ECB’den yeni faiz artışı sinyali: Simkus o aya dikkat çekti

Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi Üyesi Gediminas Simkus, artan enflasyon baskıları nedeniyle yeni faiz artışlarının gündeme gelebileceğini belirtti. Simkus, ekim ayında faiz artırımı ihtimalini dışlamadı.

Litvanya Merkez Bankası Başkanı Gediminas Simkus, Bangkok’ta düzenlenen Uluslararası Para Fonu (IMF) toplantıları kapsamında para politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Simkus, eylül ayından bu yana açıklanan ekonomik göstergelerin para politikasında ilave sıkılaştırma ihtiyacına işaret ettiğini söyledi.

ECB faiz kararında ekim ve aralık toplantıları öne çıktı

Eylül ayı enflasyonunun tahminleri aşması, enerji maliyetlerinin beklentilerden yüksek seyretmesi ve iş gücü piyasasının güçlü kalması, ECB’nin değerlendirdiği başlıca gelişmeler arasında yer aldı.

Simkus, faiz konusunda daha kapsamlı verilerin aralık toplantısında değerlendirilebileceğini ancak ekim ayında da karar alınabileceğini ifade etti.

ECB, Orta Doğu’daki savaşın yol açtığı enerji fiyatı şokuna karşı bu yıl 2 kez faiz artırmıştı.

Belçika Merkez Bankası Başkanı Pierre Wunsch da yeni bir faiz artışının muhtemel olduğunu belirterek ekonomik görünümdeki belirsizliklere dikkat çekti.

Enerji fiyatlarında kalıcı artış riski

Simkus, petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükselişin henüz belirgin ikinci tur enflasyon etkileri oluşturmadığını söyledi. Ancak yüksek enerji maliyetlerinin uzun süre devam etmesinin fiyat artışlarının diğer sektörlere yayılma riskini artıracağını vurguladı.

ECB Başkanı Christine Lagarde da daha önce enerji maliyetlerindeki yükselişin ikincil etkilerinin henüz görülmediğini açıklamıştı.

Fransa tahvil faizlerindeki yükselişe değerlendirme

Euro Bölgesi’nde kamu tahvili getirilerinin artmasına da değinen Simkus, özellikle Fransa tahvillerindeki satışların ekonomik ve mali gelişmelerle bağlantılı olduğunu belirtti.

Fransa’nın borçluluk düzeyi, siyasi belirsizlikler ve bütçe göstergelerinin piyasa fiyatlamalarında etkili olduğunu ifade eden Simkus, ülkeler arasındaki borçlanma maliyeti farklılıklarının tek başına piyasa parçalanması anlamına gelmediğini söyledi.

Simkus, ECB’nin henüz kullanılmamış kriz araçlarından Aktarım Koruma Aracı’nın (TPI) mevcut koşullarda devreye alınmasına ihtiyaç görmediğini bildirdi.

ECB’nin yüzde 1’lik zorunlu karşılık oranı gündemde

Simkus, bankaların belirli yükümlülükleri üzerinden hesaplanan zorunlu karşılık oranına ilişkin tartışmaları da değerlendirdi.

ECB bünyesinde uygulanan zorunlu karşılık oranı halen yüzde 1 seviyesinde bulunuyor. Bankaların ağırlıklı olarak müşteri mevduatlarından oluşan bu yükümlülükleri için merkez bankasında tuttukları karşılıklara faiz ödenmiyor.

Oranın yükseltilmesi, merkez bankalarının bankalara yaptığı faiz ödemelerini azaltarak parasal genişleme döneminden kaynaklanan zararların karşılanmasına katkı sağlayabilecek.

Simkus, zorunlu karşılıkların kısa vadeli ekonomik gelişmelere göre değiştirilmemesi gerektiğini belirtti. Bununla birlikte mevcut oranın kalıcı olmadığını ve konunun tartışılabileceğini ifade etti.