİZLER ÇAĞI: JEOPOLİTİK GERİLİMLER VE SAVAŞLAR

“Uluslararası sistemdeki krizler artık geçici değil, çağımızın belirleyici gerçeği haline gelmiştir.” ifadelerini kullanan Fidan, son yıllarda yaşanan gelişmelerin bu tespiti doğruladığını belirtti. Gazze’de başlayan ve bölge geneline yayılan çatışmaların yanı sıra İran merkezli savaşın küresel etkilerinin de ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Bakan Fidan, yaşanan bu süreçlerin uluslararası sistemde derin tahribatlara yol açtığını ve bölgede büyük bir istikrarsızlık dalgası oluşturduğunu dile getirdi.

ATEŞKES VE KALICI BARIŞ VURGUSU

“Savaşın kazananı yoktur; bu nedenle ilk görev ateşi söndürmek ve kalıcı barışı tesis etmektir.” diyen Fidan, sağlanan ateşkesin sahada eksiksiz uygulanması gerektiğini belirtti. Barış sürecinin kalıcı hale getirilmesinin tüm tarafların ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti.

Diplomasinin bu noktada devreye girdiğini vurgulayan Fidan, diyaloğun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

DİPLOMASİ: KRİZLERİ YÖNETMENİN ANAHTARI

Fidan, diplomasiyi yalnızca bir araç değil, aynı zamanda krizleri önleyici ve dönüştürücü bir mekanizma olarak tanımladı. Diplomasi sayesinde kopan bağların yeniden kurulabileceğini, düşmanlıkların kalıcı olmaktan çıkarılabileceğini belirtti.

Bu yaklaşımın temelinde Türkiye’nin aktif ve çok yönlü dış politika anlayışının bulunduğunu ifade eden Fidan, ülkenin arabuluculuk kapasitesine dikkat çekti.

KÜRESEL SİSTEMDE REFORM İHTİYACI

Uluslararası sistemin mevcut yapısıyla sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Fidan, daha adil, şeffaf ve kapsayıcı bir küresel yönetişim modeline ihtiyaç olduğunu söyledi. Temsil sorunu yaşayan mevcut yapıların kriz çözme kapasitesinin sınırlı kaldığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Daha adil bir dünya mümkün” vizyonuna atıfta bulunan Fidan, bu çağrının bugün daha geniş kesimler tarafından benimsendiğini belirtti.

BÖLGESEL KRİZLER VE TÜRKİYE’NİN ROLÜ

Kuzeyde devam eden Rusya-Ukrayna savaşından, güneyde Orta Doğu’daki gerilimlere kadar geniş bir kriz coğrafyasına dikkat çeken Fidan, Türkiye’nin bu süreçte aktif rol oynadığını ifade etti. İsrail’in saldırılarının bölge genelinde istikrarsızlığı artırdığını ve küresel güvenliği tehdit ettiğini söyledi.

Afrika Boynuzu’ndaki gelişmeler ve Sudan’daki iç çatışmaların da dikkatle takip edildiğini belirten Fidan, bu bölgelerin yüksek potansiyeline rağmen ciddi riskler barındırdığını ifade etti.

TÜRKİYE’NİN ARABULUCULUK GÜCÜ

Türkiye’nin sahadaki tüm taraflarla aynı anda iletişim kurabilen nadir ülkelerden biri olduğuna dikkat çeken Fidan, bu durumun ülkenin diplomatik gücünü ortaya koyduğunu söyledi. Türkiye’nin yalnızca teknik arabuluculuk değil, insani ve vicdani sorumlulukla hareket ettiğini ifade etti.

Bakan Fidan, Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrar için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sorumluluk almaya devam edeceğini sözlerine ekledi.